Euro
6.36
Dolar
5.69
BIST 100
102,553.90
Altın
1,425.61
Dünya

Endonezyalılardan Trump’ın 'Yüzyılın Anlaşması'na ret

Endonezya'da sokaktaki vatandaş, ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda öne sürdüğü ''Yüzyılın Anlaşması''nın Filistinliler için kabul edilemez bir plan olduğunu belirtti.

Mahmut Atanur   | 23.06.2019
Endonezyalılardan Trump’ın 'Yüzyılın Anlaşması'na ret

Jakarta Raya

Başkent Cakarta’da yaşayan Endonezyalı Müslümanlar, ABD yönetiminin, İsrail-Filistin sorununa çözüm getireceğini iddia ettiği ‘’Yüzyılın Anlaşması’’ planına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

Başkentte özel şirkette işçi olan 45 yaşındaki Muhammed Sugeng, ABD’nin İsrail lehine sunduğu planın hiçbir şekilde kabul edilebilir bir yanı olmadığını belirterek ''Bu planın uygulanmasını doğru bulmuyorum. İşgalci İsrail’in faydasına bir durum.'' dedi. Sugeng ayrıca siyonist İsrail’in ürünlerinin boykot edilmesi gerektiğini zira bunlardan elde edilen gelirlerin Filistinlileri öldürmek için kullanıldığını ifade etti.

ABD’nin girişimiyle barış planının başlatılmasının haksızlık olduğunu vurgulayan 35 yaşındaki öğretmen Firman Aulia, ''Çünkü İsrail, Filistin topraklarını haksız bir şekilde kendine ekledi. ABD, başından beri bölgeye barış vaatleri sundu ama Filistin, şu ana kadar hiç barış yüzü görmedi.'' diye konuştu.

Barış planının adaletsiz olduğunu ve barış getireceğine inanmadığını söyleyen Aulia, Arap ülkelerinin Filistin’in bağımsızlığı konusunda dik duruş sergilemeleri gerektiğini belirterek bu konuda Suudi Arabistan’ı da ABD’ye destek verme eğiliminde olmakla eleştirdi.

ABD girişiminin henüz bir kazan kazan çözümü olmadığını dile getiren 30 yaşındaki gazeteci Boy Aditya da ''Şu anki durumda İsrail otoritesinin faydasına olan ve Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan bir anlaşma. Kudüs’ün yalnızca Yahudilere ait değil, aynı zamanda Hristiyanlara ve Müslümanlara ait bir bölge olduğunu biliyoruz. Filistin için büyük bir kayıp olur.'' ifadelerini kullandı.

16 yaşındaki öğrenci Eva Apriani, ABD planının, Filistin’e zarar veren, İsrail’e yarar sağlayan bir girişim olduğunun altını çizerek Filistin halkının bağımsızlık haklarını almalarını ve kendi ülkelerine sahip olmalarını desteklediğini kaydetti.

''ABD her zaman keyfi davranıyor''

Özel şirket çalışanı 43 yaşındaki Jumiartono da dünya siyaseti ve meselelerine ilişkin ABD’nin her zaman keyfi davrandığını işaret ederek ''Yüzyılın Anlaşması'' olarak iddia edilen girişimin haksız bir plan olduğunun altını çizdi.

Filistin’de özellikle ibadet eden halkın bombalanmasının barbarca bir hareket olduğunu ifade eden Jumiartono, Endonezya dahil diğer tüm ülkelerin Filistin konusunu önemsemesi gerektiğini belirtti.

Ticaretle uğraşan 45 yaşındaki Waris, ABD’nin öne sürdüğü barış planının adaletsiz olduğunu ve barış getireceğine inanmadığını söyleyerek Filistin halkının durumunu gördüğünde çok üzüldüğünü dile getirdi.

İsrail’in çok acımasız olduğunu ve ilgili anlaşmanın hakkaniyetli bir yönü bulunmadığını vurgulayan 42 yaşındaki girişimci Ruslan, ''Filistin’i desteklemeli, Filistin ve İslam için mücadele etmeliyiz. İslam ülkeleri uzun zamandır zulüm altında. Filistin’e yardım etmeli ve onlar için dua etmeliyiz.'' dedi.

"ABD iyi niyetli değil"

ABD'nin sözde barış sağlayacağını iddia ettiği planda iyi niyetli olmadığının altını çizen Endonezyalı Müslümanlar, planın da adil olmadığını ve barış getirmeyeceğini belirtti.

Endonezya Ulaştırma Bakanlığı'nda memur olarak çalışan 37 yaşındaki Ahmet Muzairi, ''ABD yönetiminin, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdığını hepimiz biliyoruz. ABD'nin İsrail tarafını tutma eğiliminde olduğu açık.'' diye konuştu.

Barış konusunda ABD'nin iyi niyetli olmadığını dile getiren Muzairi, ''Ancak ABD gerçekten uzlaşı istiyorsa, Filistin topraklarını asıl sahiplerine geri vermek zorunda. Filistin'deki kardeşlerimizin adalet içinde ve uygun bir hayat yaşamalarını diliyorum.'' ifadesini kullandı.

Sokak yemeği satan 60 yaşındaki Ismawati, İsrail ile açık bir şekilde yakın ilişki içindeki ABD'nin barış planında iyi niyet görülemeyeceğini ve Filistin'in çıkarına bir durum olması konusunda da şüphe duyduğunu vurguladı.

Bu zamana kadar tarihe bakıldığında ABD girişimiyle daha önce başlatılan barış çabalarından bir sonuç elde edilmediğini söyleyen kamu çalışanı 54 yaşındaki Djoko Sarwono da ''ABD'nin daha önceki girişimlerinin de İslam dünyasını memnun etmek için amaçsız sözlü uzlaşılar olduğunu düşünüyorum. İsrail-Filistin sorununda başından bu yana çok fazla çaba sarf edildi. Ancak hiçbir verim alınamadı.'' şeklinde konuştu.

Barış planının her iki tarafı da memnun etmeyeceğini söyleyen Sarwono, ''Adil bir durum olup olmayacağı konusunda kararsızım. İsrail için istenen çözüm, barış ve müzakere değil. Onların barış ve müzakere tanımlamaları bizimkinden (Müslümanlar) farklı.'' yorumundan bulundu.

Lise öğrencisi 15 yaşındaki Defarose Zahvawardani de ''Filistin toprakları eskiden çok genişti. İsrail'in işgaliyle çok küçük alan içinde kaldılar. Bence, İsrail'i destekleyen ABD öncülüğündeki bir İsrail-Filistin barış planının adalet ve barış getirmesi mümkün değil. Filistinliler kendi topraklarında yalıtılmış kalacaklar.'' ifadelerini kullandı.

İşportacılık yapan 52 yaşındaki Muhammed Tjartono ise ''Sorun şu ki, ABD, uzlaştırmaya yardımcı olabilir mi? Çünkü bu bir milletler meselesi. Onları nasıl bir durum içine sokacak? İnsanlar doğrudan kurban olacaklar. Tabii ki barış istiyoruz, iki taraf arasında daha fazla çatışma istemiyoruz. Ancak Filistin halkı, sürekli İsrail'in saldırısı altında.'' görüşünü paylaştı.

ABD planının, Filistin halkı için adil olmasını temenni eden motosikletli yolcu taşımacılığı yapan 58 yaşındaki Sudarsono, ''Trump'ın İsrail ve Filistin halkını uzlaştırabileceğinden emin değilim. Filistinliler için gerçek adalet istiyorum. Filistinli masum insanların, kadın ve çocukların saldırıya uğradığını televizyonda görmüştüm.'' dedi.

Pazarda elbise satan 32 yaşındaki Viki Fernanda Putra da ABD'nin İsrail ile yakın olmasından dolayı bu barış planının özellikle Filistin halkı için işe yarayacağına inanmadığını kaydetti.

"Yüzyılın Anlaşması" planı kapsamındaki ilk organizasyon

Beyaz Saray basın ofisinden yapılan açıklamada, Bahreyn'in ABD ile iş birliği içinde 25-26 Haziran'da başkent Manama'da "Refah için Barış" adlı ekonomik çalıştaya ev sahipliği yapacağı belirtilmişti.

Çalıştayın, ABD'nin İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda ne zaman açıklanacağı netlik kazanmayan "Yüzyılın Anlaşması" planı kapsamındaki ilk organizasyon olduğu ifade ediliyor.

Filistin yönetimi, çalıştaya katılmayacağını açıklarken, konferansa davet edilmesi beklenen ülkelere boykot çağrısı yapmıştı. Filistin yönetiminin bu çağrısına rağmen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Katar'ın Manama'daki çalıştaya katılacağı duyurulmuştu.

Yüzyılın Anlaşması 

ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail-Filistin meselesine “çözüm bulmak” amacıyla hazırladığı öne sürülen "Yüzyılın Anlaşması" planının detayları netleşmese de uluslararası basında planın detaylarına ilişkin bazı bilgiler yer alıyor. 

Bu haberlere göre, Kudüs'ün tamamının İsrail'e bırakılması ve Batı Şeria'daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin büyük bölümünün varlığını sürdürmesi gibi Filistinlilerin aleyhine maddeler içeriyor.

Planda İsrail'in topraklarından sürdüğü 6 milyona yakın Filistinli mültecinin geri dönüş hakkına ise değinilmediği dile getiriliyor. 

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın “Yüzyılın şamarı” olarak nitelendirdiği planın bazı ekonomik yardımların dışında Filistin halkının lehine hiçbir şey içermediği ifade ediliyor.

Yüzyılın Anlaşması planı kapsamındaki ilk organizasyon olduğu ifade edilen "Refah İçin Barış" isimli ekonomi çalıştayı ABD’nin katkılarıyla Bahreyn’in başkenti Manama’da 25-26 Haziran’da düzenlenecek.

Çalıştayda Filistin’e yapılacak ekonomik yardımların masaya yatırılması ve hangi ülkelerin bu yardımları üstleneceği gibi konuların konuşulması bekleniyor.

Yüzyılın Anlaşması planına karşı çıkan ve bu planının ayağını oluşturan Bahreyn’deki çalıştaya katılmayacağını açıklayan Filistin yönetimi, bölge ülkelerine de söz konusu çalıştayı boykota çağırmıştı.

Filistin yönetiminin bu çağrısına rağmen Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar'ın Manama'daki çalıştaya katılacağı duyurulmuştu. İsrail basınına konuşan ve adı açıklanmayan Beyaz Saray'dan bir yetkili de Ürdün, Mısır ve Fas'ın çalıştaya katılacaklarını Washington'a ilettiğini dile getirmişti.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.