Bakan Göktaş, BM Kadının Statüsü Komisyonunun 70. Oturumu kapsamında ikili görüşmelerde bulundu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler (BM) Kadının Statüsü Komisyonunun (KSK) 70’inci Oturumu kapsamında İsveçli, Moldovalı, Gambiyalı bakanlar ve BM Kadın Birimi temsilcisiyle ikili görüşmelerde bulundu.
New York
BM Genel Kurulundan sonra en yüksek katılımlı BM etkinliği olan KSK toplantısında Türkiye’yi temsil eden Bakan Göktaş, toplantı kapsamında bulunduğu New York’ta çeşitli ülkelerin temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdi.
İsveç Cinsiyet Eşitliği ve Çalışma Hayatı Bakanı Nina Larsson ile bir araya gelen Göktaş, kadınların güçlenmesi adına atılacak ortak adımları ve yürütülecek projeleri değerlendirdi.
Kadınların ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik projelere değinen Göktaş, "Türkiye’nin Girişimci Kadınları" ve "Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim" programlarıyla kadın girişimcileri desteklediklerini belirtti.
Göktaş, Moldova Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanı Natalia Plugaru ile de görüştü.
Görüşmede iki bakan, kadınların güçlenmesi ve kadınlara yönelik şiddetle mücadelenin yanı sıra çocukların çevrim içi güvenliğinin sağlanması ve dijital risklere karşı alınacak yasal ve politika tedbirleri ile sosyal yardımlar alanında kurulacak olası işbirlikleri konusunda da görüş alışverişinde bulundu.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Gambiya ile mutabakat zaptı imzalandı
Bakan Göktaş, Gambiya Cinsiyet, Çocuk ve Sosyal Refah Bakanı Fatou Kinteh ile de bir araya geldi.
Görüşmede Türkiye’de “Aile ve Nüfus On Yılı” kapsamında yürütülen çalışmalar, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi, uluslararası platformlar bünyesinde yürütülen aile ve nüfus odaklı girişimlerin önemine değinildi.
Bakanlar Göktaş ve Kinteh, görüşmede iki bakanlık arasında “Kadın, Çocuk, Engelli ve Yaşlı Bireylerin Haklarının Geliştirilmesi ve Korunması Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Zaptı”nı imzaladı.
Mutabakatla, ailenin ve kadının güçlendirilmesi, çocuk haklarının teşvik edilmesi ve engelli bireyler ile yaşlıların topluma katılımının desteklenmesi alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi amaçlanıyor.
Ayrıca Bakan Göktaş, BM Kadın Birimi İcra Direktörü Sima Sami Bahous ile de görüştü.
Görüşmede Bakanlık ile BM Kadın Birimi arasında kadınlara yönelik mevcut projeler ve kadınların küresel düzeyde güçlendirilmesi amacıyla atılacak yeni adımlar ele alındı.
Bakan Göktaş, BM Kadının Statüsü Komisyonunun 70’inci oturumu kapsamında yan etkinliklere katıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile TÜRKONFED Arasında İş Birliği Protokolü İmza Töreni ve Bakanlık ile Sırbistan ortaklığındaki "Kadınların Kritik Rolü: Güçlendirme İçin Stratejik Ortaklıklar" yan etkinliğine katıldı.
Kadınların ekonomik ve sosyal güçlenmesi, kadın-erkek fırsat eşitliğine duyarlı iş ve tedarik uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla imzalanan işbirliği protokolü imza töreninin ardından Göktaş, Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından düzenlenen "Kadın-Erkek Eşitliğine Duyarlı Tedarik Yoluyla Adalete Erişim: Küresel Tedarik Zincirlerinde Yapısal Engellerin ve Ayrımcı Uygulamaların Aşılması" yan etkinliğinde konuştu.
Göktaş, adalete erişimin sadece hukuki süreçten ibaret olmadığını belirterek, adalete erişimin kadının emeğinin karşılığını alabilmesi olduğunu kaydetti.
Bu nedenle tedarik zincirlerine eşitlik perspektifiyle bakmanın önem taşıdığını dile getiren Göktaş, "Eğer bu alanda kapsayıcı yaklaşım kurulmazsa, kadınlar üretimin içinde yer alsalar bile karar mekanizmalarının dışında kalabilirler." dedi.
Göktaş, kadının girişimcilikte, istihdamda, üretimde ve karar alma süreçlerinde daha görünür olduğu bir yapının refahı büyüttüğünü, toplumsal dayanıklılığı artırdığını söyledi.
"İş dünyasında kalıcı ve yapısal dönüşümü destekleyecek adımlar atacağız"
Kadınların güçlenmesi, haklara erişimin kolaylaşması, koruyucu hizmetlerin yaygınlaşması ve kurumlar arası işbirliğinin temel öncelikler olduğunu vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti:
"Bu kapsamda somut politika, program ve projeleri hayata geçiriyoruz. TÜRKONFED ile işbirliğimizi bu oturum vesilesiyle başlatıyoruz. Bu adımı, KSK’nin ortaya koyduğu küresel sorumluluğun somut bir yansıması olarak görüyoruz. Bugün imzaladığımız işbirliği protokolüyle, kadın ve erkek için fırsat eşitliğini esas alan iş ve satın alma uygulamalarını güçlendireceğiz. İş dünyasında kalıcı ve yapısal dönüşümü destekleyecek adımlar atacağız."
Göktaş, istihdamı artırmanın yanı sıra kadınların liderlikte, yönetimde ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü yer almasını hedeflediklerini söyledi.
Kadın dostu iş yeri politikalarının yaygınlaşmasını bu dönüşümün temel unsurlarından biri olarak gördüklerini dile getiren Göktaş, işe alım, ücretlendirme, terfi ve performans değerlendirme süreçlerinde eşitliği esas alan, yazılı ve şeffaf kurumsal uygulamaları teşvik ettiklerinin altını çizdi.
Göktaş, kadın istihdamını güçlendirmek için gönüllü bir taahhüt mekanizması oluşturacaklarına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Bu taahhütleri üstlenen işletmeler, iyi uygulama örnekleri olarak tanınacak. Kadın istihdamını artıran işletmeleri desteklemek amacıyla 'Kadın Dostu KOBİ Modeli' geliştiriyoruz. Kadın istihdamı yüksek KOBİ’leri belirleyip öncelikli aktörler olarak konumlandırmayı amaçlıyoruz. Bu yılın KSK teması, ekonomik ve kurumsal yapılarımızı daha kapsayıcı ve adil hale getirme çağrısı yapmaktadır. Biz bu çağrıyı, yalnızca bir ilke beyanı olarak değil eşitliği ekonomik sistemlerin işleyişine yansıtma sorumluluğu olarak görüyoruz. Çünkü kadınların güvenli biçimde üretim yaptığı, yönetime katıldığı ve ekonomik hayatta güçlü biçimde yer aldığı bir yapı toplumun bütünü için hayati önemdedir. Bu yapı, dayanıklılığı artırır, sürdürülebilir kalkınmayı güçlendirir."
İmza töreninin ardından TÜRKONFED, 7 Mart'ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından açıklanan Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi İlkeleri Niyet Beyanı'nı imzaladı.
"Aileyi, değerlerini yaşatan bir vizyonla destekliyoruz"
Bakan Göktaş, ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sırbistan ortaklığıyla düzenlenen "Kadınların Kritik Rolü: Güçlendirme İçin Stratejik Ortaklıklar" yan etkinliğine katıldı.
Buradaki konuşmasında, kadınların hayatın her döneminde güçlü olduğu toplumların daha dirençli bir yapıya, daha adil bir düzene ve daha kapsayıcı bir geleceğe sahip olduğuna dikkati çeken Göktaş, kadınların güçlenmesine yönelik politikaların, yaşamın sadece belirli bir dönemini değil, çocukluktan yaşlılığa uzanan her evreyi kuşatan kapsamlı perspektifle oluşturulması gerektiğini söyledi.
Göktaş, kadınların görünürlüğünün arttıkça toplumların üretim kapasitesinin güçlendiğini, refah tabanının genişlediğini ve toplumsal bağların daha sağlam hale geldiğini belirterek, "Aileyi, değerlerini yaşatan ve kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren bir vizyonla destekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle ilan ettiğimiz '2025 Aile Yılı' ve 'Aile ve Nüfus On Yılı' bu anlayışı daha ileri taşıyan önemli bir iradeyi yansıtmaktadır. Ortaya koyduğumuz bu stratejik çerçeve kadın başta olmak üzere tüm aile bireylerinin refahını artırmaya odaklanmaktadır." şeklinde konuştu.
"Yaşlılık meselesini ayrı değerlendirmek mümkün değildir"
Aile bağlarının güçlü tutulması ve toplumsal dayanışma mekanizmalarının canlı kalmasının, yaşlıların yalnızlaşmasının önlenmesinde belirleyici rol oynadığını dile getiren Göktaş, günümüzde yaşlanmanın artık geleceğe ilişkin bir projeksiyon değil, toplumların halihazırda yüzleştiği yapısal gerçeklik olduğunu vurguladı.
Göktaş, şöyle devam etti:
"Bu tablonun önemli bir boyutunu ise yaşlı nüfus içinde kadınların daha yüksek oranda yer alması oluşturuyor. Dijital dönüşüm süreçlerinde yaşanan dışlanma riski de eklendiğinde, mevcut kırılganlıklar daha da derinleşebilmektedir. Bu nedenle yaşlılık meselesini, kadınların statüsü ve güçlenmesi başlığından ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Yaşlı kadınların güçlenmesi, sadece sosyal destek alanına ilişkin bir konu değildir. Bu mesele, kuşaklar arası adaletin, toplumsal dayanıklılığın ve sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biridir. Devletler, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum arasında bu konuda daha güçlü işbirliklerinin tesis edilmesi büyük önem taşımaktadır."
Etkinlikte, Azerbaycan, Nijerya, Slovakya, Birleşik Arap Emirlikleri, Finlandiya, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de yer aldı.
