Euro
6.40
Dolar
5.70
BIST 100
98,028.49
Altın
1,406.65
Dünya

Fırat Kalkanı bölgesi, harekatın 2. yılında Suriye'nin 'yeni yüzü'

Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeyinde terörden arındırdığı 2 bin 55 kilometrekarelik alanda, son iki yıldır huzur ve güven bulunuyor.

22.08.2018
Fırat Kalkanı bölgesi, harekatın 2. yılında Suriye'nin 'yeni yüzü'

AZEZ - ÖMER KOPARAN/SELEN TEMİZER

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) terörden arındırdığı Fırat Kalkanı bölgesi, Suriye'nin yegane huzur ve güvenlik alanı haline geldi. Geri dönüşlerin sürdüğü, yerinden edilenlerin sığındığı bölgenin nüfusu hızla artarken, bölge eğitimden sağlığa birçok alanda kalkınmaya devam ediyor.

TSK ve ÖSO, 24 Ağustos 2016'da başlattıkları Fırat Kalkanı Harekatı ile Suriye'nin kuzeyinde 2 bin 55 kilometrekare alanı terörden arındırdı.

Toplamda 6 ay süren operasyon, Gaziantep'in Karkamış ilçesinin karşısındaki Suriye topraklarında yer alan Cerablus'tan başladı.

Harekatın 12'nci gününde, 4 Eylül’de, TSK ve ÖSO, terör örgütü DEAŞ'a karşı ilerleyerek örgütün Türkiye sınırıyla temasını tamamen kesti. Ardından güvenli bölgeleri Suriye içinde genişletme aşamasına geçen TSK ve ÖSO, DEAŞ'ın Halep'teki kalesi olarak bilinen Bab ilçesine yöneldi.

TSK ve ÖSO, 23 Şubat 2017'de Bab'ı kurtararak hem Türkiye topraklarını DEAŞ'ın füze menzilinin dışına çıkardı hem de terör örgütü YPG/PKK'nın Fırat Nehri'nin batısı ile doğusundaki işgal alanlarını birleştirerek sınır boyunca hakimiyet kuşağı kurmasının önüne geçti.

Güvenlik güçlendirildi

Harekatın tamamlanmasının ardından Suriye'nin kuzeyinde Azez ile Cerablus ilçeleri arasında kalan güvenli alan, Fırat Kalkanı Harekatı bölgesi olarak anılmaya başladı.

TSK'nın eğittiği Suriyeli bomba imha ekipleri bu aşamada çok sayıda mayın ve patlayıcıyı etkisiz hale getirdi.

Türkiye, Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde hayatın normale dönmesini ve terör örgütlerinden kaçan halkın evlerine kavuşmasını sağlamak için güvenlik çalışmalarına öncelik verdi.

Türk emniyet teşkilatının eğitim verdiği Suriyeliler, Cerablus, Bab ve Azez'de mezun edildikten sonra 5 bin kişilik güçle göreve başladı.

Sivil idareler kuruldu

Güvenlik ve istikrara kavuşan bölgede yerel meclisler kuruldu.

Türkiye'nin desteğiyle kurulan yerel meclisler, DEAŞ'ın yerle bir ettiği kentlerde altyapı çalışmaları, su, elektrik, temizlik ve çevre düzenleme gibi hizmetlere imza atarak terör örgütünün izlerini büyük ölçüde sildi.

Nüfus hızla arttı

Muhaliflerin kurduğu geçici hükümete bağlı yerel meclislerin yaptığı nüfus sayımına göre, Kasım 2017 itibarıyla bölgenin nüfusunun ortalama 4,5 kat arttığı görüldü.

Bölgedeki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, Ocak 2018 itibarıyla nüfus 5 katına çıktı.

Bölgede halihazırda 1,5 milyon kişi yaşıyor. Geri dönüşler her gün sürüyor.

Yerinden edilenlerin ev sahipliğini üstlendi

Fırat Kalkanı bölgesi, son 2 yılda ülkenin en güvenilir ve huzurlu alanı olduğu için çok sayıda göç aldı.

Beşşar Esed rejiminin abluka, yoğun saldırılar ve tehcir ile yerinden ettiği on binlerce sivil son bir sene içinde bu bölgeye sığındı.

Ticari hayat canlandı

Bölge, iç savaştan önce ticari açıdan oldukça hareketliyken, DEAŞ işgali sırasında canlılığını yitirmişti.

Halkın evlerine dönmesi, huzur ve güven ortamının sağlanması sayesinde ticari hayat eski ritmine döndü.

Azez ve Cerablus da Türkiye'ye açılan sınır kapıları sayesinde eski günlerine kavuşuyor. Bu canlılığa PTT'nin Mare, Azez, Cerablus, Çobanbey ve Bab'da hizmet veren şubeleri de katıldı.

Ayrıca bölgenin geçim kaynağı olan tarım ve küçükbaş hayvancılık faaliyetleri de eski düzeyine döndü.

Yerel gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerinin verdiği destekle tarlalarını güven içinde süren, hayvanlarını aşılatabilen ve besleyebilen halk, patates, soğan, arpa, buğday, kimyon, mercimek, nohut, fasulye, Antep fıstığı, zeytin gibi ürünler yetiştirebiliyor.

500 okul onarıldı, 200 bin öğrenci okula döndü

Bölgedeki okullar yaklaşık 3 yıllık DEAŞ esareti altında büyük hasar almıştı. Örgüt eğitimi yasaklamış, okulları ise terör eylemleri için kullanmıştı.

Milli Eğitim Bakanlığı ve Maarif Vakfı desteğiyle eğitim alanında da önemli adımlar atıldı.

Bölgede muhaliflere bağlı eğitim müdürlükleri kurularak zarar gören okullar tespit edildi ve onarım çalışmaları başlatıldı. Bu kapsamda 500 civarı okul tamir edilerek eğitim vermeye hazır hale getirildi. Restorasyon çalışmaları tamamlanan okullara gerekli eğitim malzemelerinin büyük bir kısmı yine Türkiye'den geldi.

Eğitim seferberliği kapsamında okullarda görev alacak öğretmenlere de özel kurslar verildi. 6 bin öğretmen, Türkiye'nin verdiği formasyon eğitimlerini tamamlayarak göreve başladı. Bölgede yaklaşık 200 bin öğrenciye ders veriliyor.

Acil hastalar da vatanlarında tedavi edilmeye başladı

Türkiye ilk olarak Cerablus ilçesinde günlük yaklaşık 400 hastaya hizmet veren devlet hastanesi inşa etti.

Bab'da Hikmet Hastanesi, Azez ilçesinde ise Ehli Hastanesi onarılarak faaliyete geçirildi. Azez'de günlük 500 hastaya hizmet veriliyor.

Mare ve Çobanbey bölgelerinin yanı sıra Bab'daki ihtiyacı karşılamak için de 200 yataklı hastanelerin inşası hızla devam ediyor.

Böylece bölgedeki acil hastaların tek çarelerinin Türkiye'ye getirilmek olması yerine kendi vatanlarında tedavi edilebilmeleri amaçlanıyor.

Yüzden fazla cami onarıldı, 500 din görevlisi işinin başına döndü

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), harekatın tamamlanmasının akabinde bölgedeki camilerin onarımı için çalışmalara başladı. Bölgede, şu ana kadar 108 caminin tadilatı yapıldı, kalan 160'ının tadilatı sürüyor.

Bu arada, yaklaşık 500 imam, müezzin ve Kur'an-ı Kerim öğreticisi eğitimler verilerek camilerde göreve başladı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın