Dolar
41.15
Euro
48.17
Altın
3,440.23
ETH/USDT
4,296.80
BTC/USDT
108,390.00
BIST 100
11,271.53
Teknoloji

TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında "Türkiye'nin Yakın Deniz Havzası ve Uluslararası Hukuk" Konferansı düzenlendi

Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST "Mavi Vatan" kapsamında "Türkiye'nin Yakın Deniz Havzası ve Uluslararası Hukuk" Konferansı düzenlendi.

Firdevs Bulut Kartal  | 29.08.2025 - Güncelleme : 29.08.2025
TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında "Türkiye'nin Yakın Deniz Havzası ve Uluslararası Hukuk" Konferansı düzenlendi

İstanbul

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) yürütücülüğünde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı işbirliğiyle gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda ikinci gününde devam ediyor.

📲 Artık haberler size gelsin
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.

🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı

Teknoloji ve savunma sanayisi tutkunlarını denizcilik odağında bir araya getiren "TEKNOFEST Mavi Vatan", bugünden itibaren 30 ve 31 Ağustos'ta halkın katılımına açık olacak.

Konferans, atölye ve forumların ilk gününde düzenlenen etkinlikte konuşan emekli Danıştay üyesi ve deniz hukukçusu Ali Kurumahmut, Türkiye'yi çevreleyen denizler ve boğazların önemi, bu havzalardaki kritik jeopolitik detaylar ile deniz havzasındaki uluslararası hukuk kurallarını anlattı.

TEKNOFEST Mavi Vatan katılımcısı gençleri selamlayarak konuşmasına başlayan Kurumahmut, Türkiye'nin denizlerdeki gücünü ve bu alandaki ileri teknolojik yetkinliğini anlayabilmek için deniz havzalarının jeopolitik önemi ile bu havzalardaki uluslararası hukuku düzenleyen anlaşmaları iyi bilmek gerektiğini vurguladı.

Uluslararası hukukta "münhasır ekonomik bölge" kavramının önemi

Türkiye'nin Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'deki denizcilik hafızasına, deniz yetki alanlarına ve stratejik konularına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurumahmut, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'yle deniz hukukuna giren "münhasır ekonomik bölge" kavramının önemine dikkati çekti.

Kurumahmut, şunları dile getirdi:

"Artık deniz havzasındaki kaynakların işletilmesi hakları ile ilgili eskiden kullanılan kıta sahanlığı kavramı literatürden kalktı. Dünya devletler ailesinin her birinin kullandığı kavram, münhasır ekonomik bölgedir. Kıta sahanlığını da içeren çok daha geniş bir kavramdır. Deniz tabanı, altındaki toprak, üzerindeki su kütlesi, canlı ve cansız kaynakları araştırma ve işletme hakkını kapsar ve ilan mükellefiyeti vardır."

Karadeniz Türk Münhasır Ekonomik Bölge Kanunu gibi uluslararası hukuk çerçevesinde düzenleyici bir kanunun bulunmamasını eksiklik olarak niteleyen Kurumahmut, Doğu Akdeniz'de de münhasır ekonomik bölge ilan edilmesinin gerekliliğini vurguladı.

Kurumahmut, "Akdeniz'le ilgili Birleşmiş Milletler kayıtlarını analiz ettiğimiz zaman, Akdeniz'e kıyıdaş bütün devletlerin deniz egemenliği ve deniz yetki alanının uygulamalarını görürsünüz. Baktığınız zaman Türkiye'yle ilgili bir bilgi yoktur. Akdeniz'deki kıta sahanlığımızı ilan ettik ancak asıl gerekli olan münhasır ekonomik bölgemizin sınırlarını belirlemektir." diye konuştu.

Bir denizin tabanı, tabanın toprak altındaki canlı olmayan kaynakları araştırma ve işletmesinin, Türkiye Devletinin doğuştan gelen hakkı olduğuna dikkati çeken Kurumahmut, "Ancak şu an uluslararası hukukta geçerliliği olan münhasır ekonomik bölge kavramını benimsememiz gerekiyor. İkincil olarak da Doğu Akdeniz'deki kara sularımızı 12 mile genişletmemiz gerekiyor. Ayrıca Karadeniz Türk Münhasır Ekonomik Bölge Kanunu'nu çıkarmamız gerekiyor." dedi.

Kurumahmut, Türkiye'de deniz hukuku konusunda iyi yetişmiş bireylere ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.