AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ve AK Parti Tokat
Milletvekili Yusuf Beyazıt ile AK Parti milletvekillerinin imzasını
taşıyan Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.
Komisyon,
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç başkanlığında toplanarak, dün
tümü üzerindeki görüşmeleri tamamlanan, kamuoyunda 4. Yargı Paketi
olarak bilinen teklifin maddelerini ele aldı.
Maddeler üzerindeki müzakerelerin tamamlanmasının ardından teklif, komisyonda kabul edildi.
Kabul
edilen teklifiyle, idari başvurulara cevap verme süresi 60 günden 30
güne, cevap verme süresinin kısaltılmasına bağlı olarak kesin olmayan
cevaplar için öngörülen bekleme süresi ise 6 aydan 4 aya indirilecek.
İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılacak değişiklikle, üst makamın veya üst
makam yoksa işlemi yapmış olan makamın cevap verme süresi 60 günden 30
güne indirilecek. İdari eylemler nedeniyle dava açmadan önce idareye
yapılan zorunlu başvurulara ilişkin idareye tanınan 60 günlük cevap
verme süresi de 30 güne düşürülecek.
Yargılamada
yaşanan gecikmelerin önüne geçilmesi ve makul sürede yargılanma hakkı
ile hak arama hürriyetinin daha etkin korunması için idari yargı
mercilerince verilen nihai kararlar, gerekçesiyle birlikte en geç 30 gün
içinde yazılacak.
Düzenlemenin yasalaşarak
yürürlüğe girmesinden önce yapılmış idari başvurular bakımından,
idarenin cevap verme süresi 60 gün, kesin olmayan cevaplar için
öngörülen bekleme süresi ise 6 ay olarak devam edecek.
Kadına şiddetle mücadele
Kadına
karşı şiddet eylemleriyle daha etkin mücadele edilmesi ve
caydırıcılığın sağlanması amacıyla eşe karşı işlenen "kasten öldürme",
"kasten yaralama", "eziyet" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma"
suçlarında kabul edilen cezayı artırıcı nedenler, boşanılan eşi de
kapsayacak.
Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak
kullanılması suretiyle işlenen suçlarda, davaya bakma yetkisi bakımından
suçun işlendiği yer mahkemesine ilave olarak mağdurun yerleşim yeri
mahkemeleri de yetkili olacak. Düzenlemeyle, soruşturma ve kovuşturma
aşamalarında verilebilecek yetkisizlik kararları nedeniyle ortaya
çıkacak zaman ve hak kayıplarının önlenmesi amaçlanıyor.
Tanığın zorla getirilmesi
Teklifle,
usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeret bildirmeksizin gelmeyen
tanıklar hakkında verilen zorla getirme kararlarının bildirilmesine
ilişkin ilave usul getiriliyor. Buna göre, teknolojik gelişmeler
doğrultusunda yargısal etkinlik ve verimliliğin artırılması amacıyla
mevcut usule ek olarak zorla getirme kararı; telefon, telgraf, faks,
elektronik posta gibi iletişim bilgilerinin dosyada bulunması halinde bu
araçlardan yararlanılarak da tanığa bildirilecek.
İfadesi
alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri
dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı merci önünde hazır
bulunmayı taahhüt eden kişi, Cumhuriyet savcısının emri doğrultusunda
serbest bırakılabilecek. Bu hüküm her yakalama emri için ancak bir kez
uygulanabilecek. Taahhüdünü yerine getirmeyen kişiye, yakalama emrinin
düzenlendiği yer Cumhuriyet savcısınca bin lira idari para cezası
verilecek.
Katalog suçlarda bir kişinin tutuklanabilmesi, kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayanmasına bağlı hale getirilecek.
Tutuklamaya,
tutuklamanın devamına veya bu konudaki bir tahliye isteminin reddine
ilişkin hakim veya mahkeme kararlarında, mevcut koşullara ilave olarak
adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren deliller de
somut olayda gösterilecek ve kararda yer alacak.
Konutu
terk etmeme yükümlülüğü, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak, bu
yükümlülük altında geçen her 2 gün, cezanın mahsubunda 1 gün olarak
dikkate alınacak.
Adli kontrol yükümlülüğü süresiz olmayacak
Düzenlemeyle,
gerek soruşturma gerekse kovuşturma evresinde adli kontrol
yükümlülüğünün devamının gerekip gerekmeyeceği hususunun, yargı
mercilerince belirli aralıklarla incelenmesi zorunlu hale getirilecek.
Soruşturma
evresinde, şüphelinin adli kontrol yükümlülüğünün devamının gerekip
gerekmeyeceği hususunda en geç 4 aylık aralıklarla Cumhuriyet savcısının
istemi üzerine sulh ceza hakimi tarafından bir karar verilecek.
Kovuşturma
evresinde ise mahkeme, hakkında adli kontrol kararı bulunan sanığın bu
yükümlülüğünün devam edip etmeyeceğine en geç 4 aylık süre içinde resen
karar verecek.
Adli kontrol süresi, ağır ceza
mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok 2 yıl olup, bu süre,
zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek 1 yıl daha uzatılabilecek. Ağır
ceza mahkemesinin görevine giren işlerde ise adli kontrol süresi en çok 3
yıl olup, bu süre, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek
uzatılabilecek. Ancak uzatma süresi, toplam 3 yılı, Türk Ceza Kanunu'nun
İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci
Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren
suçlarda 4 yılı geçemeyecek.
İddianamede delille ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilemeyecek
Kovuşturmaya
yer olmadığına dair karar verilmesi halinde olduğu gibi beraat kararı
verilmesi halinde de tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar, hakim
denetimi altında yok edilecek.
İddianamede
olayların delillerle ilişkilendirilerek açıklandığı bölümde, yüklenen
suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere
yer verilemeyecek.
İddianameye ilişkin bilgiler
ve duruşma tarihi; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi
iletişim bilgilerinin dosyada bulunması halinde bu araçlardan
yararlanılarak da bildirilecek.
Kovuşturma evresine geçildiğinde çağrı kağıdına iddianame de eklenecek.
Seri
muhakeme usulünde yaptırımın belirlenmesi bakımından koşulları
bulunması halinde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanabilecek.
Mahkemece
tespit edilen eksiklikler, Cumhuriyet savcısı tarafından tamamlandıktan
sonra talep yazısı yeniden düzenlenerek mahkemeye gönderilebilecek.
Duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanamayacak.
Sulh
ceza hakimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara
karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye
ceza mahkemesi hakimine ait olacak. İtirazı incelemeye yetkili
mercilerin farklı olduğu hallerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi
için karara itiraz edilen sulh ceza hakimliği tarafından gerekli
tedbirler alınacak. Sulh ceza hakimliği işleri, asliye ceza hakimi
tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi
başkanına ait olacak.
Hakim adayları ile avukat stajyerlerine Anayasa Mahkemesinde staj yapma imkanı getirilecek.
İhdas edilen madde
Komisyonda,
Kovid-19 salgını sebebiyle açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla,
kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına
ayrılmaya hak kazanan hükümlülerin, denetimli serbestlik tedbiri
uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve denetimli
serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlülerin izinli sayılmalarına
ilişkin süreye yönelik, teklife yeni madde eklendi.
Buna
göre, 31 Temmuz’da sona erecek süre, salgının devam etmesi halinde,
Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her
defasında 2 ayı geçmemek üzere 2 kez daha uygulanabilecek. Böylelikle
salgının sürmesi durumunda Kovid-19 izin süresinin en fazla 30 Kasım
2021'e kadar uzatılabilmesi öngörülüyor.