04 Şubat 2017•Güncelleme: 04 Şubat 2017
NEW YORK-Betül Yürük
ABD'nin balistik füze denemesi yapan İran'a yönelik yeni yaptırımlar uygulamasıyla iki ülke arasında tırmanan gerginlik, İran ile nükleer anlaşmanın geleceğine yönelik endişeleri de beraberinde getirdi.
İran ile nükleer anlaşmanın iptalini savunan ABD Başkanı Donald Trump'ın "ateşle oynayan" İran'a yönelik askeri seçenek de dahil her şeyin masada olduğu uyarısının ardından ABD Hazine Bakanlığı, Tahran'ın balistik füze programı ile İran Devrim Muhafızları Ordusuna destek verdikleri gerekçesiyle 13 şahıs ve 12 firma hakkında yeni yaptırım kararı aldı.
20 Ocak'ta başkanlık koltuğunu devraldıktan sonra Trump'ın, selefi Barack Obama'nın sağlık reformunun iptali, Meksika sınırına duvar inşa edilmesi, Suriyeli mültecilerin ABD'ye girişini askıya alınması ve nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan 7 ülkeye vize yasağı getirilmesi gibi seçim vaatlerini yerine getirmek için hızla harekete geçmesi, "felaket" olarak nitelendirdiği nükleer anlaşmanın geleceğine yönelik endişeleri de beraberinde getiriyor.
Ancak uzmanlar, uluslararası bir anlaşmanın feshedilmesinin BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) onayını gerektirdiğine ve tek taraflı atılacak bir adımın uluslararası krize neden olacağına dikkati çekiyor.
İran'ın eski nükleer müzakerecisi ve Princeton Üniversitesi Ortadoğu ve ve Nükleer Politika Uzmanı Seyid Hüseyin Mousavian, Trump yönetimine İran'ın tutumunun yine İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in "Ne yas tutar ne de şenleriniz çünkü bizim için fark etmiyor. Ayrıca endişelenmiyoruz. Ve muhtemel her olay için hazırız." sözleriyle açıklanabileceğini söyledi.
Mousavian, İran nükleer anlaşmasının geleceğine ilişkin olarak da "Trump'ın, İran ile nükleer anlaşmayı iptal edeceğini düşünmüyorum. Böyle bir karar, ABD'yi uluslararası toplumdan izole eder." dedi.