Muhit dergisi mart sayısında "Sadece Mustafa Kutlu" dosyasıyla okurları selamladı
Şair ve yazar İbrahim Tenekeci yönetiminde yayımlanan Muhit dergisi, bu ay çıkan 75. sayısını Türk edebiyatının usta kalemi Mustafa Kutlu'ya armağan etti.
İstanbul
Usta yazarın yeni yaşını "Sadece Mustafa Kutlu" dosyasıyla kutlayan dergi, Kutlu'nun hikayeciliğini, aynı zamanda ressam, senarist, editör ve ansiklopedi yazarı olma yönlerini ele aldı.
Yayın direktörlüğünü Mustafa Akar'ın yaptığı derginin, yazı işleri müdürlüğünü Soner Karakuş, editörlüğünü ise Nahide Nagehan Akyol üstleniyor.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Tenekeci, derginin sunuş yazısında Kutlu'nun 6 Mart 1947'de dünyaya geldiğini belirterek, "Muhit dergisi olarak mart sayımızı Mustafa Kutlu üstadımıza armağan etmeye karar verdik. Ömrü uzun olsun. Edebiyat sadece metinlerden ibaret değildir. Dostluklar, aziz hatıralar, müşterek dertler ve çabalar da edebiyata dahildir. İşte bundan dolayı Kutlu ile çalışmış, mesai yapmış isimlerin de dosyada olmasını istedik." ifadelerini kullandı.
Kutlu'nun bugün genç okurlar tarafından sadece öykücü ve deneme yazarı olarak bilindiğine işaret eden Tenekeci, şu değerlendirmeye yer verdi:
"Oysa Kutlu 'bir gayrete memur olmanın' adıdır. Nerede açık varsa orayı kapatmış, ihtiyaçları tüm gücü ve hüneriyle gidermeye çalışmıştır. Gayesi, muazzam bir gayreti de beraberinde getirmiştir. Böylece onun ismi fedakarlığın hanesine yazılmıştır. İmla Kılavuzu tertip etmiş, bir başına Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi'ni hazırlamış, kitap kapakları yapmış, desenler çizmiş, sinemayla ciddi biçimde ilgilenmiş, kanaat ekonomisi kavramını milletin gündemine taşımış, etkili editörlüğüyle birçok gencin hayatına dokunup adeta yol ustası olmuştur. Üstelik bütün bunları her türlü imkanın kısıtlı olduğu yokluk yıllarında yapmıştır. Mustafa Kutlu üstadımızın dergiciliği neredeyse ayrı bir dosyanın konusudur. Onun yanında yıllarca bulunmuş biri olarak şunu söyleyebilirim: Kutlu, meziyet ve şahsiyeti bir bütün olarak görür. Onda iyi insan olmak, iyi eser vermekten daha önemlidir."
"Mustafa Kutlu, sözü az, öz, yormadan ve yorulmadan söylemenin adıdır"
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Mustafa Kutlu Deyince" başlıklı yazısında, İstanbul Üniversitesi'nde öğrenciyken Kutlu ile tanıştığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:
"Türkçenin arı, duru, sakin, dingin ve tertemiz ikliminde mis gibi nefes almayı en çok Mustafa Kutlu'nun kaleminden öğrendim. Bazen acıyı, bazen özlemi anlattı bize, bazen zaferi, bazen yenilgiyi. Yokuşa akan suları tasvir ederken 'Umutsuzluk yok ha! İyiler ölmez.' dedi. 'Bu böyledir.' derken tevekkül haline hayatının her aşamasında şahitlik ettim. Mana ve mefhumu sadelikle anlatırken en güzel kelimeleri özenle seçtiğini gördüm. Yıllar sonra kendime şöyle bir not düştüm: Dilin sadeliği, mananın derinliğine mani değildir. Bakınız Mustafa Kutlu..."
Kalın, Kutlu'nun aynı zamanda bir sohbet ehli olduğunu dile getirerek, "Sohbet ehli olmanın, sohbet ehli bulmanın, birlikte konuşup birlikte susmanın kıymetini bilenlerin azaldığı bir çağda hesapsız kitapsız yanına gidip, diz çöküp oturabileceğiniz nadir insanlardan. Sofrasında hep bir şeyler vardır onun; karanfiller, kasımpatılar, kekik kokusu, kanarya sesi, yeni bir hikaye, yeni bir kitap, tebessüm, hissediş, şuur, ezanın sesi, ezeliyetin sesi..." görüşlerini paylaştı.
Kutlu'nun hikayeciliğinin ruhta inceliğin dilde rikkate yansımış hali olduğunu vurgulayan Kalın, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Üslubundaki nezaket ve nezahet, edebi bir sıfat olmanın ötesinde yaratılış alemine bakışın bir tezahürüdür. 'Ağaca kuş kondu' demek ile 'Ahlat ağacına bülbül kondu' demek arasındaki farkı bilen, incelmiş ve damıtılmış bir ruhun ifadesidir. Burada mesele, edebi üslup yahut kalemin kıvraklığı değil, varlığa ve varoluşa bakıştaki inceliktir. Mustafa Kutlu, sözü az, öz, yormadan ve yorulmadan söylemenin adıdır aynı zamanda. Belagatin şehvetine kapılmadan mananın ve mefhumun peşinden koşan bir yazar, az, öz ve derin söyleyen bir kalem. Mecazlarını manayla işleyen, mesellerini idrakle yoğuran, karakterlerini akıl ve kalple donatan bir edip. Yunus Emre'nin yolundan giden bir muharrir."
"Kutlu hikayeleri, bize insanlığı, İslamlığı ve Türklüğü zerk eder"
Prof. Dr. Kemal Sayar da kaleme aldığı "Bir Cevher Avcısı: Mustafa Kutlu" başlıklı yazısında Kutlu'nun kendisi için hem bir ağabey hem de hikayelerini kana kana içtiği bir yazar olduğunu aktararak, "Bugün orta yaşlarını sürenler ve onlardan sonra gelenler arasında her lise ve üniversite öğrencisinin yolu bir Mustafa Kutlu hikayesiyle muhakkak kesişmiştir. 'Dürüst ve İslam kalmanın' yolunu doğrultan onca karakterden bile bir şehir kurulabilir, yeterince kalabalıklar... Yoldan sapmamanın, yola dönmenin, yola çağırmanın ve yolda yarenlik etmenin envai çeşit haliyle bizi aşina kılan bu hikayeler, bize insanlığı, İslamlığı ve Türklüğü zerk eder." ifadelerine yer verdi.
"Bir Kelebek Yetiştiricisi Olarak Mustafa Kutlu" yazısına imza atan Sibel Eraslan da Kutlu'nun etrafındaki şairler, hikayeciler ve sinemacılar için çok mümbit bir muhit olduğunu vurgulayarak, "Mustafa ağabeyi, sakin ve yüzeyi parlatılmış, düzgün bir göle benzetirim. Ona eğilip bakan, onda kendini görür, öyle ayna gibidir. Arkadaşlarla her yanına vardığımızda 'Bakalım bugün kısmetimize ne denk gelecek?' diye düşünürdük." dedi.
Şair ve yazar İbrahim Tenekeci ise "Dönüp Bakınca" başlıklı yazısında Kutlu ile yaşadığı anılardan bahsederek, "Bizim iklimimiz Dergah dergisi ve çevresiydi. Bu bereketli toprakların ruhu, suyu, ışığı ve kalbi Mustafa ağabeydi. Mümin kalarak edebi eserler vermenin neye karşılık geldiğini en çok onda gördüm. Onunla cuma namazına gitmek, dergide şiirimin yayınlanmasından daha kıymetliydi benim için." görüşlerini paylaştı.
Dosyaya katkı sunanlar
Güray Süngü'nün "Bir Yavaşlama Teklifi", Mustafa Akar'ın "İnsanın İyi Tarafına Odaklanan Hikayeci: Mustafa Kutlu", Mukadder Gemici'nin "Türk Edebiyatının Kutlu Damarı", Erol Göka'nın "Kalbin Sesi: Bir Hicret Risalesi", Mehmet Dinç'in "Hikaye, Kültür ve Şifa", Dursun Çiçek'in "Mustafa Kutlu'nun Fotoğrafları", Ahmet Edip Başaran'ın "Bir Hayat Risalesi: Kalbin Sesi", Yağız Gönüler'in "Dünden Bugüne: Sır" ve Kamil Yeşil'in "Desenden Resim ve Sinemaya: Mustafa Kutlu'nun Görsel Sanatlar Yolculuğu" başlıklı yazıları da dergide yer aldı.
Muhsin Macit "Hareket ve Hayal Arasında", Mustafa Özel "Mustafa Kutlu'da Müzik: 'Tirende Bir Keman' Örneği", Mahmut Bıyıklı "Ekranda Tutulan İrfan Nöbeti: Mustafa Kutlu ve İstanbul Tekkeleri", Hasan Öztürk "Kalemi ve Kelamıyla Ruhuma Dokunan Adam: Mustafa Kutlu", Mehmet Şeker "Anlattığı, Hepimizin Hikayesi", Hakkı Yanık "Mustafa Kutlu ile Çalışmak" ve Hüsrev Hatemi de "Mustafa Kutlu" başlıklı yazısıyla dosyaya katkı verdi.
Ömer Lekesiz, "Mustafa Kutlu'nun Sır Hikayesi İçin Sözlük" başlıklı yazısında usta yazarın "Sır" hikayesini incelerken, Arif Ay da Kutlu ile 50 yıla yayılan hukukunu, mektuplardan çay sohbetlerine, eleştirilerden içten övgülere uzanan bir dostluğun ve bir edebiyat neslinin hikayesini dört farklı kesitle yazısında paylaştı.
Daha önce "Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu" başlıklı bir kitap kaleme alan yazar Safiye Önal ise Mustafa Kutlu ile yaptığı söyleşiyi paylaştı.
Usta çizer Hasan Aycın çizgisiyle, Özlem Akgül, Kutup Dalgakıran ve Salih Zengin ise Mustafa Kutlu fotoğraflarıyla özel sayıya katkı sunan isimler oldu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
