Euro
6.54
Dolar
5.92
BIST 100
95,257.61
Altın
1,480.65
Türkiye, 15 Temmuz Darbe Girişimi

Muhafız Alayı darbe girişimi davasında müştekiler dinleniyor

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin 521 kişinin yargılandığı davada müştekilerin dinlenilmesine başlandı.

Sefa Şahin   | 09.09.2019
Muhafız Alayı darbe girişimi davasında müştekiler dinleniyor

Ankara

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'ndaki eylemlere ilişkin, aralarında eski alay komutanları Muhsin Kutsi Barış ve Muhammet Tanju Poshor'un da bulunduğu 521 kişinin yargılandığı davada müştekiler dinlenilmeye başlandı.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, müştekiler, sanıklar, yakınları ve taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, müşteki Emine Özlem Avcı, askerlerce darbe girişiminde bulunulduğu sırada TRT Haber Dairesi'nde saat 18.00 ila 24.00 arasında görevli personel olarak çalıştığını belirtti.

Saat 22.00'den sonra rejinin bulunduğu birimden yüksek bir ses geldiğini anlatan Avcı, haber stüdyosunun bulunduğu bölümde üst kata çıkan askerlerin görevli personele bulundukları yere yatmasını söylediğini kaydetti.

Avcı, bu olaydan sonra rejinin bulunduğu kata indirildikleri sırada askerlerin DEAŞ'ın bir terör saldırısında bulunacağı iddiası üzerine buraya geldiklerini söylediğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Reji katına indirilince tekrar yere yatırıldık. Arkadaşların bir kısmına kelepçe takıldı ve başlarımızı kaldırmamamız konusunda uyarıldık. O arada bir bildirinin okunacağından bahsedildi. Başımız yerde olduğu için kimin söylediğini görmedim. Daha sonra da yerden kaldırıldık. Bazı arkadaşlarımız rejide kaldı, bizi üst kata çıkardılar. Biz, 8-9 kişiyle camekanlı bir odada olaylar bitene kadar tutuklu kaldık. Hürriyetimi tahdit eden kişilerden şikayetçiyim."

"TRT İstanbul ile bağlantı kuramadık"

Müşteki Cumhur Kılıç ise 15 Temmuz darbe girişimi sırasında TRT Haber Dairesi'nin arkasında yer alan, bütün yayınların iletildiği Devamlılık Stüdyolarında şef teknisyen olarak çalıştığını belirtti.

Stüdyonun ana kumanda merkezinde 15 Temmuz gecesi nöbetçi olarak çalıştıklarını aktaran Kılıç, ana kumandada İstanbul'dan yayını yapılan TRT World, TRT Çocuk ve TRT Müzik kanallarının yayınının kesildiğini fark ettiklerini söyledi.

Kılıç, bu olay üzerine İstanbul ile bağlantı kurmaya çalıştıklarını ve ulaşamadıklarını anlatarak, şöyle devam etti:

"Saat 23.00-23.30 gibi bizim birime sivil ve askeri kıyafetli kişiler geldi. Başlarında rütbeli asker vardı. Ana kumanda ile TRT 1'in kapıları karşı kaşıya. O arada rütbeli asker herhangi bir sebep söylemeden, 'Talimatları bundan sonra bizden alacaksınız, uymazsanız cezalandırılacaksınız' dedi. Bunun üzerine ben darbe gibi bir şey olduğunu anladım. Daha sonra bizim birime bir asker ve sivil bırakarak diğer askerler gitti. Bıraktıkları sivil kişi ana kumanda yayıncılıktan anlıyordu. Darbeciler özellikle bizim oraya geldiler. TRT Haber'in yayınının bütün TRT kanallarından yayımlanmasını istediler bizden. Bunun üzerine tartıştık, geçiştirmeye çalıştık. Saat 24.00'te darbe bildirisi okunmaya başlandı. Sivil asker bizim yanımızdan hiç ayrılmadı, komut verdi. Odadaki diğer arkadaşım Ahmet Cesur'un telefonunu kapattırdılar."

Darbe bildirisinin okunmasının ardından TÜRKSAT tarafından TRT'nin yayınının kesildiğini anımsatan Kılıç, halkın TRT yerleşkesine girdiğini öğrendiklerini bildirdi.

Mahkeme Başkanı Murat İlhan, bir sanık avukatının, müştekilerin şahsına hakaret etmesi ve duruşmayı provoke etmesi üzerine mikrofonun kapatılmasını ve salondan ayrılmasını istedi.

Duruşmada, müşteki Ahmet Cesur, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında TRT Haber Dairesinin arkasında yer alan, bütün yayınların iletildiği Devamlılık Stüdyolarında çalıştığını belirtti.

Darbe girişiminde bulunulduğuna dair saat 22.30 civarında televizyon kanallarında yayınlanan bazı haberleri izlediğini aktaran Cesur, daha sonra stüdyo binasına giren askerlerin bağırışlarını duyduğunu söyledi.

Cesur, bunun üzerine bir sivil mühendis ve uzman çavuşun bulundukları birime geldiğini, sivil mühendisin bazı yayın paketleri sistemden kaldırıldığı için kendilerini tehdit ettiğini anlattı.

Darbe bildirisinin okunmasıyla darbe girişiminde bulunulduğunu anladığını vurgulayan Cesur, halkın TRT Yerleşkesine girmesinin ardından sivil mühendis ve askerin ana kumanda merkezini terk ettiğini aktardı.

"Erdoğan'ın çağrısıyla darbecilerin morali bozuldu"

Müşteki Buğra Demir de şef teknisyeni olarak çalıştığı Devamlılık Stüdyolarına saat 23.00-06.00 arası nöbetçi olarak çalışmak için geldiğini anlattı.

Başında rütbeli bir askerin bulunduğu sivil ve askeri ekibin birime geldiğini, daha sonra bir sivil mühendis ve uzman çavuşun dışındaki kişilerin ayrıldıklarını ifade eden Demir, darbe bildirisinin okunmasıyla kendisi ve çalışma arkadaşlarının moralinin bozulduğunu söyledi.

Demir, sözlerine şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletin meydanlara inmesi için çağrı yapması üzerine darbeci sivil mühendisin morali bozulup panikledi. Ben de bundan yararlanarak gidip 7A uydusunu kestim. Aynı zamanda 7A uydusunu indirip, TÜRKSAT'ın da ele geçirilebileceği düşüncesiyle diğer uyduların da gidişini kestim ama zaten havada değillerdi. Kestim, geri döndüm. Yeşil tişörtlü sivil mühendis, 'Sen bunu yaptın, biliyorum askere hesabını vereceksin' dedi."

Duruşmada, TRT Haber personeli Abdullah Koltuk, Ali Yakışıklı ve Dış Yayınlar Dairesi Başkanlığı Yayın Sorumlusu İsmail Güngör de müşteki olarak dinlendi. Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın