
Milli Eğitim Bakanı Dinçer, Türkiye'nin eğitim seviyesiyle diğer ülkelerin eğitim seviyesi arasında stratejik bir açıklık olduğunu söyledi.***
ANKARA
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Başkent Öğretmenevi'nde düzenlenen eğitim fakülteleri dekanları toplantısının açılışında, TBMM'deki eğitim sistemine ilişkin düzenlemeye değindi.
Bugün aslında eğitim sisteminin tamamının tartışılmadığını, eğitimin yapısıyla ilgili bir düzenleme yaptıklarını ifade eden Dinçer, şöyle konuştu:
''Pek çok ülkede, mesela AB ülkeleri, 2020 yılına kadar kendi ülkelerindeki nüfusun lise mezunu olma oranını yüzde 80-90'ın üzerine çıkarmayı planladılar. Japonya ve Güney Kore öğrenci nüfusunun tamamını üniversitede de okumasını sağlayacak, yüzde 100'ünü okullaşmaya yöneltecek bir stratejik tedbir geliştirdi. ABD, önlerindeki stratejik plan hedefi doğrultusunda ülke nüfusunun yüzde 60'ının üniversite mezunu olması için çaba sarf ediyor. Ama maalesef bizim ülkemizin, yanlış hatırlamıyorsam, toplam nüfus içerisindeki lise mezunu oranı yüzde 28 civarında. O zaman aramızdaki bu stratejik açıklığı kapatacak tedbirleri acilen almaya ihtiyaç var. Bunun yegane yollarından biri eğitim yılını uzatmak ve bu yüzdendir ki zorunlu eğitim süresini 12 yıla çıkarmaya çalışıyoruz.''
Zorunlu eğitimi çıkarırken kesintili hale getirmek bir zaruret
Bakan Dinçer, "Hatta daha ileri gidebiliriz, zorunlu eğitimi 8 yıl kesintisiz yapan sadece bir ülke biliyoruz biz. İkinci bir ülkeden de bahsedildi, ama ondaki uygulama hakkında maalesef bilgimiz yok. Böylece ülkede 12 yıllık zorunlu eğitimi çıkarırken kesintili hale getirmek bir zaruret. Çünkü esneklik sağlamaya, eğitim sistemini ulusal düzeyde meydana gelen gelişmeler doğrultusunda daha demokratik hale getirmeye ihtiyacımız bulunuyor" diye konuştu.
Eğitim yaşının bir yıl öne çekilmesine de değinen Dinçer, "Yapılan hususun ve alınan tedbirlerin hakikaten çocuklarımıza hayatlarında bir yıl kazandırıp kazandırmayacağıdır ve biz çocuklarımıza ömürlerinden bir yıl kazandırmış olacağız, eğitim sistemimizi de ona uygun bir şekilde tanzim edecek bir düzenleme yapacağız" dedi.
Öğretmenler bizim göz bebeğimiz
Her şeyden önce öğretmenlerin göz bebekleri olduğunu ifade eden Ömer Dinçer, ''Eğitim sistemimizin çekirdeği ve onların başarılarını konuşmak bence henüz öğretmen olmamış olanları konuşmaktan çok daha anlamlı değil mi sizce? '' diye sordu.
Bütün bu başarılar ortaya konuluyorken, giderek eğitimin niteliği de yükselmeye başlamışken, doğrusu tüm toplumu motive edecek ve başarılara yöneltecek ve daha da olumlu bir hava sağlayacak ip uçlarını tartışmak yerine, bazı öğretmenlerin bireysel olumsuzlukları üzerinden öğretmenlik mesleğini tartışmanın çok şey kazandırmadığını ifade eden Dinçer, ''Bu yüzden öğretmenlerimizin başarılarının vurgulanarak çalışılması lazım. Ama daha da önemlisi, öğretmenlerimizin ve öğretmenlik mesleğinin sürecin başladığı noktadan sonuna kadar giden noktadaki her kademesinde ne tür geliştirmeler yapmalıyız diye tartışmaya ihtiyacımız var'' dedi.
Bakan Dinçer'e giden mesajlar
Bakan Dinçer, bugün Türkiye'de eğitim sisteminin yapısıyla ilgili konuların tartışıldığını, ancak telefonuna ve e-mailine öğretmenlerden mesaj geldiğini belirterek, "İnanın gelen mesajların hiçbir tanesi yeni eğitim sistemi yapısı üzerine tartışma ve fikir sunma odaklı değil. Tamamı, bizim ağustosta atama yapıp yapmayacağımız, eylül ayında özür atamalarıyla ilgili zaman sürecinin hangi dilim içinde olacağına dair sorular" diye konuştu.