İsrail'in Gazze'ye dün sabahtan beri düzenlediği saldırılarda 85 Filistinli hayatını kaybetti
İsrail ordusunun, dün sabah saatlerinden bu yana Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerine düzenlediği saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu 85 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

Gazze/New York
Filistin Sağlık Bakanlığının yanı sıra hastane kaynakları ve görgü tanıklarından alınan bilgilere göre, İsrail ordusu, Gazze'nin farklı kesimlerinde Filistinlilere ait evleri ve zorla yerinden edilenlerin sığındığı çadırları hedef aldı; yardım dağıtım merkezinde toplanan sivillerin üzerine biber gazı atıp, ateş açtı.
İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde ABD-İsrail güdümündeki yardım merkezi yakınında toplanan kalabalığa saldırısında 15 kişi atılan yoğun gaz nedeniyle boğularak, 6 kişi ise doğrudan vurularak öldürüldü, çok sayıda kişi de yaralandı.
İsrail, Han Yunus'un Mevasi bölgesinde bir çadırı vurdu. Hava saldırısında 3'ü çocuk, 8 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.
İsrail ordusunun, Han Yunus'un Sabra Mahallesi'nde bir eve düzenlediği saldırıda Levh ailesinden 2 kişi, kentte yerinden edilenlerin çadırlarını hedef alması sonucu da 4 kişi hayatını kaybetti.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı'nda yer alan bir daire ve yerinden edilenlerin kaldığı bir çadır ile kahvehane de İsrail bombalarının hedefi oldu. Bombardımanda 11 Filistinli hayatını kaybetti.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kentinin güneyinde kalan Sabra Mahallesi'nde bir evi hedef aldığı saldırıda 2 kişi, Gazze kentinin batısındaki Ebu Hasira caddesinde bir grup Filistinliyi hedef alması sonucu da biri çocuk 2 kişi öldü, çok sayıda kişi yaralandı.
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinde de bir evin İsrail güçlerince bombalanması sonucu 4 Filistinli öldü, 12 kişi yaralandı.
İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyine saldırdı
— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) July 17, 2025
Bombardımanda yaralananlar kentteki Ehli Baptist Hastanesi'ne nakledildi https://t.co/si62yyJh8A pic.twitter.com/3G2uhM3fpE
Gazze şehrinin kuzeydoğusundaki Et-Tuffah Mahallesi'nde Ez-Zerka bölgesi ile Bin Sıltan Camisi çevresinin İsrail tarafından bombalanması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti.
İsrail ordusunun, Gazze şehrinin batısında bir evi hedef alması sonucu biri çocuk 3 kişi, şehrin doğusundaki Ez-Zeytun Mahallesi'nin Eski Şehir bölgesini bombalaması sonucu da 1 kişi yaşamını yitirdi.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kentinin güneyinde kalan Sabra Mahallesi'nde El-Hattab ailesine ait bir evi hedef aldığı saldırıda 5 kişi, Gazze kentinin kuzeybatısındaki El-Kerame bölgesine düzenlediği saldırıda da 1 Filistinli hayatını kaybetti.
İsrail ordusunun, Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı'nda 1. ve 3. blok bölgelerinde toplu halde bulunan Filistinlileri hedef alması sonucu 1'i çocuk 8 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.
İsrail savaş uçaklarının Deyr el-Belah kentine düzenlediği iki hava saldırısında 4'ü aynı aileden 7 Filistinli hayatını kaybetti.
İsrail ordusunun, Netzarim kavşağı yakınlarındaki yardım dağıtım merkezinin çevresini hedef alan hava saldırısında 4 Filistinli yaşamını yitirdi.
Gazze'deki hükümet: İsrail, yardım almak isteyen Filistinlileri demir bariyerler arasına kapatıp öldürdü
Gazze'deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in, ABD'li "Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF)" kanalıyla sözde "yardım" kılıfıyla, aylardır açlığa mahkum ettiği Filistinlilere karşı yeni bir katliam gerçekleştirdiği vurgulandı.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyinde ABD-İsrail güdümündeki yardım merkezinde yiyecek bulma ümidiyle toplanan Filistinlilere gazla müdahale etmesi sonucu, 15'i boğularak, 21 kişi hayatını kaybetti https://t.co/si62yyJh8A pic.twitter.com/UZa5e6R8Yz
— Anadolu Ajansı (@anadoluajansi) July 16, 2025
İsrail ordusunun bu sabah Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinde insani yardım alabilmek umuduyla toplanan kalabalığa saldırısında 15 kişinin atılan yoğun gaz nedeniyle boğularak, 6 kişinin ise doğrudan vurularak öldürüldüğü, çok sayıda kişinin de yaralandığı kaydedildi.
GHF'den yapılan "19 Filistinlinin çıkan izdihamda ezilerek, 1 Filistinlinin de bıçaklanarak öldüğü" yönündeki açıklamanın yalan ve yanıltıcı olduğu, "öfkeyle" takip edildiği vurgulandı.
ABD-İsrail güdümlü GHF'nin bir insani yardım kuruluşu olmadığı, yardım çalışmaları için herhangi bir profesyonelliği veya etik standardı bulunmadığı ifade edildi.
Gazze'de "ölüm tuzakları" olarak nitelenen GHF'nin, İsrail'e hizmet etmek üzere tasarlanmış tehlikeli bir güvenlik ve istihbarat aracı olduğu, ölümcül bir şekilde yönetildiği belirtildi.
Medya Ofisinin açıklamasında, "GHF, eylemlerinde sahte insani yardım çalışması kılıfıyla toplu ölüm tuzaklarının bir örneğini temsil etmektedir." ifadesine yer verildi.
Gazze'de açlığa mahkum edilen Filistinlilere karşı işlenen bu katliamlardan İsrail'in ve GHF'nin sorumlu olduğu vurgulanırken, uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, insan hakları ve hukuk kuruluşlarına "GHF'nin sivillerin hayatına kasteden çalışmalarını derhal durdurması ve karıştığı suçların soruşturulması için harekete geçme" çağrısı yapıldı.
Açıklamada, "GHF, ölümcül çalışma yöntemiyle halkımıza karşı işgalci İsrail tarafından yürütülen soykırım ve aç bırakma politikasının fiili ortağı haline gelmiştir." ifadesi kullanıldı.
24 saatte 94 can kaybı
Öte yandan, Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise son 24 saatte Gazze'deki hastanelere 94 ölü ve 252 yaralının getirildiği kaydedildi.
İsrail, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'u açtığı yeni koridorla kuşattı
Ordudan yapılan açıklamada, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinin doğusu ile batısını ikiye bölen 15 kilometrelik koridorun tamamlandığı belirtildi.
İsrail ordusu, kara ve zırhlı birlikleriyle açtığı koridorun, işgal ve saldırıları için "kilit rol oynayacağını" savundu.
Ordudan paylaşılan video ve fotoğraflarda, "Magen Oz Koridoru'nun" Refah ile Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran Morag Koridoru'na bağlandığı görülüyor.
Yerel basın, Tel Aviv yönetiminin ateşkes müzakereleri devam ederken Gazze Şeridi'ni parçalara ayırma planı çerçevesinde açtığı koridoru, baskı aracı olarak kullanmaya çalıştığı değerlendirildi.
FKÖ: İsrail'in Harem-i İbrahim Camisinde "kontrolünü dayatması" Filistinlilerin haklarına açık bir saldırı
Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Ulusal Konseyi Başkanı Ruhi Fettuh, İsrail medyasında, İsrail'in söz konusu cami üzerindeki yetkileri Filistinli belediyeden alarak bölgedeki yerleşim biriminin yönetimine verilmesi yönündeki haberlere ilişkin yazılı açıklama yaptı.
FKÖ'lü yetkili, bu adımı, "Filistin halkının tarihi, dini ve hukuki haklarını hedef alan açık bir saldırı, İslam dinine has kutsal mekanları Yahudileştirme çabası çerçevesinde işlenen tam teşekküllü bir suç" şeklinde nitelendirdi.
Fettuh, bunun, uluslararası insancıl hukukun yanı sıra Lahey ve Cenevre Sözleşmeleri ile Harem-i İbrahim Camisinin İslami bir vakıf olduğunu teyit eden UNESCO kararlarının da açık bir ihlali olduğunu kaydetti.
Bu tür gelişmelerin, aşırılık yanlısı koalisyonlar tarafından yönetilen Tel Aviv hükümetinin Müslümanlara ait ibadethaneler üzerinde cebren Yahudi tahakkümü dayatmayı amaçlayan sistematik bir planın parçası olduğunu vurgulayan Fettuh, ihlallerin açık bir "din savaşına" zemin hazırladığı ve sorumluluğunun İsrail hükümetine ait olduğu konusunda uyardı.
Fettuh, uluslararası toplumdan, bu ırkçı politikaları besleyen ve bölge genelinde infilaka yol açacak sessizlik ve suça dahil olma durumunun ivedilikle sonlandırılmasını talep etti.
Filistin: İsrail, halkı zorla yerinden etmek için Gazze'deki insani felaketi derinleştiriyor
Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ni birbirinden koparma ve işgalini sağlamlaştırmak amacıyla güneydeki Han Yunus bölgesinin doğusu ile batısını birbirinden ayırma duyurusunun sonuçları konusunda uyarıda bulunuldu.
İsrail'in Han Yunus'ta yeni koridorla Filistin halkına karşı insani felaketin derinleştirildiği vurgulanan açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki halkı, zorla yerinden etme planları doğrultusunda, insani olmayan küçük çadır beldelerine hapsetmeye çalıştığı ifade edildi.
İsrail ordusunun açtığı koridorlarla eş zamanlı, Gazze Şeridi'nde geriye kalan binaları yıkmaya devam ettiğinin belirtildiği açıklamada, İsrail medyasında Gazze Şeridi'ndeki yapıların yüzde 70'inin yerle bir edildiği yönünde haberler çıktığına dikkati çekildi.
Tel Aviv yönetiminin savaşı uzatarak Filistinli sivillerin acılarını derinleştirdiği ve Gazze Şeridi'nin tümünü yaşanmaz hale getirmeye çalıştığı bilgisinin yer aldığı açıklamada, İsrail'in sözde yardım merkezlerini de Filistinlileri zorla yerinden etme amacıyla kullandığına işaret edildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinin doğusu ile batısını ikiye bölen 15 kilometrelik "Magen Oz Koridoru'nun" tamamlandığı belirtilmişti.
Ordudan paylaşılan video ve fotoğraflarda, "Magen Oz Koridoru'nun" Refah ile Han Yunus kentlerini birbirinden ayıran Morag Koridoru'na bağlandığı görülüyor.
Gazze'deki hükümet, ABD'li yardım yetkililerini yardım çağrısıyla Filistinlileri ölüm tuzağına çekmekle suçladı
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, “ABD merkezli İnsani Yardım Vakfı, Gazze’nin güneyinde SDS3 adını verdiği merkez aracılığıyla yüz binlerce vatandaşı yardım almaya çağırdı. Ancak daha sonra binlerce açlık çeken insanı dar demir geçitlerde toplayarak kapıları kapattı. Bu geçitlerin adeta insanları boğmak için tasarlandığı görüldü.” ifadelerine yer verildi.
Vakfın görevlileri ve İsrail güçlerinin, yardım almak üzere toplanan aç insanlara biber gazı sıktığı ve ardından doğrudan ateş açtığına dikkat çekilen açıklamada, “Kapalı ve çıkışı olmayan bu alanda yaşanan izdihamda çok sayıda kişi olay yerinde hayatını kaybetti, onlarcası ise yaralandı.” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, bu olay sonucunda, 15 kişinin boğularak, 6 kişi ise gerçek mermilerle vurularak toplamda 21 kişinin yaşamını yitirdiği belirtilerek, olay yerinde bulunan 14 görgü tanığının ifadelerinin, yaşananların ayrıntılarını doğruladığı vurgulandı.
Daha önce Amerikalı yardım görevlilerinin doğrudan kalabalığa ateş açtığını gösteren görüntülerin belgelendiği aktarılan açıklamada, bunun "ilk vaka olmadığı" ifade edilirken, söz konusu vakfın 27 Mayıs’tan bu yana gerçekleştirdiği faaliyetler sonucu 870'ten fazla kişinin hayatını kaybettiği, 5 bin 700 kişinin yaralandığı ve 46 kişinin kayıp olduğu bildirildi.
Açıklamada, yardım dağıtım süreci, "öldürmek için tasarlanmış ölümcül bir mekanizma" olarak nitelendirilirken, vakfın "İsrail’in Filistin halkına yönelik soykırım ve açlığa mahkûm etme politikasının fiili bir ortağı haline geldiği" vurgulandı.
Uluslararası topluma, BM Güvenlik Konseyi’ne ve insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunulan açıklamada, bu vakfın faaliyetlerinin derhal durdurulması, işlenen suçlara yönelik bağımsız ve şeffaf bir soruşturma başlatılması ve sivillerin hayatına yönelik tehlikenin önlenmesi istendi.
Gazze'deki Sağlık Bakanlığından bu sabah yapılan açıklamada, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus kentinde "ölüm tuzakları" olarak nitelenen ABD-İsrail güdümündeki yardım merkezi yakınında açlıkla boğuşan Filistinlilere karşı yeni bir katliamın gerçekleştirildiği belirtilmişti.
İsrail ordusunun söz konusu yardım merkezi yakınında yiyecek bulma ümidiyle toplanan Filistinlilere gazla müdahale etmesi sonucu izdihamın yaşandığı ve 15'i boğularak, 21 Filistinlinin yaşamını yitirdiği aktarılmıştı.
“Dünyanın neresinde olursa olsun tüm Amerikan vatandaşlarını koruyoruz”
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD Başkanı Donald Trump ile Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife'nin Beyaz Saray'daki görüşmesi sırasında basın mensuplarına konuştu.
Batı Şeria’da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırısında hayatını kaybeden ABD vatandaşı Filistinli gençle ilgili bir soruya Rubio, ABD’nin İsrail Büyükelçiliği üzerinden İsraillilerden soruşturma başlatmalarını ve olaya kimlerin karıştığını öğrenmek istediklerini belirtti.
Rubio, "Dünyanın neresinde olursa olsun, özellikle de haksız yere öldürülen veya katledilen tüm Amerikan vatandaşlarını koruyoruz. Bu nedenle daha fazla bilgi topluyoruz." diye konuştu.
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, ABD vatandaşı Filistinli Sayf Musallat isimli 20 yaşındaki gencin öldürülmesi ile ilgili İsrail'den etkin bir soruşturma talep ettiğini belirtmiş, "Bu suç ve terör eyleminin hesabı sorulmalıdır." ifadelerini kullanmıştı.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, 11 Temmuz'da Batı Şeria'nın Ramallah kentine bağlı Sincil beldesinde ailesine ait arazide bulunan Musallat'ı darbederek öldürmüşlerdi.
BM: İsrail'in militarize gıda dağıtım merkezlerinden birinde onlarca kişi öldü veya yaralandı
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, BM Genel Merkezi'ndeki günlük basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu.
Gazze'de çatışmaların ve açlık krizinin devam ettiğine işaret eden Dujarric, insanların, hayatta kalmak için izin verilen az miktarda yiyecek ve diğer temel ihtiyaç maddelerine erişmek için hayatlarını riske atmaya devam ettikleri bilgisini paylaştı.
Genel Sekreter Sözcüsü, "Daha bu sabah, İsrail'in militarize gıda dağıtım merkezlerinden birinde onlarca kişinin öldüğü veya yaralandığı yönünde korkunç haberler aldık." ifadelerini kullandı.
Gazze'de, ihtiyaç duyulan temel ihtiyaçların başında gelen yakıt teminin "çok az miktarda" kaldığını belirten Dujarric, "ciddi arz kıtlığı" yüzünden, sağlık merkezleri, telekomünikasyon, su arıtma tesisleri ve atık su arıtma tesisleri dahil hayati önem taşıyan tüm tesislerin faaliyetinin durma noktasında olduğunu vurguladı.
BM: BMGK İsrail'in uluslararası hukuk yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini gözden geçirmeli
BMGK'de acil oturumla Gazze'deki insani durum görüşüldü.
Burada üye ülkeleri bilgilendiren BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, Gazze’deki koşulları tanımlamak için kelimelerin yetersiz kaldığını belirtti.
"İnsanlar ailelerini doyurmaya çalışırken hayatlarını kaybediyor"
Fletcher, Gazze'de gıdanın tükendiğini, gıda arayışına çıkanların ise vurulma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, "İnsanlar, ailelerini doyurmaya çalışırken hayatlarını kaybediyor. Hastanelere her gün ölü bedenler getiriliyor. Sağlık çalışanları, günbegün yaralılardan yaşananları birinci elden dinliyor. Haziran ayında çocuklar arasında açlık oranı en yüksek seviyesine ulaştı. 5 bin 800'den fazla kız ve erkek çocuk, ciddi düzeyde yetersiz beslenme teşhisi aldı." ifadelerini kullandı.
Geçen hafta çocuklar ve kadınların hayatta kalabilmek için bekledikleri besin takviyeleri sırasında düzenlenen bir saldırıda hayatını kaybettiğini anımsatan Fletcher, yardım çalışanlarına yönelik saldırılar gerçekleştirildiğine dair raporların da bulunduğunu kaydetti.
Fletcher, Gazze'de sağlık sisteminin çökmüş durumda olduğunu, 36 hastaneden yalnızca 17’sinin kısmen işlev gördüğünü aktardı.
Bazı hastanelerde 5 bebeğin 1 kuvözü paylaştığını anlatan Fletcher, hayati öneme sahip ilaçların da yüzde 70’inin tükendiğini, tıbbi ekipmanların yarısının zarar görmüş durumda olduğunu bildirdi.
Fletcher, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gazze’deki artan insani ihtiyaçlar, siviller çapraz ateşe maruz kalmadan karşılanmalıdır. İşgalci güç olarak İsrail’in, insanların gıdaya ve tıbbi malzemelere erişimini sağlama yükümlülüğü vardır. Ancak bu yerine getirilmiyor. Bunun yerine siviller ölüm, yaralanma ve zorla yerinden edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Onurlarından mahrum bırakılıyor. Yorum yapma takdiri size aittir. Ancak, hayatlarını sürdürebilmek için kuyrukta bekleyen sivillerin öldürülmesinin, sivil ihtiyaçları karşılama sorumluluğu kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini tartışmamız gerekmiyor."
Olaylara ilişkin İsrail’in yürüttüğü soruşturmaların sonuçlarını beklediklerini dile getiren Fletcher, aynı zamanda BM'nin her rapor sunduğunda, hizmet etmeye çalıştığı sivillere erişiminin daha da kısıtlanacağına yönelik tehditlerle karşı karşıya kaldığını bildirdi.
Fletcher, Gazze'de vizelerin yenilenmediğini ya da sürelerinin kısaltıldığını, bu durumun özellikle sivillerin korunmasına yönelik çalışmaları engellediğini anlatarak, bu yıl Gazze’ye giriş başvurularının yüzde 56’sının reddedildiğini ve bunların çoğunun acil sağlık ekiplerine ait olduğunu ifade etti.
BM'nin işe yarayan bir insani yardım planı olduğunun altını çizen Fletcher, "Bu plan, farklı türlerde ve yeterli ölçekte öngörülebilir yardımların, ateş altında kalmadan çoklu geçiş noktalarından girişini, belirlenen BM yardım mekanizmaları ve insani ilkelere uygun şekilde, depolarımıza ve dağıtım merkezlerimize zamanında ulaşmasını öngörüyor." şeklinde konuştu.
Fletcher, işgal altındaki Batı Şeria'daki durum hakkında bilgi vererek, burada da can kayıpları yaşandığını ve geçim kaynaklarının yok oluşunun sürdüğünü söyledi.
Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin şiddet eylemlerinin alarm verici şekilde arttığını belirten Fletcher, "Filistinli topluluklar her gün yerlerinden ediliyor, yaralanıyor, mülkleri zarar görüyor. BM, bu yıl yalnızca haziran ayında Filistinlilere ve mallarına yönelik günde ortalama dört yerleşimci saldırısı kayda geçirdi. Haziran ayında 100 Filistinli, İsrailli yerleşimcilerin saldırılarında yaralandı. Bu, son 20 yılın en yüksek rakamıdır." diye konuştu.
BM Genel Sekreter Yardımcısı, "Bu gerçekler ışığında, Konsey’i, İsrail’in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini ve biz insani yardım çalışanlarının görevlerimizi yerine getirip getiremediğimizi değerlendirmeye davet ediyorum." dedi.
Devletler ve silahlı grupların sivilleri savaşın dehşetinden korumak amacıyla oluşturulmuş kurallara uymak zorunda olduğunun altını çizen Fletcher, "Ancak bugün dünya genelinde bu kuralların nasıl erozyona uğradığını ve itibarsızlaştırıldığını izliyoruz. Tüm tarafların uluslararası insancıl hukuka saygı göstermesini sağlamak sizin elinizdedir." mesajını verdi.
BMGK'yi "sessiz gücünü" fazla abartmakla suçlayan Fletcher, antisemitizmle mücadelenin önemine işaret ederek, "Ancak İsrail’i de diğer tüm devletlerle aynı ilke ve yasalara tabi tutmalıyız." ifadesini kullandı.
BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) İcra Direktörü Catherine Russell, çocukların siyasi aktör olmadığını, savaşları onların başlatmadığını ve sonlandıramayacaklarını söyledi.
Buna rağmen savaşlarda en ağır acıyı çocukların yaşadığını kaydeden Russell, "Gazze’de savaştan sağ kurtulan çocuklar, yaşadıkları yoksunluk ve travmatik olaylar nedeniyle ömür boyu etkilenecek. Savaş başlamadan önce bile Gazze’deki çocuk nüfusunun yarısı ruh sağlığı ve psikolojik desteğe ihtiyaç duyuyordu. Bugün ise Gazze’deki tüm çocuklar bu desteğe ihtiyaç duymaktadır." şeklinde konuştu.
Russell, Gazze’deki çocukların ciddi gıda güvencesizliği ve yetersiz beslenme dahil olmak üzere yıkıcı yaşam koşulları altında hayatta kalmaya çalıştığını ifade ederek, haziran ayında yaklaşık 6 bin çocuğun ciddi düzeyde yetersiz beslenmeyle mücadele ettiğinin tespit edildiğini bildirdi.
Bunun şubat ayına göre akut yetersiz beslenme vakalarında yüzde 180’lik çarpıcı bir artışa tekabül ettiğini aktaran Russell, binlerce çocuğun da acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Russell, travmatik yaralar alan ve ciddi kronik rahatsızlıkları olan çocukların tıbbi bakıma Gazze Şeridi'nde ulaşamadığı için ölüm riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
"Son birkaç aydır BM öncülüğündeki insani müdahale neredeyse tamamen durmuş durumda. Oysa mart ayındaki ateşkes sırasında yardım hızlı ve güvenli biçimde ulaştırılabiliyordu. UNICEF ve ortakları daha da ileri giderek, kapı kapı dolaşarak yetersiz beslenen çocuklara ve hamile kadınlara doğrudan kaldıkları yerlerde yardım ulaştırdı. Sizlere bir kez daha sesleniyoruz: 'UNICEF ve insani yardım ortaklarımızın görevlerini yerine getirmelerine olanak tanıyın.'"
Acilen, tüm geçiş noktalarından güvenli ve sürdürülebilir insani erişim sağlayacak BM öncülüğündeki yardım mekanizmasına geri dönülmesi gerektiğinin altını çizen Russell, "Gazze’de çocuklara karşı işlenen şiddetin etkileri yıkıcı boyuttadır. Uluslararası hukuk açıktır. Tüm çatışma tarafları sivilleri korumak ve insani yardımın güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasını sağlamakla yükümlüdür. Tüm taraflara, çocukları korumaya yönelik derhal harekete geçmeleri çağrısında bulunuyoruz." dedi.
Russell, İsrail’e, sivillerin, özellikle de çocukların korunmasını güvence altına alacak şekilde angajman kurallarını gözden geçirmesi ve uluslararası insancıl hukuka tam uyma çağrısında bulundu.
Tüm olaylara ve iddia edilen ihlallere ilişkin kapsamlı ve bağımsız soruşturmalar yürütülmesi gerektiğini ifade eden Russell, hesap verilebilirliğin sağlanmasının önemine işaret etti.
"Gazze'deki çocukları yüzüstü bıraktık"
Russell, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:
"Acı gerçek şu ki Gazze’deki çocukları yüzüstü bırakıyoruz. Onların gözünden bakıldığında bu başarısızlık, çocuk olma haklarının açık bir ihlalidir. Sağlıklı, güvende ve eğitimli bir yaşam sürebilecek çocuklar olma haklarının ellerinden alınmasıdır. Tarih bu başarısızlığı sert bir şekilde yargılayacak. Çocuklar da öyle. Gazze’deki çocuklar, dünyanın diğer tüm çocukları gibi barışı hak ediyor. Bizim görevimiz, onlara hak ettikleri geleceği vermektir. Artık daha iyisini yapmak zorundayız."
Engelli Filistinlilerin yüzde 80'inden fazlasının tekerlekli sandalyesi yok
Genel Sekreter Sözcüsü Dujarric, İsrail'in saldırılarının ve yerinden etme operasyonlarının devam etmesi nedeniyle Gazze'deki engellilerin yüzde 80'inden fazlasının tekerlekli sandalyelerini kaybettiğini bildirdi.
Dujarric, "İşitme cihazlarını, yürüteçlerini ve hayatlarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları birçok cihazı kaybettiler." diye ekledi.
BM ile çalışan kuruluşlardan birinin anketine atıfta bulunan Dujarric, ankette, Gazze halkının hareket kabiliyetlerinin kısıtlanması, insani yardıma erişimlerinin engellenmesi ve patlayıcı mühimmatlara maruz kalma gibi durumların, savunmasız insanların "karşılaştığı birçok zorluktan sadece birkaçı" olduğu sonucuna varıldığını vurguladı.
Dujarric, "Bu felaket durumunun sona ermesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Ateşkes vakti çoktan geldi. Gazze'ye derhal büyük miktarda insani yardım girmesi ve tüm esirlerin serbest bırakılması gerekiyor." dedi.
İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi Woodward, İsrail'i Gazze'deki ablukayı kaldırmaya çağırdı
Woodward, BM Güvenlik Konseyinde, Gazze'deki insani duruma ilişkin oturumda yaptığı konuşmada, "İngiltere, İsrail'in Gazze'deki krize yönelik insani olmayan yaklaşımından duyduğu derin endişe nedeniyle Danimarka, Fransa, Yunanistan ve Slovenya'yla birlikte bu toplantıyı talep etti." açıklamasında bulundu.
Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırılarının üzerinden 650 gün geçtiğini hatırlatan Woodward, esirlerin zorlu koşullarda, sevdiklerinden uzak yaşadığını, Gazze halkının ise her gün ölüm, çaresizlik ve yerinden edilmeyle karşı karşıya olduğunu anlattı.
Barbara Woodward, taraflar arasında bir anlaşma yapılması gerektiğini belirterek, "Tarafları uzlaşma ruhuyla acil ateşkesi sağlamaya, esirleri salıvermeye ve kalıcı barışa giden yola girmeye çağırıyoruz." diye konuştu.
Atılması gereken 3 adım olduğunu dile getiren Woodward, bunların ilkinin İsrail'in Gazze'ye yardım girişini engelleyen ablukasının kaldırılması olduğunu vurguladı.
Woodward, "Yakıt olmadığı için Gazze'deki su sistemleri ve hastaneler çökme noktasına geldi. İlaçlar olmadığı için tedavi edilebilir hastalıklar canlar alıyor. Gıda olmadan Filistinliler yetersiz beslenmeden ölüyor ya da çaresizce gıda bulmak için çabalamak zorunda kalıyor." ifadesini kullandı.
"Yardım noktalarında 800 insanın öldürülmesi kabul edilemez"
ABD ve İsrail güdümlü Gazze İnsani Yardım Vakfının (GHF) faaliyetlerine dikkati çeken Woodward, "GHF bize, BM'nin büyük insani ihtiyaçları karşılama kapasitesi olan tek kurum olduğunu gösterdi. Bu nedenle hayatları kurtarmak için İsrail'i BM'ye acilen engelsiz izin vermeye çağırıyoruz." sözlerini sarf etti.
Avrupa Birliği ile İsrail arasındaki ortaklık anlaşmasının gözden geçirilmesini memnuniyetle karşıladıklarını kaydeden Woodward, artık somut eylem görme zamanının geldiğine işaret etti.
Woodward, İsrail'in askeri saldırılarını genişletmesine de karşı olduklarının altını çizerek, "İsrail'i derhal sivilleri koruyacak önlemleri almaya çağırıyoruz. Geçen 4 ayda 1000'den fazla çocuk öldürüldü. Çaresizce yiyecek arayan Filistinlilere İsrail ordusu tarafından ateş açılıyor. Yardım noktalarında 800 insan öldürüldü. Bu tamamen kabul edilemez." görüşünü paylaştı.
Daimi Temsilci Woodward, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın, Filistinlileri zorla Refah'a yerleştirme planları karşısında İngiltere'nin şoke olduğunu belirtti.
Bunun, BM'nin kuruluş prensiplerine temelden aykırı olduğuna vurgu yapan Woodward, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Filistin toprakları azaltılmamalı ve siviller evlerine dönebilmeli. İleriye giden yol Filistinli ve İsraillilere kalıcı barış getirecek diplomasi ve uzlaşmadan geçiyor. Fransa ile Suudi Arabistan'ı eş başkanlığını yapacakları iki devletli çözüm konusundaki konferanstan ötürü tebrik ediyoruz. Bu, hedefe ulaşmak için önemli bir fırsat."
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda en az 58 bin 573 Filistinli hayatını kaybetti, 139 bin 607 kişi de yaralandı.
İsrail'in ateşkesi bozduğu 18 Mart'tan itibaren Gazze'ye düzenlediği saldırılarında ise 7 bin 750 kişi yaşamını yitirdi, 27 bin 566 kişi yaralandı.
27 Mayıs'tan bu yana İsrail-ABD güdümlü "Gazze İnsani Yardım Vakfı" tarafından insani yardım adı altında kurulan dağıtım bölgelerinde Filistinlilerin hedef alındığı sistematik saldırılar sonucu ölenlerin sayısı 851'e, yaralıların sayısı da 5 bin 634'e çıktı.
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde işgali genişletecek ve kalıcı hale getirecek saldırı planını uygulamaya başladı. Başbakan Binyamin Netanyahu, Gazze Şeridi’nin tamamını işgal edeceklerini duyurdu.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.