İsrail ateşkese rağmen, Gazze’nin birçok bölgesine yoğun saldırılar düzenledi
İsrail ordusu, yürürlükteki ateşkese rağmen gece boyunca işgal altında tuttuğu Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine kara, deniz ve havadan yoğun saldırılar düzenledi.
Gazze/İstanbul/Ramallah
Görgü tanıklarının aktardığına göre İsrail ordusu; Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesi ile Bureyc Mülteci Kampı, güneyde Refah kenti, Han Yunus’un doğusundaki Karara ve Beni Suheyla beldelerini hedef aldı.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
İsrail savaş uçakları, Gazze kentinin doğusunda yer alan Şucaiyye ve Tuffah mahallelerine art arda hava saldırıları gerçekleştirdi. İşgalci İsrail ordusuna ait zırhlı araçlar, Gazze kentinin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi’nin doğu kesimlerine yoğun topçu atışları yaptı.
İsrail savaş gemileri de Gazze sahil şeridi açıklarını hedef alırken; kara topçu birlikleri ise kuzeydeki Beyt Lahiya beldesine yönelik saldırılar düzenledi.
Gazze Şeridi’nin orta kesiminde ise İsrail topçuları, Bureyc Mülteci Kampı’nın doğu bölgelerini vurdu.
Güneyde ise İsrail savaş uçakları, Refah kenti doğusu ile Han Yunus’un doğusundaki Karara ve Beni Suheyla beldelerine yoğun hava saldırıları gerçekleştirdi.
Hamas ile 10 Ekim'de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını her gün ihlal eden İsrail ordusu, Filistinlilere yönelik saldırılarına aralıksız devam ediyor.
Hamas ile İsrail arasında varılan ateşkes anlaşması 10 Ekim'de yürürlüğe girmişti.
Buna rağmen İsrail, Hamas ile imzaladığı ateşkes anlaşmasını ihlal etmeyi sürdürüyor.
Gazze'deki Hükümetin Medya Ofisi'nden 22 Kasım'da yapılan açıklamada, "İsrail ordusunun 10 Ekim'den beri yürürlükte olan ateşkes anlaşmasını 497 kez ihlal ettiği, söz konusu saldırılarda 342 Filistinlinin hayatını kaybettiği" bildirilmişti.
İsrail'in düzenlediği saldırıda kardeş 2 çocuk hayatını kaybetti
Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu Han Yunus’un doğusundaki Beni Suheyla bölgesinde hedef gözeterek bir saldırı düzenledi.
Saldırıda iki kardeş çocuk, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.
Bölge sakinleri, ateşkes ortamına rağmen İsrail saldırılarının sürdüğünü, özellikle sivil yerleşim alanlarının hedef alınmasının büyük endişeye neden olduğunu ifade etti.
Sağlık kaynakları da saldırıların bölgedeki insani durumu daha da ağırlaştırdığını, hastanelerin yoğunluk nedeniyle zorlandığını vurguladı.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Batı Şeria'nın güneyinde düzenlediği saldırıda 10 Filistinli yaralandı
Filistin Kızılayından yapılan açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Batı Şeria’nın güneyindeki Halayil el-Luz beldesine saldırı düzenlediği belirtildi.
Saldırıda biri uyluğundan gerçek mermiyle vurularak, 9'u darp sonucu olmak üzere 10 Filistinlinin yaralandığı aktarılan açıklamada, yaralılardan 3'ünün hastaneye nakledildiği kaydedildi.
Yerel kaynaklar, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin beldeye baskın düzenlediğini, bazı evlere saldırdığını ve seraları ateşe verdiğini aktardı.
İsrail ordusu Tubas kentindeki Tammun beldesi ve Faria Mülteci Kampı'ndan güçlerini çekti
Tammun Belediye Başkanı Samir Beşarat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ordunun beldedeki tüm birliklerini geri çektiğini, karargaha dönüştürdüğü evleri boşalttığını ve gözaltına alınanların 6'sı hariç tamamını serbest bıraktığını, söz konusu 6 kişinin İsrail gözaltı merkezlerine sevk edildiğini söyledi.
Beşarat, İsrail saldırısının son üç gün içinde beldenin birçok sokağını ve evleri ciddi şekilde tahrip ettiğini de ifade etti.
Yerel kaynaklara göre, İsrail ordusu askerlerini ve araçlarını Faria Mülteci Kampı’ndan da çekti, bölgedeki Filistinliler kampın durumunu ve ordunun bıraktığı yıkımı görmek için dışarı çıktı.
İsrail ordusu Tubas kentindeki Akaba ile Teyasir beldelerinde saldırılarını sürdürüyor. Bu bölgelerde sokağa çıkma yasağı ve bazı evleri askeri karargaha dönüştürmeye devam ediyor.
Tubas'taki Ambulans ve Acil Servis Müdürü Nidal Avde, dün AA muhabirine yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Tubas'ta saldırısını başlatmasından bu yana, 130 Filistinli darbedilerek yaralandı." demişti.
Yaralananların 66'sının hastaneye kaldırıldığını belirten Avde, kalanların ise bölgede tedavi edildiğini aktarmıştı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde yer alan Tubas kentine 26 Kasım'da kapsamlı bir saldırı başlattığını duyuran İsrail ordusu, kente Arapça "Bölgeniz terör yuvası haline geldi. İsrail ordusu buna kayıtsız kalamaz, böyle devam ederse sonunuz Cenin ve Tulkerim gibi olur." yazılı tehdit içeren ilanlar atmıştı.
Tubas'ta evlere baskın düzenleyen, sakinlerini yerinden edip eşyaları tahrip eden ve bazı evleri askeri kışlaya dönüştüren İsrail askerleri, Filistin Esirler Cemiyeti verilerine göre 162 Filistinliyi gözaltına almıştı.
Hamas, İsrail’in ateşkes ihlallerine karşı arabuluculara acilen harekete geçmeleri çağrısında bulundu
Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, "İşgalci İsrail ordusu, gece boyunca Gazze’ye kara, deniz ve havadan yoğun bombardımanlar gerçekleştirdi. Yıkım eylemlerini sürdürdü. Bu saldırılar, işgalin Gazze’ye yönelik aralıksız süren saldırılarının bir devamıdır." ifadelerini kullandı.
Kasım, İsrail’in sabah saatlerinde Filistinli iki çocuğu öldürdüğünü belirterek, "Bu durum, Gazze halkına yönelik soykırımın sürdüğünü ve ateşkesin sadece hızının değiştiğini bir kez daha gösteriyor." bilgisine yer verdi.
Kasım, açıklamasında şunlara yer verdi:
"Mısır ve Katar başta olmak üzere tüm arabulucu ülkeler ile anlaşmanın garantörleri ve Şarm eş-Şeyh’te bir araya gelen tarafları, İsrail’in ateşkes ihlallerini durdurması ve işgale anlaşma kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesi için acilen harekete geçmeye çağırıyoruz."
İsrail'in Filistinlilere yönelik uygulamalarına karşı kitlesel hareket çağrısı yapıldı
Hamas'tan yapılan yazılı açıklamada, "Ülkemizin ve dünyanın özgür halklarını bu cumartesi gününü, Siyonist işgale ve ihlallerine, Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasını ihlal etmesine ve Batı Şeria ile işgal altındaki Kudüs'te terörizmin tırmanmasına karşı küresel kitle hareketini yeniden canlandırmak için uluslararası bir gün olarak değerlendirmeye çağırıyoruz." denildi.
Bu yılki Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü'nün, Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının uygulanmaya başlamasının üzerinden yaklaşık elli gün geçtiği bir döneme denk geldiğine işaret edilen açıklamada, "Faşist işgal hükümetinin", binaları yıkarak, top atışları yaparak, suikastlar düzenleyerek ve Gazze'ye yardımların ulaşmasını engelleyerek, anlaşmayı her gün kasıtlı ve açıkça ihlal etmeyi sürdürdüğü belirtildi.
Açıklamada, "Irkçı ve aşırılık yanlısı İsrail hükümetinin", terörizmini ve kibrini engelleyecek, saldırganlığını ve suç planlarını durduracak hiçbir caydırıcı unsurla karşılaşmadan tüm uluslararası sözleşmeleri ve uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek Batı Şeria ve işgal altındaki Kudüs'te saldırganlığını, yerleşim ve Yahudileştirme planlarını tırmandırdığı ifade edildi.
Hamas'ın açıklamasında, "Filistin toprakları ve onun kalbindeki Kudüs ve Mescid-i Aksa Filistin toprağıdır ve öyle kalacaktır. Burada gaspçı Siyonist işgalcilere yer, meşruiyet veya egemenlik yoktur." değerlendirmesinde bulunuldu.
Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü
Tam 78 yıl önce, 29 Kasım 1947'de aldığı kararla İsrail'in, Filistin topraklarına hukuksuz şekilde yerleşmesine zemin hazırlayan BM, 2 Aralık 1977 ve 12 Aralık 1979'da aldığı iki kararla da 29 Kasım'ın "Uluslararası Filistin Halkıyla Dayanışma Günü" olarak kutlanmasına karar verdi.
BM Genel Kurulunun 29 Kasım 1977 tarihinde yaptığı oturumda alınan kararla Filistin sorununun çözümüne destek amacıyla 1978'den bu yana her yıl 29 Kasım, "Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü" olarak kutlanıyor.
BM'nin söz konusu kararında "Uluslararası dayanışma günü, uluslararası camianın, Filistin meselesinin henüz çözülmemiş olduğu gerçeğine odaklanması için bir fırsat sunmaktadır." ifadelerine yer veriliyor.
BM, Filistin halkının, "kendi kaderini tayin etme, bağımsız ve egemen olma ile Filistinli mültecilerin evlerine geri dönme" gibi BM Genel Kurulu'nun tanıdığı haklarını elde edemediğini kaydediyor.
Dayanışma günü etkinlikleri kapsamında her yıl, sivil toplum kuruluşları ve bazı ülkelerde, Filistin halkıyla dayanışma mesajları yayımlanıp, toplantılar ile film gösterimleri gibi etkinlikler düzenleniyor.
BM Genel Kurulu'nda 29 Kasım 1977 tarihinde Filistin sorununun çözümüne destek vermek amacıyla ilan edilen "Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü "nün 48. yıl dönümünde, hala Filistinlilere yönelik işgal, ihlal ve gasp politikaları durdurulamıyor.
İsrail, halihazırda tarihi Filistin topraklarının yüzde 85'ine el koymuş durumda. Topraklarının sadece yüzde 15’i üzerinde varlık göstermeye çalışan Filistin ise hâlâ tam bağımsız ve egemen bir devlet olamadı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
