Euro
6.81
Dolar
6.08
BIST 100
86,072.28
Altın
1,284.76
Politika

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: F-35 olmazsa ihtiyacım olan uçağı başka yerden almak durumundayım

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, F-35 alımı tartışmalarına ilişkin, "F-35 olmazsa ben yine ihtiyacım olan uçağı başka bir yerden almak durumundayım. Ta ki kendi uçağımı üretene kadar." dedi.

Tuğrul Çam,Tuğçenur Yılmaz   | 10.04.2019
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: F-35 olmazsa ihtiyacım olan uçağı başka yerden almak durumundayım

Ankara

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, NTV televizyonunda katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemleri satın almasına ABD'nin itirazı sorulan Çavuşoğlu, ABD Kongresi üyelerine Türkiye'nin S-400'ü neden almak istediğini anlattıklarını söyledi. Senatörlerin, "Biz böyle olduğunu bilmiyorduk, bize böyle söylemediler." dediğini aktaran Çavuşoğlu, bu tür bilgilendirici temasları devam ettirmenin önemine işaret etti.

Çavuşoğlu, NATO üyesi ülkelerin bazılarında S-300 sistemleri bulunduğunu hatırlatarak "Herhangi bir savunma sistemine sahip olmak NATO üyeliğiyle çelişmez. Ayrıca bu konularda söz söyleyecek olan kişi NATO Genel Sekreteridir." diye konuştu.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in egemen bir ülkenin istediği savunma sistemini istediği yerden alabileceğini açıkladığını söyleyen Çavuşoğlu, "NATO üyeliğiyle bizim aldığımız hava savunma sistemi arasında çelişki yok." ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, "Türkiye'nin NATO üyeliğini sorgulamak çok absürt bir şeydir çünkü bugüne kadar NATO'ya en çok katkı sağlayan ülkelerin başında geliyoruz." dedi.

Mevlüt Çavuşoğlu, S-400 anlaşmasının "bitmiş bir anlaşma" olduğunu tekrarlayarak anlaşmanın ABD Kongresindeki Amerika'nın Düşmanlarına Yaptırımla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) kapsamına girdiği iddialarına şu yanıtı verdi:

"Biz bu anlaşmayı CAATSA kararından önce imzaladık. Ayrıca CAATSA kararına baktığımız zaman F-35'ten bahsetmiyor. Kendi kendileriyle çelişen açıklamaları Türkiye'ye gözdağı verme yönündeki açıklamalardır. Bunlar doğru değildir. Müttefikliğe zarar veren onlardır. Hem şartlar hem de bize yönelik tehdit oluşturan terör örgütüyle iş birliği yaparak müttefikliğimize ve dostluğumuza zarar veren onlardır."

Teknik heyet teklifi

S-400 sistemlerinin F-35 uçaklarına yönelik tehdit oluşturduğu iddiasına değinen Çavuşoğlu, Rusya'ya bu sistemin tamamen Türkiye'nin kontrolünde olması gerektiğini en başından beri söylediklerini aktardı. 

Çavuşoğlu, şunları dile getirdi:

"Rusya'nın elinde var olan bir sistemi değil, yeniden üretilecek bir sistemi istedik ve bunun için bekledik. Geçen sene Rusya'nın elinde olan bir S-400 sistemini getirebilirdik. Biz bu konularda en az müttefiklerimiz kadar hassasız. Madem bu konularda şüpheniz var. O zaman gelin uzmanlardan oluşan bir çalışma grubu oluşturalım ve bu grup NATO içinde olsun ve incelesin. F-35 başta olmak üzere NATO sistemlerini biz de kullanıyoruz. Bir tehdit oluşturmayacağını kendi gözleriyle görsünler. Biz bu kadar şeffaf davranırken ABD'nin tutumu yapıcı değildir. Eğer ABD'nin gerçekten endişesi buysa teklifimizi kabul eder ve Türk, Amerikalı ve NATO'dan gelecek uzmanlar beraber incelerler. Tehdit oluşturmadığını o zaman görecektir. Çünkü öyle olsaydı şu anda Slovakya başta olmak üzere Yunanistan, Bulgaristan, NATO üyesi ülkelerde S-300 sistemleri de tehdit oluştururdu."

İsrail'in F-35 uçaklarının Suriye üzerinde uçtuğunu belirten Çavuşoğlu, Rusya'nın da Suriye'de S-400 sistemleri bulundurduğunu söyledi. Çavuşoğlu, Norveç'in F-35'lerinin de Rusya'nın kuzeyindeki S-400 sistemlerinin etki alanında bulunduğunu dile getirerek "Bunlar tamamen Rusya'nın kontrolünde olan sistemler olduğu halde tehdit oluşturmuyorsa nasıl oluyor da Türkiye'nin kontrolünde olan sistem NATO hava savunma sistemine ya da silahlarına ya da uçaklarına tehdit oluşturuyor." dedi.

Çavuşoğlu, teknik heyet oluşturma teklifine henüz yanıt gelmediğini bildirdi.

ABD'nin yeni Patriot teklifi inceleniyor

Türkiye'nin çok acil şekilde hava savunma sistemine ihtiyaç duyduğunu, ABD'nin Patriot sistemlerini satma garantisi vermediğini söyleyen Çavuşoğlu, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'in "Türkiye bizim teklifimizi reddetti." açıklamasının da doğru olmadığını belirtti.

Bakan Çavuşoğlu, ABD'nin teklifinde teslim süresinin uzun, fiyatın da yüksek olduğunu, yeni teklif istediklerini bildirdi. Çavuşoğlu, yeni teklifin geçen hafta ulaştırıldığını belirterek bunun üzerinde çalışmanın sürdüğünü vurguladı. Çavuşoğlu, "ABD Patriot satarsa biz alırız. Ama ABD Patriot satmazsa yarın biz ikinci bir S-400 de alabiliriz, başka bir hava savunma sistemi de alabiliriz." dedi.

Eurosam ile Türkiye arasındaki anlaşmanın uzun vadede Türkiye'nin ihtiyaçlarını gidereceğini ifade eden Çavuşoğlu, "Biz tabii ki müttefiklerimizden almayı tercih ederiz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, ABD'nin yeni teklifini öncekine göre "daha rasyonel" şeklinde nitelendirdi.

"İhtiyaç duyduğum uçağı bir yerden almalıyım"

Çavuşoğlu, Türkiye'nin F-35 programından çıkarılması halinde Rusya'dan uçak almayı düşünüp düşünmeyeceği sorusu üzerine de Türkiye'nin programdan çıkarılmasının kolay olmadığını, 1,2 milyar dolar ödediğini söyledi.

Bakan Çavuşoğlu, " 'Ben böyle istedim, Türkiye çıkacak' diye bir şey yok. Uluslararası hukuk var. hakkımızı ararız. En kötü senaryoyu konuşalım. Bizim yeni uçaklara ihtiyacımız var. F-35'ler olmazsa ben yine ihtiyacım olan uçağı herhangi bir yerden almak durumundayım. Ta ki kendim üretinceye kadar. Şu anda kendi uçaklarımızı üretmek için yoğun çaba sarf ediyoruz." şeklinde konuştu.

Rusya'nın Su-34 ve Su-57 gibi uçakları olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, "Mutlaka ben ihtiyacımı kendim üretinceye kadar bir yerden karşılayacağım. Ama biz zaten F-35'in ortağıyız. İhtiyacımızı buradan karşılamak için." dedi.

Bakan Çavuşoğlu, 31 Mart'ta yapılan yerel seçimlerin ardından sonuçların çok yakın olduğu yerlerde itiraz edilmesinin doğal olduğunu vurgulayarak "Herhangi bir partinin seçim sonuçlarına itirazını gayridemokratik bulmak doğru değildir." ifadesini kullandı.

Tüm demokratik sistemlerde yeniden sayma talebinin hak olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, nihai karara saygı duyulması gerektiğinin altını çizdi. 

Çavuşoğlu, seçim sonrası Avrupa Birliği'nden (AB) yapılan açıklamaların objektif olmadığını ifade ederek seçimlerin genel anlamda demokratik ve şeffaf olduğunu söyledi. 

"Demokrasiye inandığını söyleyen bir AB'nin de sorumlu bir şekilde açıklamalar yapması gerekiyor." diyen Çavuşoğlu, AB'nin seçim sonrası taraf tutmaması gerektiğini vurguladı.

"Suriye'nin istikrarını sağlamak Rusya'nın da yararına"

Çavuşoğlu, Rusya'ya gerçekleştirilen resmi ziyarette Türkiye ve Rusya'nın İdlib Muhtırası'na bağlı kaldığını ve Suriye'de Rusya ile bir an önce ortak devriyelerin başlaması konusunda mutabık olunduğunu aktardı. 

Suriye'deki gerginliğin ve çatışmaların siyasi süreç dahil tüm süreçleri riske atacağının farkında olduklarını dile getiren Çavuşoğlu, bölgede bulunan yabancı terörist savaşçılar ve radikal gruplara karşı da birlikte bir şey yapılması gerektiği konusunda mutabık olduklarını söyledi. 

Çavuşoğlu, bunların yanı sıra Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya'dan rejimin ihlallerini durdurmalarını istediğini belirtti. 

Rusya'nın Suriye'deki terör örgütleriyle halkı ayırt etmeye çalıştığını kaydeden Çavuşoğlu, "Bu bana göre sağlıklı bir yaklaşım. Bizim de zaten tüm derdimiz bu. Bir tarafta teröristler, hatta Kürtlere de zulmeden teröristler var. Oradaki azınlıkların hepsine zulmeden bir terör örgütünden bahsediyoruz." şeklinde konuştu. 

Çavuşoğlu, bir terör örgütü kime zulmederse etsin buna dur demek gerektiğinin altını çizerek şöyle konuştu:

"Özellikle PKK konusunda Rusya'nın hassasiyet gösterdiğini biliyoruz ama sahadaki unsurların ne olacağı konusunda tam bir şey yok. Buradan terör örgütlerini çıkarmak ve geri kalan Türkiye'deki Kürtlerin de buraya dönmelerini sağlamak ve bölgenin istikrarını sağlamak Rusya'nın da yararına. Çünkü Rusya Suriye'de kalmak istiyor."

Hem Rusya hem Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğü konusunda çok hassas olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Dolayısıyla bu terör örgütleriyle iş birliği yapmamanın bu bakımdan önemli olduğunu biliyoruz. Çünkü YPG/PKK Suriye'yi bölmek istiyor. Rusya da Türkiye de buna karşı." ifadesini kullandı. 

İsrail'de seçimler

Çavuşoğlu, İsrail'deki seçim sonuçlarına ilişkin, "İsrail halkının iradesine herkesin saygı duyması gerekiyor." dedi. 

Öte yandan iktidara kim gelirse gelsin popülizmden vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, "Bir an önce iki devletli çözüm için herkesten çok İsrail'in adım atması gerekiyor. Burada sadece Filistin'in değil, İsrail'in de huzuru, bölgenin huzuru, barışı ve istikrarı için tek çözüm iki devletli çözümdür." şeklinde konuştu. 

Çavuşoğlu, bunun dışındaki hiçbir çözümün bölgeye barış ve istikrar getirmeyeceğine işaret ederek "Artık seçimler bitti. İsrail'in popülizmi bir kenara bırakması bu saldırgan tutumundan vazgeçmesi gerekiyor." şeklinde konuştu. Çavuşoğlu, İsrail'deki seçim sonuçlarının başta Orta Doğu barış süreci olmak üzere bölgeye istikrar ve huzur getirmesi gerektiğini kaydetti.

Öte yandan ABD'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya açık desteğinin çok faydası olmadığının görüldüğünü belirten Çavuşoğlu, "ABD'nin dürüst bir ara bulucu olması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, ABD'nin sunacağı barış planının sadece iki tarafın değil, tüm dünya tarafından gerçekten saygı görmesi için adil ve şeffaf olması gerektiğini vurguladı. 

Bugüne kadar ABD'nin İsrail'in tarafını tuttuğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, bu tutumun ABD'nin Orta Doğu sürecinde güvenilirliğini zedelediğini söyledi. Çavuşoğlu, Orta Doğu'ya barış ve istikrarın getirilmesi için Türkiye'nin üzerine düşen katkıyı sağlayacağını kaydetti. 

"Golan Tepeleri ile ilgili ABD'nin aldığı karar son derece yanlış"

Çavuşoğlu, "Golan Tepeleri ile ilgili ABD'nin aldığı karar son derece yanlıştır. Daha önce aldığı ve kendisinin de desteklediği Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarıyla da çelişiyor." dedi. 

Bu sorunun çözülmesi için geçmişte Türkiye'nin çok çaba sarf ettiğini anımsatan Çavuşoğlu, şunları dile getirdi:

"Bu topraklar Suriye'nin topraklarıdır. Rejimle bizim herhangi bir temasımızın olmaması bu gerçeği değiştirmez. Biz ilkeli bir tutum sergiliyoruz. ABD'nin uluslararası hukuku hiçe sayan kararlar almak yerine, Büyükelçiliğini taşımak gibi, uluslararası hukuk çerçevesinde ve BMGK kararları çerçevesinde bir barış sürecine ağırlık vermesi gerekiyor. O zaman hepimizden güçlü destek görür."

ABD'nin İran Devrim Muhafızlarını terör örgütü ilan etmesi

Çavuşoğlu, ABD'nin İran'ın resmi ordusu Devrim Muhafızlarını terör örgütü ilan etmesinin son derece yanlış bir karar olduğunu bildirdi.

İran'ın ve Devrim Muhafızlarının bazı politikalarını doğru bulmadıklarını belirten Çavuşoğlu, "Bir ülkenin resmi ordusunu terör örgütü ilan etmek son derece tehlikelidir." dedi.

Çavuşoğlu, ABD'nin Suriye'de terör örgütü YPG/PKK'yla iş birliği yaptığına dikkati çekerek "Siz bir terör örgütüyle iş birliği yapacaksınız sonra da kalkıp başka bir ülkenin resmi ordusunu terör örgütü ilan edeceksiniz. Bunu neyle izah edeceksin?" şeklinde konuştu. 

Libya'daki gelişmeler

Bakan Çavuşoğlu, Libya'da General Halife Hafter'in Trablus'a gerçekleştirdiği saldırının Libya'yı felakete götürebileceğine işaret ederek "Askeri bir saldırıyla gücü ele geçirmeye çalışmak Hafter ve tüm Libya için felaket olur." dedi.

Uluslararası camianın bu saldırıya sadece karşı çıkan açıklamalar yapmasının yetmeyeceğinin altını çizerek "Bu saldırıların öyle veya böyle durdurulması gerekiyor. Hafter'e destek veren ülkelere de söylüyoruz bu çok tehlikelidir. Taraf tutmayın." çağrısında bulundu. 

AP seçimleri

Çavuşoğlu, Avrupa'da yükselen aşırı sağ ve yabancı düşmanlığının Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerine olası etkilerine ilişkin, "Artık ortak değerler yerine ideolojinin hakim olmaya başladığını görüyoruz. Bu son derece tehlikelidir. Bu esasen Avrupa'yı İkinci Dünya Savaşı öncesine götürüyor." ifadesini kullandı. 

Avrupalıların da bu gelişmelerden endişe duyduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, "Aşırı sağ, İslam düşmanlığı ve tüm dinlere yönelik nefrete karşı inşallah 15 Mart Yeni Zelanda saldırısı bir milat olmuştur. Şu anda olumlu yaklaşımları görüyoruz." diye konuştu.

Çavuşoğlu, bu kapsamda medyanın olumlu rol oynaması gerektiğinin altını çizerek şöyle devam etti:

"Batı medyası maalesef halen son derece negatif. Birçok siyasetçi halen istediğimiz çizgide değil. Eğer bu trendi geri döndüremezsek yarın AP'de tamamen sol ve sağdaki aşırı akımlar hakim olur. O zaman AP'nin de herhangi bir itibarı kalmaz, aldığı kararları da kimse dinlemez."

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın