AK Parti'de "İnsan Hakları ve Aile Zirvesi" düzenlendi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, "Ailenin en kutsal birlikteliklerden olduğunu ve aileyi her türlü saldırıdan korumaya gayret edeceğimizi açık ve net bir şekilde söylüyoruz." dedi.
Ankara
AK Parti İnsan Hakları Başkanlığınca, parti genel merkezinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın da katılımıyla "İnsan Hakları ve Aile Zirvesi" düzenlendi.
Açılışta konuşan Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, 2025 yılının "Aile Yılı" olarak ilan edildiğini hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uzun yıllar boyunca ailenin, nüfusun, insanın öneminin altını çizdiğini söyledi.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
AK Parti'nin aileye verdiği öneme işaret eden Yalçın, "AK Parti aslında devlet millet kucaklaşmasını sağlayarak, ülkedeki vesayet mekanizmalarının çökmesini sağlayarak bu çerçevede insanın merkezde olduğu bir ülkeyi inşa etme siyasetini 23-24 yıldır devam ettirmektedir." diye konuştu.

"Aile olmadan insan olamaz"
"Son dönemde özellikle küresel siyasette meydana çıkan bazı gelişmeler bizi aile meselesini çok daha önemli bir yere koymak mecburiyetinde bırakıyor." diyen Yalçın, aile olmadan insanın olamayacağını söyledi.
Bir insanın, insani olarak var olabilmesini ve yaşamını huzurlu bir ortamda sürdürebilmesini sağlayan en temel yapı taşının aile olduğunu vurgulayan Yalçın, "Birileri kendi menfaatleri çerçevesinde aile yapısını tüm dünyada ortadan kaldırmaya yönelik eğilimlerin içerisine girmiş durumda." dedi.
AK Parti'nin aileye dair pozisyonunun başından bu yana belli olduğunu ifade eden Yalçın, ailenin bir kadın ve bir erkekten meydana geldiğini ve bir nikah akdiyle gerçekleştirilebileceğini, bunun dışındaki herhangi bir dayatmanın AK Parti tarafından kabul edilemez olduğunu aktardı.
Yalçın, bu çerçevede gençlere, topluma yönelik propagandaların, eğilim üretme çabalarının karşısında olduğunu defalarca dile getirdiklerini anlattı.
"Belki de bir insanlık soykırımından bahsediyorlar"
Zirvede aile temasının çeşitli yönleriyle 4 ayrı oturumda ele alınacağını bildiren Yalçın, genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, uzmanlar, sivil toplum örgütü temsilcilerinin görüşlerini paylaşacağını söyledi.
Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"AK Parti olarak pozisyonumuzu bu konularla ilgili oldukça net bir şekilde her türlü düzlemde dile getiriyor olmamıza rağmen bu konuyu hala yeterince ciddiyetiyle kavrayamamış olanların da var olduğunu görüyoruz. Maalesef mesela bugün ülkemizdeki birçok muhalefet partisinin, başta ana muhalefet partisinin aileye dair tutumunun bile net bir şekilde ortaya konulmadığını görüyoruz. LGBT saldırganlığına karşı ne dediklerini gerçekten bilmiyoruz. LGBT meselesinde açık bir pozisyon üretmiş değiller. Aileyi savunup savunmadıklarını, kadın erkek ilişkilerinde neyi söylediklerini çok net bilmiyoruz. Tabii ki bunun değerlendirmesini vatandaşlarımız yapacak. Ama biz, Türkiye'ye, bütün toplumumuza şunu açık bir şekilde ifade ediyoruz, biz ailenin en kutsal birlikteliklerden bir tanesi olduğunu ve aileyi ister küresel, ister yerel her türlü saldırıdan insana verdiğimiz değer nedeniyle korumaya gayret edeceğimizi açık ve net bir şekilde söylüyoruz. Önümüzdeki dönemde dünya siyasetinin belki de en merkezi konularından bir tanesi aile meselesi olacak. Nüfus planlaması yapmaya çalışanlar birçok yerde açıkça ilan ettiler ki aslında insanlığın nüfusunun bu gezegen için fazla olduğu ve bu nüfusun bir şekilde indirilmesi, azaltılması gerektiği kanaatlerini açık bir şekilde dile getiriyorlar. Belki de bir insanlık soykırımından bahsediyorlar."
Bir sosyal medya mecrasında kadın erkek ilişkilerinden daha ziyade, erkek erkek, kadın kadın ilişkilerinin gençlere yoğun bir şekilde propagandasının yapıldığını söyleyen Yalçın, bu propagandaların yapıldığı dizilerin de olduğunu söyledi.
Sosyal medya mecralarında, diğer alanlarda bunlar sanki çok normalmiş, sanki insan fıtratı bu yöne de evrilebilirmiş gibi bir propagandanın, zihin bulandırma işleminin uzun süredir gerçekleştirildiğini aktaran Yalçın, şunları kaydetti:
"Bunun nüfus planlamasıyla, bunun kendi ekonomik çıkarlarıyla, bunun kendi siyasi tahakkümleriyle tabii ki bir ilişkisi var ve o ilişkileri biz bugün hep birlikte değerlendirme şansına sahip olacağız. Biz buradan şunun da çağrısını yapıyoruz, CHP ve diğer muhalif partiler siz de bu toplumun önüne çıkıp cesaretle, önümüzdeki dönemde insanlığı en fazla ilgilendirecek konuların başında olan aile konusuna dair pozisyonunuz, siyasetiniz, bu topluma taahhütleriniz nelerdir, açık yüreklilikle dile getirin. Buyurun siyasi mekanda bunun tartışmasını yapalım."
Zirvede ayrıca, "Aile Nedir? Biyolojik ve Toplumsal Gerçeklik", "Aile, Hukuk ve Devlet: Tanıma, Koruma ve Sınırlar", "Çocuk, Demografi ve Nüfus", "Kültür ve Aile Normlarının Geleceği" başlıklı oturumlar gerçekleştirildi.
"Aile Nedir? Biyolojik ve Toplumsal Gerçeklik" başlıklı ilk oturumun başkanlığını eski Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk yaptı.

Selçuk, konuşmasında, ailenin hem toplumsal değer hem de zaman zaman bir çatışma alanı haline gelebildiğini belirterek, "Aile kurmaya, evliliğe ve kuşaklar arası sorumluluğa atfedilen değer, önem değişiyor." dedi.
Oturumda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, doğum oranlarındaki düşüşe dikkati çekerek, "Çocuğa, bebeğe, insana dair bir negatif bilinç kırılması olduğunu düşünüyorum. Aile, çocuk, ülke, beka hizalamasını çocuklarımızın zihninde yapamıyoruz. Ancak bunları hizalarsak, çocukların zihninde bunu tersine çevirebiliriz." diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldız Konal Süslü, küresel etkenlerle toplumda dönüşümler yaşandığını, aile bireylerinin rollerinin değiştirildiğini, cinsiyetlere özgü özelliklerin karıştırıldığını, eşcinsel hayat tarzının normalleştirilmeye çalışıldığını vurguladı.
Süslü, "Medeniyetin ilk temas ettiği yer ailedir. Bizim kendi medeniyetimizi ciddi anlamda sahiplenip, aileyi bu anlamda ihsan edip, anlamını, değerini, etki alanını ve gücünü bozacak hiçbir şeye fırsat vermememiz lazım." dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Ümmügülşen Öztürk, dijitalleşme ile aile dinamiklerini zorlayan yeni yaşam biçimlerinin oluştuğunu belirterek, "Aileler dijital materyallerin içerik ve kullanım yollarına hakim olmalı, ekran süresini kontrol etmelidir. Çocuk ve ergenlerin uygunsuz içeriklere ulaşması, pornografi ve kumar bağımlılığına neden olmaktadır. 16 yaşın altındaki çocukların kendilerine sosyal medya hesabı açmalarına engel olunması sürecine biz de katkı veriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Aileyi merkeze alan bir hukuk politikası, doğurganlık hızındaki düşüşe karşı mücadelenin en kalıcı zeminini oluşturacak"
"Aile, Hukuk ve Devlet: Tanıma, Koruma ve Sınırlar" başlıklı ikinci oturumun başkanlığını TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Yüksel yaptı.
Oturumda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel, AK Parti Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Sedide Akbulut birer konuşma yaptı.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, "2024-2028 Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı"nın önemine işaret ederek, aile kurumunun küresel ölçekli sistematik saldırılara karşı hukuki, sosyal ve kültürel bir zırhla tahkim edilecek hukuk politikalarının hayata geçirilmesi için yapılan çalışmalara işaret etti.
Türkiye'de doğurganlık hızındaki düşüşe dikkati çeken Yüksel, "Bugün doğurganlık hızının 1,51 seviyesine gerilemiş olması, bizim bu noktada hukuk politikası üretmemiz gereken stratejik bir alarm olduğunu da özellikle belirtmek istiyorum. Dolayısıyla aileyi merkeze alan bir hukuk politikası, doğurganlık hızındaki düşüşe karşı verilecek mücadelenin en kalıcı zeminini oluşturacaktır." diye konuştu.
Ailenin, hukukun tanıdığı, normatif koruma altına aldığı ve belirli sınırlar içinde düzenlediği temel bir toplumsal kurum olduğunu ifade eden Yüksel, aileye ilişkin yasal düzenlemelerin doğrudan doğruya toplumun geleceğine yönelik bir irade beyanı niteliği taşıdığını söyledi.
Anayasanın "ailenin korunması ve çocuk haklarını" düzenleyen 41. maddesine işaret eden Yüksel, "Her zaman 'sivil, yeni, kapsayıcı, kuşatıcı bir anayasa yapalım' diyoruz. Mesela 41. maddenin de değişmesi gerekiyor. Aile, toplumun temel nüvesi, temeli ama orada planlamadan bahsediliyor. Bazı mevzuatlarımızda nüfus planlamasından bahsediliyor. Sosyal devlet anlayışının çağdaş demografik sorunlara yanıt verme kapasitesini güçlendirecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
Yüksel, ailenin ve çocukların yaşadığı güncel sorunlara dikkati çekerek, "Uyuşturucu ile mücadele politikaları ve suça sürüklenen çocuklara yönelik hukuki ve sosyal tedbirlerin aileyi de merkeze alan bir yaklaşımla belki tasarlanması yalnızca kamu düzeninde değil, toplumsal vicdanın ve kuşaklar arası geleceğin korunması için de önemli." yorumunu yaptı.
Aile ve Gençlik Fonu'nun, ailenin zayıflamasına yol açan riskleri önleyici nitelikte sosyal politikalar ile hukuk arasında tamamlayıcı ilişkinin başarılı bir yansıması olduğunu ifade eden Yüksel, şöyle devam etti:
"Cinsiyetsizleştirme projelerinin aileyi sıradan bir sözleşmeye indirgeyen gayretlerini ve LGBT dayatmalarını milletimizin geleceğine atılmış bir dinamit olarak görüyorum. Dijital mecralardaki aile karşıtı dezenformasyondan çocuklarımızı hedef alan bu zararlı akımlara kadar geniş bir yelpazede hukuki tahkimatımızı güçlendirmek zorunda olduğumuzu belirtmek istiyorum. AK Parti olarak bizler, aileyi sadece bir 'özel alan' değil, kamu düzeninin ve toplumsal barışın en önemli unsuru olarak görüyoruz. Aileyi muhafaza etmenin, sadece bugünü değil, Türkiye Yüzyılı'nın nesillerini de muhafaza etmek olduğuna inanıyoruz."
"Aileyi güçlendirmek, kadını güçlendirmekten geçiyor"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur, ailenin önemine değinerek, "Aile kurumunu sapkın akımlara, cinsiyetsizleştirme politikalarına karşı yeni dönemde sivil, katılımcı bir anayasayla; hedefimiz ve çalışmalarımız, gayretimiz bu doğrultuda, bu konuyu siyasetimizin ve politikalarımızın merkezine alacağız." diye konuştu.
"Aileyi güçlendirmek, kadını güçlendirmekten geçiyor." diyen Uygur, kadını güçlendirmenin eğitim, istihdam, sosyal güvence, sosyal destek noktasındaki çeşitli çalışmalarla mümkün olduğunu ifade etti. Belgin Uygur, şunları kaydetti:
"Aileyi güçlendirdiğimiz an milletimizi ve devletimizi güçlendireceğiz. Bu inançla, bu şiarla yola çıkıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız öncülüğünde Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda aileyi, gençlerimizi merkeze alan, nüfus politikamızı güçlendirmeyi merkeze alan, ailemizi cinsiyetsizleştirme politikalarından ve LGBT gibi her türlü sapkın akımlara karşı koruyacak politikalarımızla bu zamana kadar olduğu gibi, bundan sonraki süreçte de bütün gayretimizle yol yürümeye devam edeceğiz."
AK Parti Erzurum Milletvekili Öncü, bir ülkenin devamlılığını sağlayanın aile olduğunu vurgulayarak, "Siz bir aileyi güçlü kılarsanız, bireyin ilk okulu ailedir, bireyi orada eğitirseniz işte o zaman hem devletimizin devamlılığını hem de nitelikli bir insan kitlesini oluşturup değer yargılarınıza, ahlaki değerlerinize, inançlarınıza da sahip çıkan bir nesle ülkenizi emanet edersiniz." dedi.
"Devletler, kontrol edebilir ama karakter oluşturamaz"
AK Parti Hatay Milletvekili Özel, "Devletler, yasalarla düzen kurabilir ama güven duygusu üretemez. Devletler, cezalandırabilir ama vicdan inşa edemez. Devletler, kontrol edebilir ama karakter oluşturamaz. Bunu yalnızca aile yapabilir." dedi.
Özgürlükleri muhafaza edeceklerinin ancak korumayı da ihmal etmeyeceklerinin altını çizen Özel, "Gündüz kuşağı başta olmak üzere aile kurumuna saldıran, özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan zararlı akımlara karşı koruyan daha müdahaleci bir yasal düzenleme gerekliliğini bir hukukçu milletvekili olarak ifade ediyorum." dedi.
KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Akbulut, dijitalleşmenin aileye olumsuz yansımalarına değinerek, dijitalleşmede, sosyal ağlarda belli bir hukuki norma acilen ihtiyaç olduğunu söyledi.
"KADEM'in bir mottosu var: Yaratılışta eş, sorumlulukta adalet." diyen Akbulut, kadın ve erkeğin birbirinin rakibi değil, refiki, yoldaşı, eşi olduğunun altını çizdi.
Devletin aileye yaklaşımını "destekleyici rolü" ve "koruyucu rolü" olarak ikiye ayırdıklarını ifade eden Akbulut, aileyi güçlendiren sosyal politikalara ihtiyaç olduğunu, aile danışmanlığı hizmetlerinin yaygınlaşması, yasal dilin güncellenmesi, ebeveyn haklarının güçlendirilmesi, uygulama kapasitesinin ve eğitimlerin artırılması, sosyal farkındalık çalışmaları, etki analizlerinin oluşturulması gerektiğini söyledi.
"Türkiye'de toplam doğurganlık hızı tarihimizin en düşük seviyesinde"
"Çocuk, Demografi ve Nüfus" başlıklı üçüncü oturum, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Ayşen Gürcan başkanlığında gerçekleşti.
Oturumda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak, AK Parti Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam, Prof. Dr. Hatice Ferhan Odabaşı birer konuşma yaptı.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Gürcan, boşanma sonrası evliliği teşvik konusunda sorunlar olduğunu dile getirdi.
Toplumun ikinci ve üçüncü evlilikler noktasında tutucu bir yapıya sahip olduğuna işaret eden Gürcan, "Yaptığımız politikaların çocuk sayısını artırmada ne kadar etkili olduğuna baktığımızda buna rağmen eğer doğumlar artmıyorsa orada başka bir sorun var. Tokyo bu konuda iyi bir örnektir. Japonya 25 yıl yaşlanmıştır ve kadın üzerinden yaşlanmıştır. Yani kadınlar doğurganlıktan vazgeçmiştir. Biz de araştırmalıyız. Bence bu konuda bir saha çalışması yapılmalı. Bizdeki etken nedir, ona bakmak gerekiyor." diye konuştu.
Bakan Yardımcısı Madak ise "Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 1960'larda 6,38 iken, 2024'e geldiğimiz bu oran 1,48'e gerileyerek tarihimizin en düşük seviyesine ulaşmıştır." dedi.
Türkiye'deki 71 ilde doğurganlık oranının 2,1'in altında olduğunu söyleyen Madak, bu durumun yalnızca nüfusun yaşlanması değil, toplumsal dinamizmin ve üretim gücünü de zayıflattığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın stratejik bir konu olarak değerlendirdiğini ve aileyi güçlendirmeye yönelik uygulamaların hayata geçirildiğini aktaran Madak, "Nüfus yalnızca rakamları artırma meselesi değildir. Asıl mesele sağlıklı, güçlü ve değerleriyle barışık nesiller yetiştirmektir. Aileyi güçlendiren her adım ülkemize yapılan en kıymetli yatırımdır." ifadelerini kullandı.
Madak, 15 yaş altına yönelik sosyal medya yasasına ilişkin bütün çalışmaların yapıldığını ve meclise sunulduğunu kaydetti.
AK Parti Ankara Milletvekili Çam, sadece nüfus artışının değil, değerlerine sahip, güçlü ve sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmenin asıl hedef olması gerektiğini vurguladı.
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Odabaşı da dijital mecraların barındırdığı tehlikelere dikkati çekti.
"Kültür ve Aile Normlarının Geleceği" başlıklı oturumun başkanlığını AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Tuba Köksal yaptı.
Bu oturumda AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, Büyük Aile Platformu Genel Sekreteri Serdar Eryılmaz konuştu.

