Bakan Uraloğlu: Kalkınma Yolu'nun ülkemiz ekonomisine 55 milyar dolarlık katkısı olacağını öngörüyoruz
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi'nin Türkiye ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık katkı sağlayacağını öngördüklerini belirtti.
Ankara
Uraloğlu, basın mensuplarıyla bir araya geldiği iftar programında, Bakanlık faaliyetlerine yönelik değerlendirmede bulundu.
Türkiye'nin 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidilebilen bir merkezde olduğunu ifade eden Uraloğlu, "Önemli dünya lojistik merkezlerinden bir tanesiyiz. Özellikle doğu-batı aksında, son zamanlarda gelişen doğu-batıyı destekleyen kuzey-güney ya da diyagonal hatlar anlamında ülkemiz gerçekten kıymetli bir noktada." diye konuştu.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Uraloğlu, Türkiye'nin Orta Koridor'da önemli bir konumu olduğuna işaret ederek, Orta Koridor'dan demir yoluyla Çin'den Londra'ya 18 günde ulaşılacağını, Kalkınma Yolu bitirildiğinde 25 gün gibi bir sürede bu güzergahların tamamlanmış olacağını söyledi.
Orta Koridor'un halihazırda Türkiye'de işleyen bir hat olduğunu ve standartlarının yükseltilmesi için çalışmalara devam ettiklerini dile getiren Uraloğlu, "Tabii sadece koridor ülkemizden geçsin istemiyoruz, onları üç denize de bağlayalım, yani Samsun'dan Mersin'e, İzmir'e ve bütün İstanbul'daki Marmara Bölgesi'ndeki limanlara da bağlayalım istiyoruz. Bir kısmını bağladık, yapmamız gereken işler var." ifadesini kullandı.

Uraloğlu, Zengezur Koridoru'nun da Kars'tan Iğdır, Dilucu, Nahçıvan'a kadar gittiğini dile getirdi.
Söz konusu koridorun Türkiye tarafındaki çalışmalara ilişkin bilgi veren Uraloğlu, şöyle devam etti:
"Ülkemizdeki 224 kilometrelik bölümünün yapım çalışmalarına başladık. Mevcut Zengezur Koridoru'nda henüz bir inşa faaliyeti yok ama Azerbaycan tarafında da önemli bir bölümü bitti. Bittiği zaman daha kestirme bir güzergahtan Türk Dünyası'na ve Uzak Doğu'ya erişmiş olacağız. Zengezur'a bu sene başlanırsa 5 yıl içinde Türkiye dahil hepsi bitmiş olur."
Hicaz demir yolu için Suriye ile görüşülüyor
Uraloğlu, Türkiye'nin en önemli uluslararası projelerinden birinin de Kalkınma Yolu Koridoru olduğuna işaret ederek şunları söyledi:
"Burası Fav Limanı'ndan çıkıp 1200 kilometreyle ülkemize, oradan da Avrupa'ya gidecek bir güzergah. Burada Irak tarafında henüz bir vaziyet almadık. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, biz ve Irak bu projeyi yürütüyoruz. Son dönemde yaşanan olağanüstü durumlar bu tür projeleri de yakından ilgilendiriyor. Bu, finans yöntemine kabaca karar verdiğimiz ve bundan sonraki aşamada inşaatına başlamayı umduğumuz projelerden bir tanesi. Kalkınma Yolu'nun ülkemiz ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık katkısı olacağını öngörüyoruz. Üretim ve lojistik merkezlerinin ülkemizde kurulmasına sebep olacak, yine her yıl 69-70 bin insanımıza iş imkanı sağlamış olacak. Türkiye, Üç Deniz Girişimi'ne stratejik ortak. Adriyatik Denizi'nden, Karadeniz'den Baltık Denizi'ne kadar giden bir koridor. Önümüzdeki dönem içinde ciddi bir katkı sunacağına inanıyoruz."
Uraloğlu, Hicaz demir yolunun da Şam'dan Ürdün'e kadar olan kısmını hayata geçirmeyi hedeflediklerini dile getirerek, hattın neredeyse tamamının tahrip olduğunu, belli bir bölümünü hayata geçireceklerini ve bunun için Suriye tarafıyla görüştüklerini anlattı.
"Hürmüz Boğazı'ndan Türk sahipli ilk gemi geçti"
ABD'de ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın karşılık vermesi sonucunda önce İran seferlerini azalttıklarını belirten Uraloğlu, mevcut durumda İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'ye uçuşların durdurulduğunu söyledi.

Uraloğlu, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn uçuşlarının ise günlük olarak iptal edildiğini dile getirerek, "En rahat kullandığımız Riyad, Cidde, Medine ve Maskat havalimanları oldu, oraları daha aktif kullanabildik. Bu süreçte yine Nahçıvan'daki havalimanına yapılan dronlu saldırı sonucunda Azerbaycan'ın iki uçağı Iğdır'a indi. Oradan da onları sağ salimen Nahçıvan'a göndermiş olduk." ifadesini kullandı.
Bakan Uraloğlu, gerek Türk vatandaşlarının gerekse diğer ülke vatandaşlarının ülkelerine dönebilmeleri için özellikle Umman'dan ek seferler koyduklarını belirterek, "Muhatabım Bakan ile görüşerek ek seferler koyduk, o devam ediyor." dedi.
Doğrudan transit geçişler noktasında bazı uçuşların diğer ülkelere yönlendirildiğini ifade eden Uraloğlu, Dışişleri Bakanlığı ile koordineli olarak olağanı etkileyecek bir sonucun doğmasına müsaade etmediklerini söyledi.
Uraloğlu, Türkiye'nin İran'da 2 uçağının kaldığını belirterek, "Bir tanesi Türk Hava Yolları, bir tanesi de Pegasus. Esasında 12 Gün Savaşı'nda 10 civarında uçağımız kalmıştı. Şimdi bu gerginlik artınca orada da süreci yönetmeye gayret ettik. Bir uçak da Irak'ta kalmış durumda. Personelleri sağ salimen getirildi, herhangi bir problem yok. İlk fırsatta uçakları da oralardan alacağız." diye konuştu.
Bakan Uraloğlu, uçuş iptalleri noktasında hava yolu şirketlerinin farklı öngörüleri olduğunu dile getirerek, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve Dışişleri Bakanlığı ile bu süreçleri organize ettiklerini, kara yolu trafiğini İran yerine Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan güzergahına yönlendirdiklerini ve ilgili ülkelerle de bunu koordine ettiklerini söyledi.

Hürmüz Boğazı'nın sıkıntılı bir süreç yaşadığına işaret eden Uraloğlu, şöyle konuştu:
"Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Türk sahipli gemilerle Ana Arama Kurtarma Merkezimiz ile sürekli irtibat halindeyiz. Hürmüz Boğazı'nın dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini biliyorsunuz. Gemilerin sayısına bakarsak 14 Türk sahipli gemi hala orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 gemi halihazırda Hürmüz Boğazı'nda. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada bekleme konumunda. Hürmüz Boğazı'nda 15 gemimiz vardı, bir tanesini İran makamlarından İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok."
32 milyon telefon 5G uyumlu
1 Nisan'da 5G'den ilk sinyali alacaklarını belirten Uraloğlu, "Ülkede 95 milyon civarında cep telefonu var, bunların 32 milyonu 5G'ye uyumlu. Yaklaşık bir sene önce bu rakamlar 15 milyon civarındaydı. 5G'ye geçtikten sonra bunun daha da artacağını özellikle söylemek isterim." dedi.

Uraloğlu, 2 yıl içinde bütün Türkiye'nin 5G ile kapsanmasını hedeflediklerini söyledi.
5G çalışmaları kapsamında yerli ve milli teknolojiyi desteklemeye de gayret ettiklerini söyleyen Uraloğlu, "İlk etapta yüzde 60 yerli ürün, yüzde 30 da milli haberleşme ürünü şeklinde ihale şartlarımız var. Yaklaşık 3,5 milyar dolar da hazineye katkı sağlamış olacağız belli ödeme periyotları içinde. 5G teknolojisiyle 10 kat hızlı hizmet sunulacak. Kendi alanımızı ilgilendiren akıllı ulaşım sistemlerini, tren sinyalizasyonlarını yönetmekten tutun akıllı yolları, akıllı şehirleri hayata geçirme noktasında artık daha çok yönetme imkanına sahip olacağız. Türkiye'deki bir cerrah dünyanın bir tarafında ameliyat yapma imkanına sahip olacak. İş makinelerinin uzaktan yönetilmesi imkanına sahip olacak." değerlendirmesinde bulundu.
Sosyal medya düzenlemesi
Uraloğlu, 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasına ilişkin düzenlemeyi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TBMM Başkanlığına sunduklarını ifade etti.
Sosyal medya platformlarının, bağımlılık, psikolojik sorunlar, şiddet eğilimi, aile içi çatışma, sosyal ilişkilerde olumsuzluk ve çocukların zaman israfı gibi birçok probleme yol açabildiğini dile getiren Uraloğlu, "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz. Onlar daha çok dersleriyle hemhal olsunlar. Bu, interneti kullanmama değildir, özellikle onu belirtmek isterim. Türkiye'de güvenli internet uygulamamızın da çok ciddi karşılığı var." dedi.
Uraloğlu, bu alanda farklı ülkelerde farklı uygulamalar olduğunu ve hepsini incelediklerini söyledi.

Yaptırımın getirilmesi ve bunun uygulanabilirliği konusunda sosyal medya platformlarıyla görüştüklerini belirten Uraloğlu, "Bunun denemeleri farklı ülkelerde yapıldı. İngiltere'den ABD'ye, Fransa'dan Avustralya'ya kadar birçok örneği var. Ayrıca bir kamuoyu araştırma şirketine yaptırdığımız araştırmada söz konusu uygulama yüzde 80 civarında destek aldı." diye konuştu.
Uraloğlu, TÜRKSAT 6A'nın, Türk mühendislerin ürettiği ve uzaya gönderdiği bir uydu olduğunu anımsatarak, TÜRKSAT 6A ile beraber aşağı yukarı 5,5 milyar insana ulaştıklarını, 8 ülkeye TÜRKSAT 6A'dan hizmet sattıklarını ifade etti.
TÜRKSAT 6A'nın 25 yıllık ömrü olacağını öngördüklerini dile getiren Uraloğlu, "TÜRKSAT 7A yolunda çalışmalarımıza başladık. 7A uydumuzu da kendimiz üreteceğiz ve onu da uzaya göndereceğiz. Bizim mühendislerimizin ürettiği bir uydumuz olacak." dedi.
"Otoyollarda ağır bakımlar da yapmaya başladık"
Otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi iddialarına ilişkin açıklama yapan Uraloğlu, yolların canlı organizmalar gibi olduğunu ve rutinde 10 yılda bir hafif, 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerektiğini ifade etti.
Uraloğlu, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Gerek otoyollarda gerekse bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık. Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor. Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz. Oraların satılması zaten söz konusu değil. Otoyol ve köprüler devletin ve milletin. 2028'de Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü alıyoruz. İşletmecinin ya da yapanın değil, orası devletin, vatandaşımızın malı. Burada bir çalışma yapıyoruz. Belki bunu kamuoyunun görüşüne sunacağız. Kesin verilmiş bir karar yok. Biz malımızın değerini ortaya koyacağız. Ne harcayacağımızı biliyoruz. Oradan ne gelir elde edeceğimizi de öngörürsek buna göre bir karar vereceğiz."
"Trabzon'a 10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız"
Hava yolu sektöründeki çalışmalara dair de bilgi veren Uraloğlu, 26 olan havalimanı sayısının 58'e çıkarıldığını hatırlattı. Bakan Uraloğlu, 175 ülkeyle uluslararası anlaşmanın olduğunu, 356 noktaya uçuş gerçekleştirildiğini bildirdi.
Geçen yılın hava yollarında 247 milyon yolcuyla tamamlandığının altını çizen Uraloğlu, şunları kaydetti:
"Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarındaki çalışmaları bu sene tamamlayarak havalimanı sayısını 60'a çıkaracağız. Aydın Çıldır Havalimanı'nı ticari uçuşlara yeniden yaparak açacağız. Yine Etimesgut Havalimanı'nı NATO Zirvesi hasebiyle inşallah haziran ayına yetiştirmiş olacağız, burası da hem bir protokol hem de yedek havalimanı olacak. Trabzon'a da deniz üzerindeki 3'üncü havalimanımızı yapacağız. 3 milyon kapasiteyi geçtik, 10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız."
"2 sene sonra bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız"
Kamu-özel işbirliği (KÖİ) projelerine ilişkin de konuşan Uraloğlu, otoyol hizmet tesisleri de dikkate alındığında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 70 civarında KÖİ projesi olduğunu belirtti.
Uraloğlu, bu projelere ilişkin, "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar. Yaklaşık 40 milyar dolarlık bir kazancımız var." değerlendirmesinde bulundu.
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlantı yollarının 2028, Kuzey Marmara Otoyolu'nun tamamının 2030, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu'nun 2030, Çanakkale-Malkara Otoyolu ile 1915 Çanakkale Köprüsü'nün 2034, Ankara-Niğde Otoyolu ile İstanbul-İzmir Otoyolu'nun ise 2035 yılında devralınacağını bildiren Uraloğlu, "Bunlar oradaki işletici, yapıcı firmalara verilmiş değil, yaptırılmış, işlettirilmiş, ondan sonra devralınacak. Dolayısıyla 2 sene sonra bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız." dedi.
"Yeni yollar, alternatif çözümler lazım"
Uraloğlu, Ankara ve İstanbul'daki raylı sistem çalışmalarına ilişkin de bilgi vererek, kent içi raylı sistemlerde 15 ilde belediyelerle işbirliği halinde, 848 kilometrelik bir ağı hayata geçireceklerini vurguladı.
Ankara'daki 36 kilometrelik Esenboğa Havalimanı Metro Hattı'nın YHT Gar'dan Esenboğa'ya ve üniversite alanına kadar gidecek olan bir hat olduğuna işaret eden Uraloğlu, "Hem modern hem de başkentimize yaraşan bir hat olmuş olacak. Bunu da bir 5 yıllık bir süreçte bitirebileceğimizi öngörebiliriz." ifadesini kullandı.
Uraloğlu, Ankara'da bugün ulaşım problemlerini yüzeyden çözmenin tıpkı İstanbul'da olduğu gibi zorlayıcı olduğunu dile getirerek, artık yeraltından sorunların çözülmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye genelinde 2002'den bu tarafa araç sahipliğinin ve hareketliliğin 4 kat arttığına dikkati çeken Uraloğlu, "Dolayısıyla yeni yollar, alternatif çözümler lazım bize." diye konuştu.
Bölünmüş yollarla ekonomiye 405 milyar liralık katkı
Uraloğlu, 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye, otoyol uzunluğunu ise 3 bin 796 kilometreye ulaştırdıklarını anlattı.
Bölünmüş yolların trafiğin yaklaşık yüzde 80'ine hizmet ettiğine işaret eden Uraloğlu, şunları kaydetti:
"Dünyanın çevresinin 4'te 3'ü kadar bölünmüş yol yaptık. 30 bin kilometre yol ne işe yaradı? 801 milyon saat zaman tasarrufu, 405 milyar lira toplam yıllık ekonomik fayda sağladığını hesaplıyoruz, 2 milyar 620 milyon litre de akaryakıt tasarrufunu bu vesileyle sağlamış olduk."
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
