
Bitlis'in ilk kadın vali yardımcısı Tursun, kadın olmanın Doğu'ya has sıkıntıları olduğunu belirtti.***
BİTLİS - Berin Arslan Çetin
Bitlis vali yardımcılığı görevine 2009 yılında atanan Bitlis'in ilk kadın Vali Yardımcısı Sibel Tursun, daha önce Malatya'nın Doğanyol ilçesinde kaymakamlık yaptığını, bir yıl daha kentte görev yaptıktan sonra Doğu hizmetini tamamlayacağını belirtti.
''Doğu'da kadın bürokrat olmanın bir sıkıntısı yok. Ancak kadın olmanın, Doğu'ya has sıkıntıları, sorunları var. Bitlis'te de durum aynı''diyen Tursun, kentteki kadınların yaşayışlarının, sosyo ekonomik durumlarının, bölgedeki kadınlardan çok farklı olmadığını, istihdamda çok fazla yer edinemediğini kaydetti.
Tursun, ''Bitlis'te kadın çok fedakar. Çalışkanlar ama ne yazık ki evdeler. Evin dışında kendilerine bir alan bulamamışlar. Geleneksel kadının tüm özelikleri var. İmkanlar tanındıkça çok iyi yerlere gelebilirler. Onun için Bitlis'teki kadınlar için projeler geliştirilmeli'' dedi.
Depremde kadınlar kapının önüne kadar çıkabilmişti
Doğanyol'da görev yaptığı sırada, bölgedeki kadınların yaşamlarına dair ilginç notlar edindiğini belirten Tursun, şöyle konuştu:
''Doğanyol deprem bölgesiydi. Deprem anında bile kadınlar sokağa doğru koşamıyordu. Kapı önüne kadar çıkabilmişler. O anda bile bu beyinlerine, bilinç altlarına kazınmış. Bu yasağı hatırlamışlar. Can havliyle bile bunu yapamamışlar. Gerçekten bunu duyduğumda yüreğimde büyük acı hissetmiştim. Kendim de bunu yaşadım. Doğanyol'da bir şehit ailesini ziyarette yanımda ilçe jandarma komutanı vardı. Bize bütün ikramlar evin erkekleri tarafından yapıldı. Evin hanımı bize kendini hiç göstermedi. Bu durum bana çok garip gelmişti. Tam çıkacağım sırada evin hanımı göründü. Kadın, 'Kusura bakmayın yanınızda yabancı bir erkek vardı. O yüzden karşınıza çıkamadım' dedi. Bu da beni çok etkilemişti. Bitlis'te de çok benzerlik var.''
Bir elin parmakları kadarız
Çok genç yaşta, 23 yaşında kaymakamlığa başladığını, mesleğin sorumluluğuyla olgunlaştığını ifade eden Tursun, ''Küçük de olsa bir ilçeye kaymakam olarak gönderiliyorsunuz. Oradaki tüm insanlar, her türlü sorunu için size başvuruyor. Size gelen insanların özel sorunları bile buna dahil. Dolayısıyla çok genç yaşta, çok olgun kararlar vermemiz gerekiyor. Çok sabırlı ve azimli olmam bana avantaj sağladı. Bu özellikler olmadan bu meslek yapılamaz''dedi.
Yönetici olduğu için mutlu olduğunu, ancak mesleki anlamda hep bir yalnızlık yaşadığını belirten Tursun, bunun kadın olmanın verdiği bir yalnızlık olduğunu söyledi.
''Ya hep tektik ya da iki kişiydik'' diyen Tursun, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Dönemde benim dışımda bir bayan kaymakam arkadaşımız vardı. Dolayısıyla bu yalnızlığı, azınlık olmayı hep yaşadım. Sürekli olarak kendimi ispat etme çabası içindeydim. Diğer meslektaşlarımıza göre, davranışlarımıza, giyimimize hep dikkat etmek zorundayız. Daha çok çalışmak zorundayız. Amirler tarafından takdir edilebilmek için bu gerekliydi. Zaten çok az sayıda kadın kaymakam var. Sanırım bu rakam 25-30 arasında değişiyor. Bir elin parmakları kadarız. Kadın yönetici, kadın valilerin sayısının artması çok önemli. Bu durum yaşadığımız olumsuz duyguları azaltacak ve kendimize daha çok güven duymamızı sağlayacaktır. Amirlerimiz ve erkek meslektaşlarımız bizim dünyamızdan, bizim şartlarımızdan çok uzaklar. Bir kadın kaymakamın şartları çok farklı değil ve bize çok da pozitif ayrımcılık uygulanmıyor. Kadın yöneticiler, karşısındaki insanı ve kadınların ruh halini çok iyi anlayabiliyor. Dolayısıyla kadınlar bize daha çok sıkıntısını anlatabiliyor. Gücümüzün ve önemimizin küçümsenmemesi gerektiğini düşünüyorum. Toplumun yarısını kadınlar oluşturuyor. Kadın kaymakamlar görev yaptıkları yerlerde çok şey değiştirebilirler. Ama amirlerinde onlara destek olması ve önlerini açması gerektiğine inanıyorum.''