Euro
9.46
Dolar
7.97
BIST 100
1,190.63
Altın
1,901.82
Koronavirüs

Kovid-19'dan en çok zor durumdaki çocuklar etkilenecek

UNICEF Türkiye Milli Komitesi Genel Müdürü Haseki, "Salgının etkisiyle ihtiyaçların daha da artarak çocukları çifte risk altına sokmasından endişe ediyoruz." dedi.

Andaç Hongur   | 22.04.2020
Kovid-19'dan en çok zor durumdaki çocuklar etkilenecek

Istanbul

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye Milli Komitesi Genel Müdürü İnci Haseki, Kovid-19'un sosyo-ekonomik etkilerinin en çok dünyanın en zor durumdaki çocukları tarafından hissedileceğini belirterek, "Kovid-19 salgını, düşük ve orta gelirli ülkelerdeki zayıf sağlık sistemlerini daha da zorlayabilir ve son 10-20 yılda 5 yaş altı çocukların yaşatılması, sağlığı, beslenmesi ve gelişimi alanlarında elde edilen kazanımların çoğunu baltalayabilir. Salgının hareket halinde olan mülteci, göçmen çocukları ve ailelerini çok daha fazla etkilemesinden endişe ediyoruz." dedi.



KORONAVİRÜS HABERLERİ



Haseki, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, çocuklar ve gençlerin Kovid-19 tehlikesiyle karşı karşıya olmalarının yanı sıra salgından çeşitli şekillerde en çok etkilenen mağdurlar arasında yer aldığını dile getirdi.

Herkesin risk altında olduğunu ancak bu çapta bir küresel salgının çocuklar, özellikle de yoksul ve bağışıklığı düşük çocuklar üzerindeki etkisinin çok büyük olduğuna dikkati çeken Haseki, şöyle devam etti:

"Ne yazık ki milyonlarca çocuk temiz suyla el yıkama olanaklarına sahip değil. Eldeki son verilere göre dünyada her 5 kişiden 2'sinin ellerini yıkama imkanı yok. Okulların 3'te birinde çocukların ellerini yıkacakları yer yok. Başta Yemen, Suriye, Güney Sudan olmak üzere savaşların ya da afetlerin etkilediği ülkelerde yetersiz beslenmiş dünya çapında 150 milyon çocuğun hastalıklara karşı direnci yok. Hastalıklara karşı kırılgan olan çocukların çoğu, sağlık hizmetlerinin zaten zayıf olduğu bölgelerde yaşıyor. Kovid-19 salgını, düşük ve orta gelirli ülkelerdeki zayıf sağlık sistemlerini daha da zorlayabilir ve son 10-20 yılda 5 yaş altı çocukların yaşatılması, sağlığı, beslenmesi ve gelişimi alanlarında elde edilen kazanımların çoğunu baltalayabilir. Salgının hareket halinde olan mülteci, göçmen çocukları ve ailelerini çok daha fazla etkilemesinden endişe ediyoruz. Burada az sayıda bir insan topluluğundan söz etmiyoruz. Bugün evlerini terk etmek zorunda kalmış 31 milyon çocuk var."

UNICEF'in, hastalığın mülteciler, göçmenler ve yerlerinden edilmiş toplumlar arasında yayılmasını önlemek için çalıştığını belirten Haseki, Türkiye'de de mülteci ve göçmen çocukların virüsten korunmak için bilgilendirilmesi, uzaktan eğitim olanaklarına ve sosyal hizmetlere erişmesi için kamu ortaklarıyla çalıştıklarını anlattı.

- 6 temel ilkeyle küresel eylem planı

İzolasyon dönemlerinde evdeki şiddetin, çevrim içi istismarın, ayrıca bu tür kriz dönemlerini takiben ekonomik durumun da etkisiyle çocuklara yönelik farklı çeşitlerdeki sömürü ve istismarın artığına değinen Haseki, UNICEF'in kırılgan durumdaki çocukları, salgının zararlı etkilerinden korumak için başlattığı küresel eylem planının 6 temel ilkesini şöyle sıraladı:

"Çocukların sağlığı korunmalıdır; kırılgan durumdaki çocukların su, sanitasyon ve hijyen olanaklarına erişebilmesi sağlanmalıdır; çocukların öğrenmeye devam etmesi sağlanmalıdır; aileler, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaları ve onlara bakabilmeleri için desteklenmelidir; çocuklar şiddet, sömürü ve istismardan korunmalıdır; mülteci çocuklar, göçmen çocuklar ve çatışmadan etkilenen çocuklar korunmalıdır."

- "Uzun süre okula gidemeyen kız çocuklarının okula dönme olasılığı düşük olabilir"

Haseki, dünya genelinde ülke çapında kapatılan okullar nedeniyle 1,57 milyardan fazla öğrencinin (öğrencilerin yüzde 91'inin) eğitiminin aksadığını kaydederek, "Geçmişte uygulanan sokağa çıkma yasaklarından elde edilen bulgulara göre özellikle uzun süre okula gitmeyen kız çocuklarının, okullar yeniden açıldığında okula dönme olasılıkları daha düşük olabilir. Okulların kapatılması, aynı zamanda okul temelli beslenme programlarına erişimi durdurarak yetersiz beslenme oranlarını da yükseltiyor." dedi.

UNICEF'in 8 ülkede 150 milyonu aşkın çocuğun uzaktan eğitim almasına destek verdiğini dile getiren Haseki, Türkiye'de okulların kapandığı mart ayında çevrim içi uzaktan eğitim programının teknik kapasitesini ve altyapısını artırmak üzere Milli Eğitim Bakanlığına finansal ve teknik destek sağlandığını, mevcut UNICEF erken çocukluk eğitimi programlarının uzaktan eğitim yöntemlerine uygun hale getirildiğini ve uzaktan öğrenme konusunda ebeveynleri destekleyen ipuçlarıyla birlikte sunulduğunu anlattı.

Haseki, UNICEF'in faaliyetlerinin Türkiye'deki Kovid-19 salgınıyla mücadelede alınması gereken acil öncelikli önlemlere yoğunlaştığını belirterek, UNICEF'in Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütüyle çalışarak salgından korunma yöntemlerinin tüm ailelere ulaşması için çaba gösterdiğini, UNICEF İyi Niyet Elçisi Tuba Büyüküstün ve UNICEF Gençlik Destekçisi Cedi Osman'ın katkısıyla ailelerin çocuklarını desteklemesi için uzman görüşüyle yol gösteren filmler gibi çeşitli bilgilendirme malzemeleri üretildiğini söyledi.

- "Bağışıklama çalışmaları, çocukların sağlığını korumak için son derece kritik"

UNICEF Türkiye Milli Komitesi Genel Müdürü İnci Haseki, herhangi bir kriz döneminde, kırılgan grupların orantısız şekilde etkilendiğinin altını çizerek, şu bilgileri paylaştı:

"Bu salgın da diğer kriz dönemlerinden farklı değil. Dünya çapında 18 yaşından küçük çocukların ve gençlerin yüzde 99'u (2,34 milyar çocuk) salgın nedeniyle hareketlerin bir şekilde kısıtlandığı 186 ülkeden birinde yaşıyor. Her 4 çocuktan biri savaş ya da afetlerin etkilediği ülkelerde yaşıyor. Bu ülkelerde zaten temiz su, hijyen olanakları ve gıdaya erişim kısıtlı, sağlık sistemleri yetersiz. Yoksul ya da insani kriz bölgelerinde yaşayan ailelerin ellerini sık sık yıkamak ve hastalanınca doktora gitmek gibi şansları yok."

Kovid-19'un daha fazla yayılmasını önlemeye yardımcı olmak için 24 ülkede önleyici ve iyileştirici etkiye sahip kızamık aşısı kampanyalarının durdurulduğunu veya ertelendiğini hatırlatan Haseki, Kovid-19 nedeniyle büyük çoğunluğu kızamık salgınlarının devam etmekte olduğu bölgelerde yaşayan 117 milyondan fazla çocuğun 37 ülkede planlanan bağışıklama faaliyetlerinin askıya alınmasından etkilenebileceğine dikkati çekti.

- "Hükümetlerin sosyal koruma tedbirlerini genişletmesi gerekiyor"

İnci Haseki, Kovid-19'un sosyo-ekonomik etkilerinin en çok dünyanın en zor durumdaki çocukları tarafından hissedileceğini belirterek, şöyle devam etti:

"Bu çocukların birçoğu hali hazırda yoksulluk içinde yaşıyor ve Kovid-19 kapsamında alınan tedbirler onları daha güç durumda bırakıyor. Çocuklar için ilaçlar, aşılar, temiz su, hijyen ve eğitim malzemeleri gibi hayat kurtaran araçların mevcut ve erişilebilir olmasını sağlanmalıdır. Kovid-19'un yayılması nedeniyle bağışıklama hizmetlerinin durdurulması riskini göz önünde bulundurarak, aşısı yapılmayan çocukların takibi konusunda çabalar yoğunlaşmalı ve böylece tekrar mümkün olduğunda, en kırılgan durumdaki nüfusa derhal kızamık aşısı yapılmasını sağlanmalıdır. İşten çıkarmalar, okulların kapatılması ve çocuk bakımı hizmetlerinin alınamaması ailelerin, özellikle de düşük gelirli hanelerin ilave destek ihtiyacını doğuruyor. Milyonlarca ebeveynin geçim ve gelir kaynaklarını sürdürmekte zorluk çektiği bu dönemde, hükümetlerin sosyal koruma tedbirlerini genişletmesi gerekiyor."

- "UNICEF gelişmiş ülkeler dahil dünyanın her yerinde acil durum çalışması yürütüyor"

Haseki, 2020'nin her zaman olduğundan daha fazla kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğu bir yıl olduğunun altını çizerken, UNICEF'in bu yıl için dünyanın 64 ülkesinde hayat kurtarıcı destek ihtiyacındaki 59 milyon çocuğa ulaşmak üzere 4,2 milyar dolar tutarında kaynak sağlanması çağrısında bulunduğunu, bu ihtiyacın da 2010'daki talebin 3,5 katına eşit olduğunu kaydetti.

Krizlerden etkilenen ülkelerdeki çocukların ihtiyaçlarının devam edeceğini aktaran Haseki, "Kovid-19 salgınının etkisiyle ihtiyaçların daha da artarak çocukları çifte risk altına sokmasından endişe ediyoruz. Bu o kadar büyük bir kriz ki UNICEF gelişmiş ülkeler dahil dünyanın her yerinde acil durum çalışması yürütüyor. Zaten kırılgan durumda olan ülkelerdeki aşılama, beslenme ve temiz suya erişim çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bununla birlikte çocuklar için hayati değerdeki bağışçılarımıza ulaştığımız saha çalışmalarımızı ne yazık ki Türkiye dahil 46 ülkede durdurmak zorunda kaldık. Dolayısıyla devletlerden gelecek kaynakların yanı sıra bireylerin ve şirketlerin tüm desteklerine her zamankinden daha çok ihtiyacımız var." diye konuştu.

Destek vermek isteyenleri bagis.unicefturk.org'dan "Koronavirüsü Acil Durum" çalışmasını seçerek online bağış yapmaya ve ACİL yazıp 3005'e göndererek koronavirüs kapsamındaki çalışmaları 10 lira bağışla desteklemeye davet eden Haseki, "Nerede yaşarsa yaşasın çocuk çocuktur. Sokağa çıkma yasaklarının konduğu bu dönemde bizler kendimizin ve sevdiklerimizin sağlığını korumaya odaklanmışken, bu salgının gizli mağdurları olma riski altındaki milyonlarca kırılgan çocuğu unutmamalıyız. Bu çocukların dünyasının yarın neye benzeyeceği ve geleceklerinin nasıl olacağı bizim sorumluluğumuzda." dedi.


Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.