İstanbul Aile Vakfınca "3. Aile Çalıştayı" düzenlendi
İstanbul Aile Vakfınca düzenlenen "3. Aile Çalıştayı: Sosyo-Kültürel Riskler ve Aileye Yönelik Tehditler" programında, sonuç raporu okundu.
İstanbul
Boğaziçi Üniversitesi Anadolu Hisarı Kampüsü'nde gerçekleştirilen program, İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık'ın konuşmasıyla başladı.
Karabıyık, Türkiye'nin sosyokültürel dayanıklılık mimarisini konuşmak için bir araya geldiklerini belirterek, milletin geleceğini güvence altına almak için nüfus istatistiklerini iyileştirmenin tek başına yeterli olmadığını bildiklerini ve demografi kadar, millet olma bilinci taşıyan sosyokültürel dokunun da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
AA'nın WhatsApp kanallarına katılın, önemli gelişmeler cebinize düşsün.
🔹 Gündemdeki gelişmeler, özel haber, analiz, fotoğraf ve videolar için Anadolu Ajansı
🔹 Anlık gelişmeler için AA Canlı
Çalıştayın Boğaziçi Üniversitesi'nde gerçekleştirilmesine dikkati çeken Karabıyık, "Bu üniversite, bir dönem misyoner okullarının gençlerimizi devşirmeyi amaçlayan yapılarından birinin mirasını taşıyordu. Bugün gelinen noktada Boğaziçi, bu toprakların değerlerinden beslenen, milli iradeye yaslanan, köklerine yeniden kavuşan bir dönüşüm süreci yaşıyor." dedi.
Karabıyık, dünyanın sessiz ama en kapsamlı dönüşümün içinden geçtiğini ifade ederek, "Ekonomik dalgalanmalar, savaşlar ve teknolojik rekabet kadar derin bir başka sarsıntıyla daha karşı karşıyayız. Tüm dünyada toplumlar, kültürel fay hatlarında hızla büyüyen kırılmalar yaşıyor. Askeri strateji literatürü bugün açıkça şunu söylüyor, 'Toplumsal olayları tetikleyen birinci unsur artık sosyokültürel risklerdir.' Bu riskler, sokakta değil ekranda, gürültüyle değil fısıltıyla, bünyeye değil zihne yöneliyor. Bu riskler artık zihin işgali yoluyla toplumsal dayanıklılığı aşındırıyor." diye konuştu.

Toplumsal kırılmanın artık klasik yöntemlerle açıklanmadığını, bilimin bu noktada iki yeni kavramı öne çıkardığını belirten Karabıyık, şunları söyledi:
"Perkolasyon ve entropi. Bu kavramları çalıştayımızın odağına almadan bu çağın risklerini anlayamayız. Perkolasyon, fizikte bir sıvının gözenekli bir maddeden sızarak geçmesi olgusudur. Bir damla önemsiz görünür, fakat yüzlerce küçük sızıntı birleştiğinde maddeyi içten çökertir. Toplumlarda da böyledir. Müstehcenlik, hiperseksüelleşme, kimlik karmaşası, mahremiyet kaybı, yalnızlık, ekran bağımlılığı. Bunların her biri küçük birer sızıntı gibi görünür ama zamanla birleşir, nüfuz eder, katmanlaşır ve toplumsal bir kırılma hattı oluşturur. Biz buna 'sosyokültürel perkolasyon süreci' diyoruz. İkinci kavram ise entropi. Entropi, fizikte düzen kaybıdır, sistemin dağılmaya yönelme eğilimidir. Toplumdaki entropi, ortak değerlerin aşınması, aile içi bağların zayıflaması, kuşaklar arası iletişimin kopması, güven duygusunun erimesi olarak karşımıza çıkar. Toplumsal entropi yükseldiğinde toplumun ortak ritmi bozulur. Ritmi bozulan toplum önce huzurunu, sonra yönünü kaybeder. Bu risklere karşı en büyük güvencemiz ise milletimizin mayası, hafızası, şuuru."

Karabıyık, yaptıkları saha araştırmalarından veriler paylaşarak, "Toplumun yüzde 94'ü aileyi çözüm merkezi olarak görüyor. Bu oran sadece bir veri değil, bu milletin derin şuurunun günümüze yansımasıdır. İstanbul Aile Vakfı olarak bu gücü bilimsel, sistematik ve uygulanabilir bir zemine dönüştürmek için Etki Odaklı Stratejik Eylem Planı ile faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Bu plan, 9 stratejik hedef ve 30'un üzerinde faaliyet ile sahaya yayılan çok kapsamlı bir sistemdir. Bu kapsamda, Ekran Bağımlılığı ve Dijital Riskler Zirvesi yapacağız." ifadelerini kullandı.
Ailenin toplumdaki önemine değinen Karabıyık, "Aile, bu milletin hafızasıdır, zeminidir, kalesidir, mayasıdır. Aileyi koruyan bir toplumun kimliği kaybolmaz, ruh kökü zayıflamaz, geleceği karanlık olamaz." dedi.
Sonuç raporu
Program kapsamında, 10 masada 100'ün üzerinde uzman, akademisyen ve STK temsilcisi, "Sosyokültürel Riskler, Dijitalleşme ve Haz Kültürü" ve "Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları, Milli Beka ve Çözüm Önerileri" başlıklı iki oturuma katıldı.
Oturumların ardından elde edilen sonuç raporu, Çalıştay Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Turgay Şirin tarafından katılımcılara sunuldu.
Raporda, temel hedefin aile kurumunu tehdit eden sosyokültürel riskleri ve dijital tehditleri analiz etmek ve en önemlisi, uygulanabilir politika ve çözüm önerileri üretmek olduğu belirtildi.
"Sosyo-Kültürel Riskler, Dijitalleşme ve Haz Kültürü" oturumuna ilişkin raporda, dijital içeriklerin ölçülerek yönetilmesi ihtiyacı, haz kültürünün aile etkileşimlerini zayıflatması, gençlerde güvensizlik duygusunun artması, dopamin ekonomisinin bağımlılık üretmesi, aile dostu içerik denetimlerine ihtiyaç duyulması ve küresel kültürel söylemlerin aile yapısını hedef alan bir dönüşümü meydana getirdiği yönündeki değerlendirmeler yer aldı.
Raporda, "Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları, Milli Beka ve Çözüm Önerileri" oturumunda ise aileyi koruma ve şiddetle mücadelede dengeli politikaların gerekliliği, şiddeti besleyen sektörlere yönelik yapısal analiz ihtiyacı, medyadaki cinsellik merkezli temsillerin çocuk ve gençler üzerindeki etkilerinin araştırılması, toplumsal cinsiyet ideolojisinin kültürel kodlarla çatışan dönüşüm gücü, STK'lerin yetersizliği, sanat ve kültür alanındaki ihmalin söylem hegemonisi doğurduğu tespitleri aktarıldı.
Ailenin çözülmesinin milli güvenlik boyutu, yerli ve etkisi ölçülebilir projelere yönelme gerekliliğine vurgu yapıldığı belirtilen raporda, mahalle temelli sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi ve LGBT propagandası ile sosyokültürel teröre karşı bütüncül bir mücadele ihtiyacı, ayrıca çocuğun yüksek yararı ilkesinin aile bütünlüğüyle dengelenmesi, açık hukuki güvenceler oluşturulması ve uluslararası düzlemde 'Sürdürülebilir Ailenin Korunması' hedefi ile bir Uluslararası Aile Ajansı kurulmasının desteklenmesi gerektiği yönündeki önerilere de yer verildi.
Programa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul Valisi Davut Gül ve İstanbul Aile Vakfı temsilcileri katıldı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
