20 Temmuz 2016•Güncelleme: 26 Temmuz 2016
İSTANBUL
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca darbe girişimine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında nöbetçi hakimliğe sevk edilen 9 hakim savcıdan, aralarında eski HSYK 1. Daire Başkanı ve Anadolu hakimi İbrahim Okur'un da bulunduğu 5'i tutuklandı.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Anadolu Adalet Sarayı'nda görevli 39 savcı ve 71 hakim hakkında gözaltı kararı alındı.
Bu kapsamda gözaltına alınan 86 şüpheliden, ifade alma işlemi biten ve tutuklama istemiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilen 9 hakim ve savcının sorguları tamamlandı.
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği, aralarında eski HSYK 1. Daire Başkanı ve Anadolu 3. İş Mahkemesi hakimi İbrahim Okur'un da bulunduğu şüphelilerden 5'inin, ''silahlı terör örgütüne üye olma'' ve ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs'' suçlarından tutuklanmasına karar verdi.
Hakimlik, 4 şüphelinin ise adli kontrol hükümleri kapsamında serbest bırakılmasına hükmederek, yurt dışına çıkışlarının yasaklanmasına hükmetti.
Bu arada, tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edilen 39 hakim ve savcının sorguları sürüyor. Gözaltında tutulan 38 hakim ve savcının ise savcılık ifadelerinin ilerleyen saatlerde alınmaya başlanması bekleniyor.
Okur'un savcılık sorgusunun detayları ortaya çıktı
Okur'un, cumhuriyet savcısınca alınan ifadesinde, "cemaatle geçmişten bugüne kadar hiçbir bağlantısının olmadığını" savunduğu öğrenildi.
Öğrencilik yıllarında İzmir'de gecekondu olarak değerlendirilecek bir evde kaldığını belirten Okur, ifadesinde şunları kaydetti:
"Meslek hayatına başladıktan sonra da o dönemki cemaatle herhangi bir organik ilişkim olmamıştır. Meslektaşlarımız arasında bulunan ve cemaatçi olduğu iddia edilen kişilerle olan irtibatım da diğer meslektaşlarımla olduğu kadardır. Görev yaptığım dönem içerisinde hiçbir zaman gerek Fetullah Gülen'den doğrudan veya dolaylı olarak veya hiçbir kimseden emir ve talimat almadım. Meslektaşlarımdan gelen talepleri uygunluk derecesine göre değerlendirme yapıyordum. Bu kapsamda, yasa ve yönetmeliklere aykırı hiçbir imza atmadım ve oy kullanmadım. Son HSYK seçimlerinde aldığım oy miktarı bunu göstermektedir. Cemaate 7 Şubat krizinden sonra ciddi anlamda tavır aldım. Bunu çeşitli şekillerde de kamuoyuna ilettim. Yanlış davranışları kamuoyuna ilettim."
Muhabir: Filiz Kınık