Euro
6.52
Dolar
5.79
BIST 100
96,886.48
Altın
1,275.18
Yaşam

4 kuşaktır saatleri 'ayar'lıyorlar

Başkentte soyadı kanunu ile "Ayar" soyadını alan saat tamircisi ailenin dördüncü kuşak torunu Mehmet Zafer Ayar, dördüncü kuşak tamirci olarak 60 yıldır saat tamir etmenin gururunu yaşıyor.

Sefa Şahin   | 16.04.2019
4 kuşaktır saatleri 'ayar'lıyorlar

Ankara

Başkentte soyadı kanunu ile "Ayar" soyadını alan saat tamircisi ailenin dördüncü kuşak torunu Mehmet Zafer Ayar, dördüncü kuşak tamirci olarak 60 yıldır saat tamir etmenin gururunu yaşıyor.

Ulus Anafartalar Caddesi'nde ata mesleği saat tamirciliğini 1,5 metrekarelik iş yerinde sürdürmeye devam eden 66 yaşındaki Ayar, 7 yaşında babasından öğrendiği mesleğinde bugün aranan usta haline geldi.

Ayar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, büyük dedesi Hoca Hüseyin Efendi'nin İslami ilimlere hakim olduğunu ve İstanbul Kapalı Çarşı'da saat tamirciliği yaptığını belirterek, dedesinin çarşıda çıkan yangının ardından Kastamonu'ya taşındığını kaydetti.

Ailesinin daha sonra Ankara'ya gelip Ulus'ta dükkan açtığını ve babası Ragıp Ayar'ın 23 sene boyunca İkinci Meclis, TBMM, Ankara Devlet Konservatuvarı ve Atatürk Orman Çiftliği'ndeki saatleri tamir ettiğini anlatan Ayar, kendisinin de 7 yaşından beri babasının yanında çalıştığını belirtti.

"Ustalık yeteneğimle saat dişlisi yapıyorum"

Ayar, babasının Ulus'taki Suluhan Çarşısı'nda bulunan dükkanına 27 Mayıs darbesinde yer alan subaylardan Mucip Ataklı'nın geldiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Tezgahın kenarında rahmetli Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan, Adnan Menderes'in fotoğrafları vardı. 'Paşam hoş geldiniz.' dedi. Babam tanıdı, ihtilalcilerden Mucip Ataklı'ymış. Ataklı 'Bu şahısları çok mu severdiniz?' dedi. Babam da 'Canımdan fazla severdim. Onları asmakla tarihi bir hata yaptınız Paşam.' dedi. Ataklı onun üzerine 'Ustam ben sana bunun izahını yaparım ama şu anda zamanı değil.' dedi." ifadelerini kullandı.

Emekli olmasına rağmen çalıştığını ve bütün saatleri tamir edebildiğini anlatan Ayar, "Mekanik saatleri tamir edebilen insan her türlü saati tamir edebilir. Vatandaşın yapmadığı ve yapamadığı işleri yapıyorum. Bazen saat mühendisliği de yapıyoruz saat üzerinde. Mesela dişlisi bulunmuyor. Onu kendi yeteneğimizle yapıyoruz. Mesela saatin bir parçası olmaz veya bulunacak bir malzeme değildir. Onu ustalık yeteneğimle yapıyorum." diye konuştu.

"Oğlum sen genler yoluyla saatçisin"

Ayar, kardeşi ve akrabalarının da saat tamirciliği yaptığına işaret ederek, "Babama dedim ki 'Ben senin sanatına fazla bakmadım. Bu sanatı nasıl öğrendim?' Babam, 'Oğlum sen yüzde 50 genler yoluyla saatçisin, yüzde 50'sini de öyle telafi etmişsin.' dedi." ifadesini kullandı.

Soyadı kanunu ile "Ayar" soyadını aldıklarını bildiren Ayar, şunları anlattı:

"Saat ustası rahmetli dedem Kurra Hafız'dı. Arslanhane ve Ağaçoğlu camilerinde fahri imamlık yapardı. Babam da çok büyük ustaydı. Saatin bir pandülünü, yani spirallerini sonuna kadar açar, sarardı. Çok büyük bir ustalık var orada. Ben aynı şeyi yapamıyorum. Eski saatlerin 4-5 devri bozuk olursa pandüllerini, 4-5 devrini sarabiliyorum ama babam gibi saatin boncuğuna kadar açıp tekrar spirallerini saramıyorum. O bir yetenek meselesi."

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.