
Van'da zor şartlar altında görev yapan basın mensupları, enkaz altında yakınlarını bekleyen ailelerin acısına ortak oldu.***
VAN - Ömer Erim Baştimar
Deprem bölgesi Van'da zor şartlar altında görev yapan basın mensupları, burada tanıklık ettiği acıya da ortak oluyor. Kimi zaman enkaz altında yakınlarını bekleyen insanlarla birlikte duygulanan gazeteciler, kimi zaman da enkazdan çıkan arkadaşları için gözyaşı döktü.
En zor şartlar altında tarihe not düşen, tanıklık eden gazeteciler kimi zaman Somali'ye koştular, oradaki insanlarla birlikte kuraklığı yaşadılar, aç kaldılar, susuz kaldılar...
Japonya'da depremzedelerle, tsunami de evsiz kalanlarla aynı kaderi paylaştılar, acılarına ortak oldular. Hiçbir akrabaları, tanıdıkları olmadığı halde binlerce kilometre yol kat ederek o kişilerin acılarını paylaştılar; sıkıntılarını dünyaya duyurdular.
Şimdi de Van'da görev yapan çok sayıda Türk ve yabancı basın mensubunun da amacı yine aynı, insanların acılarını paylaşmak, sorunlarını duyurmak, insanlığa hizmet etmek.
Deprem gününden itibaren adeta Van'a üs kuran basın mensupları kimi zaman enkazdan çıkartılan 14 günlük Azra bebekle mutluluğu yaşadılar, kimi zaman enkaz üzerinde sorulan ''kimse var mı?'' sorusuna verilen 'buradayız' cevabıyla umutlandılar.
Gazeteciler bazen enkaz altında yakınlarını bekleyenlerle birlikte duygulu anlar yaşadılar, kimi zaman enkaz altından çıkan meslektaşlarının son anlarını anımsayarak üzüldüler.
Van'da meydana gelen 5.6'lık depremde yaşamını yitiren meslektaşları Sebahattin Yılmaz ve Cem Emir'i de gönüllerine ektiler.
Bu arada depremin ardından yerel basın kuruluşları da merkezleri zarar gördüğü için yayın yapamıyor.