Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, savunma sanayisi projelerine ilişkin değerlendirmede bulundu
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Çelik Kubbe"nin bir sistemler sistemi olduğunu belirterek, "Tehditlere karşı Türkiye'nin güçlü unsurları var. Teslim edilen, envantere alınan hava savunma sistemlerimizin tamamı aktif." dedi.
Ankara
Kacır, bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Savaşlarda en çok konuşulan unsurlardan birinin kamikaze insansız hava araçları olduğuna işaret eden Kacır, bunların çok hızlı üretilebilen, çok adetli kullanılabilen, sürü halinde görev yapan otonom sistemler olduğunu söyledi.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Kacır, ülkelerin birbirlerine uzaktan saldırı düzenleyebildikleri savaşlar yaşandığına dikkati çekerek, "Türkiye insansız sistemler konusunda şu an dünyada en ileri tecrübeye sahip ülke. Çünkü insansız havacılığa Türkiye terörle mücadelede öncelik verdi. Baykar gibi, TUSAŞ ve ASELSAN gibi şirketlerimiz şimdi artık farklı ürünler de geliştiriyor. Farklı roller üstlenen girişimler adım adım Türkiye'yi bu alanda dünya liderliğine taşıdı. Bugün dünyada insansız hava aracı pazarının, askeri insansız hava aracı pazarının yüzde 65'i Türkiye'nin elinde. Bunun da çok büyük bir kısmı Baykar'ın geliştirdiği, ürettiği insansız hava araçları." diye konuştu.
Türkiye'nin ürün geliştirme hızının çok yüksek olduğunu vurgulayan Kacır, Türk savunma sanayisinden birkaç haftada bir yeni özgün ürün doğduğunu ifade etti.
Kacır, Türkiye'nin insansız hava araçlarında inovasyon hızına değinerek, "Önümüzdeki dönemde hem insansız sistemlerde hem füze sistemlerinde hem radar sistemlerinde mevcut kabiliyetlerimizi derinleştirmeyi ama bir yandan da özellikle seri üretimi daha ileri seviyeye taşımayı amaçlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
"Teslim edilen, envantere alınan hava savunma sistemlerimizin tamamı aktif"
Kacır, "Çelik Kubbe"nin bir sistemler sistemi olduğuna dikkati çekerek, "Tehditlere karşı Türkiye'nin güçlü unsurları var. Teslim edilen, envantere alınan hava savunma sistemlerimizin tamamı aktif. Biz sayıyı artırmak istiyoruz. Türkiye büyük bir coğrafya. Dolayısıyla çok daha hızlı şekilde üretim ve teslimatları silahlı kuvvetlerimize tamamlayacağız. Bütün bu sistemlerin envanterimizdeki hacmi, ölçeği, sayısı inşallah çok ileri bir seviyeye gelmiş olacak." dedi.
Bu alanlarda 3-5 ülkenin kabiliyetinin konuşulduğuna işaret eden Kacır, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye bunu başarabildi, gerçekleştirdi dediğimiz işlerin önemli bir kısmı dünyada ancak 3-5 ülkenin, en fazla 10 ülkenin yapabildiği işlerdir. Türkiye'nin buradaki özgün yolculuğu şu, pek çok ülke bu sistemleri, bu platformlara benzer platformları çoğunlukla ortaklaşa geliştiriyor. Arzu ederiz ki müttefiklerimizle biz bunları daha güçlü şekilde yapabilelim ama hakikat ne diye sorarsanız, Türkiye bütün bu imkan ve kabiliyetleri büyük ölçüde tümüyle çekirdek teknolojilerinden itibaren kendi geliştirerek, üreterek bu noktalara geldi. Hatta gizli, açık engellemelerle, ambargolarla baş ederek, onların üstesinden gelerek Türkiye bu başarı hikayesini ortaya çıkardı."
"Türkiye operasyonel tecrübe anlamında da dünyanın en başarılı öncü ülkesi haline geldi"
Kacır, Türkiye'nin hikayesinin hem daha zorlu hem de çok özgün bir yolculuk olduğuna işaret ederek, "Bugün Türkiye en yenilikçi teknolojilerde, paradigma değiştiren teknolojilerde liderlik elde eden bir ülke haline geldi. Dron teknolojisinde, insansız sistemlerde, insansız hava aracı sistemlerinde, elektronik harp sistemlerinde ülkemiz özellikle operasyonel tecrübe anlamında da dünyanın en başarılı öncü ülkesi haline geldi." diye konuştu.
ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE'nin, Türkiye'nin özellikle stratejik unsurlar olarak tarif edilebilecek füzelerinin geliştirilmesi ve üretilmesi konusunda çok ileri düzeyde kabiliyet geliştirdiklerini vurgulayan Kacır, 20 yıla yakın zamandır Türkiye'nin milli füze projeleri geliştiren, üreten bir ülke olduğunu ve neticelerini de almaya başladıklarını bildirdi.
Kacır, saldırıyı yapan tarafın ne kadar fazla ve çeşitte unsuru harekete geçirebilirse hava savunma sistemlerini o kadar yorma ve etkisiz hale getirme fırsatı elde ettiğini belirterek, şu bilgiyi verdi:
"Savunma olmazsa olmaz ama taarruz kabiliyetinin mutlaka bulunması lazım. Türkiye olarak balistik füzeler konusunda milli ürünlerimiz var. En ileri ürünümüz şu anda Tayfun hipersonik balistik füzemiz. Türkiye'nin 2 bin kilometre menzilli bir füze programı var. Burada da ileri bir düzeye geldik. Tayfun'un halihazırda seri üretimi yapılıyor. Bunun yanında seyir füzeleri farklı bir unsur olarak harp sahasında çok önemli. Çünkü yere ya da denize daha yakın hareket eden ve dolanarak hedefe yönelen füzeler, seyir füzeleri."
"Hava-hava füzelerinde 100 kilometreye yaklaştık ama daha ileriye çok hızlı geleceğiz"
Söz konusu füzelerin hava savunma sistemlerine karşı etki gücünün de farklı senaryolarda daha yüksek olabildiğini belirten Kacır, bunlarda da "milli kabiliyet" geliştirmenin önemini anlattı.
Kacır, hava unsurlarının hem kendilerini koruyabilmek hem de diğer hava unsurlarını "elimine" edebilmek için hava-hava füzelerinin kullanmasının çok değerli olduğunu ifade ederek, "Uçaklarda kullanacağınız radar sistemleri önemli ama bunun yanında hava-hava füzeleri de geliştirmiş olmanız lazım. Onu da yaptık. Malumunuz burada ASELSAN'ın MURAD AESA radarı menzili çok ileri düzeyde olan ve çok hassas çalışabilen bir radar sistemi. MURAD radarı şu an etkin olarak kullanılabiliyor." dedi.
TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen Gökdoğan ve Bozdoğan hava-hava füzelerine değinen Kacır, "Türkiye bir silahlı insansız hava aracından hava-hava füzesi kullanabilen ilk ülke oldu. Bayraktar Akıncı, MURAD AESA radarı ve TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen Gökdoğan füzesi Türkiye'yi dünyada bir ilki başarma düzeyine taşıdı. Şimdi hava-hava füzelerinde 100 kilometreye yaklaştık ama daha ileriye çok hızlı geleceğiz." diye konuştu.
Kacır, bunun yanında Türk sanayisinin genel olarak farklı sektörlerde de çok kabiliyetli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Sanayi kabiliyetlerimizin ülkemize getirdiği imkan ve yetkinliği savunma sanayisine taşıyabilmek ve oradaki tecrübeden yararlanabilmek de Türkiye'nin özellikle seri üretim kabiliyetlerinin savunma sanayisinde daha ileri seviyeye taşımasına imkan tanıyor. O anlamda milletimiz müsterih olsun. Türkiye gerçekten güçlü, kuvvetli, kudretli, tecrübeli bir ülke. Sayın Cumhurbaşkanı'mız çok tecrübeli bir lider. Şu anda dünya siyaset sahnesinde de en tecrübeli liderlerin başında geliyor."
"Savunma sanayisi adımlarıyla caydırıcılığımızı en üst seviyeye çıkarıyoruz"
Türkiye'nin barış istediğini vurgulayan Kacır, şu değerlendirmede bulundu:
"Sayın Cumhurbaşkanı'mız sıklıkla ifade ediyor, 'Biz ülkelerden bir ülke, milletlerden bir millet değiliz.' Tarih boyunca bir misyon icra etmiş Türk milleti. Bizim misyonumuz insanlığı adaletle, merhametle buluşturmak. Bunun için güçlü olmamız gerektiğini biliyoruz. Milletimizi korumak için, istiklalimiz için kuvvetli olmalıyız. Biz yurdumuzda, dünyada barış istiyoruz. Biliyoruz ki hiç kimsenin bizim toprağımızda gözü olmaması için caydırıcı kuvvetimizi de en üst düzeye taşımak durumundayız. Allah'ın izniyle kimse Türk milletine zarar vermeye cesaret edemez. Türk milletinin tek bir ferdine, Türkiye'nin tek bir çakıl taşına dahi zarar vermemesi için hem diplomatik alanda yapılması gerekenleri yapıyor hem de bir yandan savunma sanayisi adımlarıyla caydırıcılığımızı en üst seviyeye çıkarıyoruz."
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
