İsrail ordusu, son 24 saatte Gazze'ye 140'tan fazla hava saldırısı düzenledi
İsrail ordusu soykırımın devam ettiği Gazze Şeridi'ne son 24 saatte 140'tan fazla hava saldırısı düzenledi.
Ankara
Gazze kentini işgal için kara saldırısı başlatan İsrail ordusu, bölgeye yönelik hava bombardımanlarını da artırarak sürdürüyor.
Saldırılar, açlık ve katliamlara rağmen topraklarını terk etmek istemeyen Filistinlilerin sığındığı Gazze kentinde yoğunlaşıyor.
İsrail ordusu, açlığa ve saldırılara rağmen Gazze kentinde kalmayı sürdüren Filistinlileri katliamlarla güneye göç etmeye zorluyor.
Gazze kenti, havadan ve karadan düzenlenen saldırılarla bombalanıyor. Bu saldırılara rağmen yüzbinlerce Filistinli Gazze kentinde kalmaya devam ediyor.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Gazze kentinin yanı sıra Gazze Şeridi'nin orta ve güney kesimlerinde de İsrail saldırıları devam ediyor.

İsrail'in Gazze'deki saldırılarında aralarında yardım bekleyenlerin de olduğu 48 Filistinli yaşamını yitirdi
Görgü tanıkları ve sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nin kuzey, orta ve güney kesimlerinde sivil noktaları ve sözde insani yardım dağıtım merkezlerini hedef aldı.
İsrail ordusu gece boyunca Gazze Şeridi'nin kuzeyini yoğun bombardımana tuttu. Saldırılarda çok sayıda bina yerle bir oldu.
Kuzeydeki Gazze kentinde sabah saatlerinden bu yana gerçekleştirilen saldırılarda 33 kişi hayatını kaybetti.

Gazze Şeridi'nin orta ve güneyinde yardım bekleyenler vuruldu
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Netzarim Koridoru çevresinde insani yardım bekleyenlere ateş açıldı, 10 kişi yaşamını yitirdi.
Nusayrat Mülteci Kampı’nda bir çadıra düzenlenen saldırıda 1 kişi hayatını kaybetti.
Orta kesimlerdeki bir diğer saldırıda da 1 kişi daha yaşamını yitirdi.
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta da yardım bekleyen 1 Filistinli İsrail saldırısında öldürüldü.
İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentindeki saldırılarında da 2 kişi hayatını kaybetti.
Saldırılar nedeniyle hayatını kaybedenlerin cenazelerinin yanı sıra çok sayıda yaralı da bölgedeki Avde, Şifa, Nasır ve El-Ehli Baptist hastanelerine getirildi.

İsrail'in Gazze'ye saldırılarında can kaybı son 24 saatte 47 artarak 65 bin 549'a çıktı
Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in devam eden saldırılarında yaşanan can kayıpları ve yaralanmalara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.
Son 24 saatte Gazze Şeridi'ndeki hastanelere 47 ölü ve 142 yaralının ulaştırıldığı belirtildi.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta varılan ateşkesi bozarak 18 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 12 bin 956 Filistinlinin yaşamını yitirdiği, 55 bin 477 kişinin yaralandığı kaydedildi.
İsrail-ABD güdümlü sözde yardım dağıtım noktalarında Filistinlilerin hedef alındığı sistematik saldırılarda 27 Mayıs'tan bu yana öldürülenlerin sayısının 2 bin 543'e, yaralananların sayısının da 18 bin 614'e ulaştığı ifade edildi.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten beri düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının ise 65 bin 549'a, yaralıların sayısının 167 bin 518'e yükseldiği kaydedildi.
Gazze Şeridi'nde enkaz altında hâlâ binlerce ölü olduğu belirtiliyor.
Gazze Şeridi'ndeki hastaneler cenazelerle doldu
Hastane kaynaklarından alınan bilgilere göre, sabah saatlerinden bu yana Avde Hastanesi'ne 10, Şifa Hastanesi'ne 8, El-Ehli Baptist Hastanesi'ne 4 ve Nasır Hastanesi'ne 2 kişinin cansız bedeni ulaştırıldı.
Söz konusu hastanelere çok sayıda yaralı da getirildi.
Sınır Tanımayan Doktorlar, İsrail saldırıları nedeniyle Gazze kentindeki faaliyetlerini durdurdu
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
"Gazze kentindeki yoğun İsrail saldırısı nedeniyle faaliyetlerimizi askıya almak zorunda kaldık." ifadeleri kullanılan açıklamada, İsrail'in Gazze kentindeki acımasız saldırıları nedeniyle güvenlik durumunun kötüye gittiği belirtildi.
Artan saldırıların MSF personeli için kabul edilemez bir risk seviyesi oluşturduğu kaydedilen açıklamada, bu durum nedeniyle MSF'nin hayati tıbbi faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığı ifade edildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen MSF Gazze Acil Durum Koordinatörü Jacob Granger, "Kliniklerimiz İsrail güçleri tarafından kuşatıldığı için faaliyetlerimizi durdurmaktan başka seçeneğimiz kalmadı. Gazze kentindeki ihtiyaçlar çok büyük ve en savunmasız kişiler hareket edemiyor. Yeni doğan bakımındaki bebekler, ağır yaralılar ve hayati tehlike arz eden hastalıkları olanlar büyük tehlike altındayken bu isteyeceğimiz son şeydi." değerlendirmesinde bulundu.
İsrail Güvenlik Kabinesi, 8 Ağustos'ta Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kentinin işgal edilmesine yönelik plana onay vermiş, ordu 11 Ağustos'ta kenti işgal etmek amacıyla büyük çaplı bir saldırı başlatmıştı.
İsrailli bir ordu yetkilisi, 19 Eylül'de yerel basına yaptığı açıklamada, Gazze kentindeki 480 bin Filistinlinin güney bölgelere göç ettiğini söylemişti.
İşgal planını devreye sokan İsrail ordusu, Gazze kentindeki çok katlı onlarca binayı hava saldırılarıyla yıkmıştı.
DSÖ, İsrail'in saldırdığı Gazze kentindeki durumun endişe verici olduğunu bildirdi
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, konuya ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulundu.
"Gazze kentindeki durum rahatsız edici ve endişe verici." ifadesini kullanan Ghebreyesus, sağlık tesisleri ve çevresine yapılan saldırıların, hayat kurtarıcı bakımın sağlanmasını imkansız hale getirdiğini kaydetti.
Ghebreyesus, Sınır Tanımayan Doktorlar'ın (MSF) bölgede görev yapan sağlıkçıları ile dayanışma içerisinde olduklarını belirterek, "İsrail'i sağlık çalışanları, hastalar ve tıbbi yardım için güvenli erişim ve koruma sağlamaya çağırıyoruz. Hemen ateşkes sağlanmalı." değerlendirmesinde bulundu.
DSÖ, Gazze'de 1 Ocak-12 Eylül tarihlerinde yetersiz beslenmeye bağlı 369 ölüm bildirildiğini açıkladı
Jasarevic, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.
İsrail'in işgal planını uygulamaya koyduğu Gazze kentinde tahliye taleplerinin yüzlerce sağlık tesisini etkilediğini belirten Jasarevic, hastanelerin tahliye istenmese dahi erişim yetersizliği ve yakınlarındaki şiddet nedeniyle hizmet dışı kalabildiğini kaydetti.
Jasarevic, "Gazze kenti, Gazze Şeridi sağlık sisteminin omurgasını oluşturuyor. Sahra hastaneleri de dahil Gazze Şeridi'ndeki tüm hastanelerinin neredeyse yarısı, yüzde 46'sı burada bulunuyor. Gazze'nin güneyindeki hastaneler ise kapasitelerinin çok altında ve daha fazlasını kaldıramıyor. Bu hastaneler hizmet dışı kalırsa, Gazze Şeridi'ndeki tüm yatak kapasitesinin yüzde 36'sı ve yoğun bakım yataklarının yüzde 50'si kaybedilecek." ifadelerini kullandı.
Son haftalarda sağlığa yönelik bildirilen saldırıların çoğunun Gazze kentinde gerçekleştiğini belirten Jasarevic, 7-17 Eylül tarihlerinde 11'i Gazze kenti ve 1'i Han Yunus'ta olmak üzere 12 saldırı bildirildiğini hatırlattı.

Jasarevic, "Gazze kenti hastanelerinde malzeme sıkıntısı yaşanıyor ve hastalar yerde tedavi ediliyor. Kan üniteleri, bileşenleri, kan torbaları ve transfüzyon setlerinde kritik eksiklikler var. Acil bir yenileme yapılmazsa hizmetler birkaç gün içinde kapanabilir. Devam eden saldırılar nedeniyle hastanelerin günlük en az 350 ünite kana ihtiyacı var." diye konuştu.
Gazze'de yaşanan yetersiz beslenmeye işaret eden Jasarevic, "(Gazze'deki) Sağlık Bakanlığı, 1 Ocak-12 Eylül tarihlerinde yetersiz beslenmeye bağlı 369 ölüm bildirdi. Bunların 97'si çocuk, 77'si 5 yaş altı." dedi.
UNRWA: Gazze'de 3 yaş altı her 3 çocuktan biri son 24 saati yiyeceksiz geçirdi
UNRWA'nın, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, Gazze'deki çocukların durumuna ilişkin bilgi verildi.
İsrail'in açlığı dayattığı Gazze Şeridi'nde 3 yaş altı her 3 çocuktan birinin son 24 saatte günü yiyeceksiz geçirdiği belirtildi.
İsrail saldırılarının çocukların ve çocukluklarının üzerindeki etkilerin son derece olumsuz olduğu vurgulanan açıklamada, Gazze'de çok fazla çocuğun çocuk işçiliği veya dilencilik yapmak zorunda kaldığına dikkati çekildi.
Açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki çocukların ateşkese ihtiyaç duyduğu vurgulandı.
İsrail’in Gazze'nin kuzeyinden güneye göçe zorladığı Filistinliler, çöp yığınları arasında yaşam mücadelesi veriyor
Kent sakinlerinin çoğunluğu Gazze'de kalmaya devam etse de, halkın bir kısmı güvenli bölge arayışıyla güneye doğru göç ediyor.
Filistinliler yürüyerek, at arabaları, bisikletler ve çok azı da araçla olmak üzere Gazze'nin kuzeyinden güneyine kadar uzanan sahildeki Reşid Caddesi üzerinden güvenli bir yer arayışına çıkıyor.
İsrail'in saldırılarıyla yok ettiği 365 kilometrekarelik Gazze Şeridi'nden geriye yüzde 30'undan bile küçük bir alan kaldığı için yer bulmakta zorlanan Filistinliler, yaşama hiç uygun olmayan yerlere çadır kurmak zorunda kalıyorlar.
Gazze kentinden göç ederek Nusayrat Mülteci Kampı'na gelen bir çok Filistinli aile de böyle zor bir seçimle yüzleşmek ve çadırlarını dev çöp yığınlarının yanına kurmak zorunda kaldı. Bu çöplükler, haşerat ve sivrisineklerin üreme yeri olduğundan hastalıklara da davetiye çıkarıyor ve daha şimdiden çocuklarda bazı iltihaplı cilt hastalıklarının oluştuğu belirtiliyor.
Sağlığa elverişli olmayan mekanlarda yaşamak zorunda kaldılar
Gazze kentine bağlı Cela bölgesinden göç ederek çöp yığınlarının yakınına çadır kuran Hasan Aşur el-Far, İsrail ordusunun tahliye emirleri yayınlamasının ardından ailesiyle birlikte yola çıktıklarını, ancak çadır kuracak boş bir alan bulamadıklarını dile getirdi.
Hiç bir altyapı hizmetinin olmadığı ve göz alabildiğine uzanan çöp yığınlarının olduğu bir mekanda yaşamanın zorluklarını ve risklerini anlatan Hasan, şunları kaydetti:
"Çöp yığınlarının yanında yaşadığımız için sivrisinek ve böceklerden ötürü kızımda iltihaplı cilt hastalığı oluştu. Bütün gece çadırın etrafında köpekler gezdiği için uyuyamıyoruz.
Su ayrı bir sorun, çok uzaklardan getirmek zorunda kalıyoruz. Tatlı içme suyu zaten hiç yok. Tankerlerle geliyor, onu almak için de uzun mesafe yürüyoruz. Gelirimiz yok, aile kalabalık. Çocukların karnını doyurmakta zorlanıyoruz.
Sağlık merkezleri çok uzak. Bu kız çocuğu yürüyemiyor, araç tutmaya para yok, gitsek bile ilaç yok. Eczaneye gidiyoruz, merhem yok, antibiyotik yok diyorlar. Bu çocukların antibiyotiğe ve gıdaya ihtiyacı var çünkü bağışıklıkları zayıfladı."
"Bombardımandan kaçtık, çöplüğe geldik"
Anne Raide el-Far (39) de Han Yunus, her yerin çok kalabalık olduğunu, Deyr el-Belah hatta Refah'a bile baktıklarını ama çadır kuracak yer bulamadıklarını anlattı.
Son çare olarak geldikleri bu çöplüğün hastalık yaydığını dile getiren anne Raide, çocuklarının, cilt ve sindirim sistemi hastalıkları ile bağırsak enfeksiyonları yaşadığını kaydetti.
İçinde bulundukları halin içler acısı ve tarifi imkansız olduğunu anlatan Raide şunları söyledi:
"Burada köpekler, yırtıcı hayvanlar var. Saldırılardan, bombardımandan, ölümden kaçtık, buraya çöplüğe ve hastalıkların ortasına geldik.
Yaşantımız çok zor, çöplüğün yanında, hiç bir yaşam emaresi olmayan hatta medeniyetten uzak bir yer. Ne tatlı, ne tuzlu su, ne de yiyecek var. Ne yapacağımızı bilmiyoruz."
"Bir kaç gün sonra çöplüklerin üstüne bile çadır kurulur"
Gazze kenti Rimal Mahallesinden göçe zorlanan ve bu çöplüğe gelip yerleşen Yahya Halef, İsrail'in şiddetli saldırıları sonucu evlerinin yıkılmasının kendilerini burada yaşamaya mecbur bıraktığını söyledi.
Eşi ve çocuklarıyla yanlarına çadır, mutfak eşyası, yatak ya da kıyafet dahil hiç bir şey alamadan çıktıklarını ve onca yolu yürümek zorunda kaldıklarını belirten Yahya, "Yer var diyenler yalan söylüyor, her yere baktık, yer yok. Sahil kenarında bile bulamadık, o yüzden çöp yığınlarının yanına geldik." dedi.
İsrail'in kendilerine dayattığı bu duruma ayak uydurmaya çalıştıklarını kaydeden Yahya, güneydeki durumun çok zor olduğunu, kamu hizmeti, su, yiyecek ve hastane olmadığını aktardı.
Yahya, "Bu çöp yığınlarına yer bulamayan insanlar geliyor. Gittikçe çöplere doğru yaklaşıyoruz. Birkaç gün sonra çöplerin üstünde de insanlar görürüz. Eminim, bu çöplerin üzerine bile çadır kurulur." diyerek insanların çaresizliğinin gelebileceği son noktayı acı bir şekilde anlattı.
Hamas: İsrail'in Filistinlileri gözaltına alması yaşadığı panik ve kargaşayı yansıtıyor
Hamas'ın Telegram hesabından yapılan açıklamaya göre, Hamas yöneticilerinden Abdurrahman Şedid, İsrail ordusunun Nablus'ta aralarında gazetecilerin de bulunduğu çok sayıda Filistinliyi gözaltına almasına ilişkin açıklamada bulundu.
Şedid, "İşgalci İsrail güçlerinin bu sabah Nablus başta olmak üzere Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde yoğunlaştırdıkları ve artan çılgınca gözaltı hamleleri işgalcilerin yaşadığı panik ve kargaşa durumunu yansıtıyor." ifadesini kullandı.
İsrail'in aralarında gazeteciler, serbest bırakılan Filistinliler, akademisyenler ve siyasilerin de bulunduğu birçok kişiyi gözaltına aldığını hatırlatan Şedid, bunun İsrail'in Filistinlilerin iradesini kırmak ve toplumsal yapıyı zayıflatmak amacıyla uyguladığı sistematik baskı politikasını ortaya koyduğunu kaydetti.
Şedid, İsrail'in uygulamalarının Filistin halkının direniş ve kararlılığını kıramayacağının altını çizerek, aksine Filistinlilerin öfkesini, ulusal haklarına bağlılığını ve Batı Şeria'nın ilhak ve yerinden etme yoluyla kontrol altına alınmasına yönelik her türlü girişimi reddetmesini artıracağını belirtti.
İsrail ordusu, sabah saatlerinde işgal altındaki Batı Şeria'nın yalnızca Nablus kenti ve çevresine düzenlediği baskında 2'si gazeteci 22 Filistinliyi gözaltına almıştı.
"İsrail, Gazze'deki gazetecilere yönelik işlediği barbarca suçlarla gerçekleri örtbas edemez"
Hamas, 26 Eylül Uluslararası Filistinli Gazetecilerle Dayanışma Günü münasebetiyle yazılı bir açıklama yayımladı.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne karşı savaşı başlattığı 7 Ekim 2023'ten bu yana 251 gazeteciyi öldürdüğü hatırlatılan açıklamada, Tel Aviv yönetiminin Gazze'deki gazetecilere yönelik işlediği barbarca suçlarla gerçekleri örtbas edemeyeceği vurgulandı.
Filistinli gazetecilerle olan uluslararası dayanışmanın takdir edildiği açıklamada, Arap ve uluslararası tüm basın organlarından İsrail'in Filistin halkına karşı sürdürdüğü suçları dünyaya duyurmaları istendi.
Uluslararası toplumun ve uluslararası insan hakları örgütlerinin Filistinli gazetecilere yönelik suçları kınamalarının talep edildiği açıklamada, Gazze Şeridi'nde savaş suçları işleyen İsrailli yöneticilerin uluslararası mahkemelerde yargılanmaları çağrısı yapıldı.
İsrail ordusu Gazze kentinin batısı için saldırı uyarısı yaptı
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Gazze kentindeki bazı noktalar için saldırı öncesi tahliye uyarısı yayımladı.
Adraee, Gazze Limanı ve kentinin batısındaki Rimal Mahallesindeki bir binaya saldırı düzenleyeceklerini belirterek, Filistinlilerden bölgeyi boşaltmalarını istedi.
İsrail Ordu Sözcüsü, Filistinlilere Gazze Şeridi'nin güneyindeki Mevasi bölgesine gitme çağrısı yaptı.
İsrail, "güvenli bölge" olduğunu iddia ettiği El-Mevasi'ye sık sık saldırılar düzenliyor.
İsrail, Gazze'de yerinden edilenlerin sığındığı 15 katlı bir binayı yerle bir etti
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Amerikan X şirketinin sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Gazze kentindeki birçok binanın "kırmızı" renge boyandığı bir harita paylaştı.
Adraee, söz konusu binaların kısa süre sonra hava saldırılarıyla vurulacağını belirterek "tahliye edilmesini" istedi.
Bölgedeki AA muhabirinin aktardığına göre, İsrail ordusu, Gazze kentinin Nasr Mahallesi'nde bulunan 15 katlı bir binayı savaş uçaklarıyla vurdu.
Bölgeden dumanların yükseldiği, İsrail ordusunun kuşatması ve hareket eden her şeye ateş açılması nedeniyle arama kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaşamadığı belirtildi.
İsrail savaş uçaklarının yerle bir ettiği 15 katlı binaya, Gazze kentinin diğer bölgelerinden göçe zorlanan yüzlerce Filistinlinin sığınmış olduğu aktarıldı.
Gazze kentindeki 1 milyon Filistinliden, "güvenli insani bölge" olduğunu iddia ettiği güneydeki El-Mevasi bölgesine göç etmesini isteyen İsrail, son günlerde kentteki çok katlı binaları hava saldırılarıyla yerle bir ediyor.
Bu binaların vurulması sonucu binlerce Filistinlinin evsiz kaldığı vurgulanıyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
