ANKARA
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, yaptığı yazılı açıklamada, Hz.Peygambere hakaret içerdiği gerekçesiyle İslam dünyasında protesto gösterilerine neden olan ''Müslümanların Masumiyeti'' filmini ve dün Bingöl'de 8 polisin şehit düştüğü olayları değerlendirdi.
''Amerika'da yayınlanan film, küresel bir provokasyondur. Öyle bireysel veya toplumsal değil, küresel bir provokasyondur. Çünkü bir kısır döngüye girildi ve provokasyonların sayısı çoğaldı'' diyen Görmez, tarih boyunca İslam'a yönelik birçok eleştiri olduğunu ancak son dönemlerde bu eleştirilerin aşağılama ve hakaret boyutuna vardığını ifade etti.
''İslam bu topraklarda kaldıkça terör, bir katiller hareketi olarak kalmaya devam edecek''
Görmez, dün Bingöl Karlıova'da meydana gelen terör saldırısı nedeniyle şehit düşen 8 polisle ilgili şunları ifade etti:
Aslında sözün tükendiği bir zaman diliminde olduğumuzu biliyorum. Artık başsağlığı dilemenin, mesajlar yayınlamanın çok anlamsızlaştığını biliyorum. Ancak bununla birlikte öncelikle bütün şehitlerimizin yakınlarına, ailelerine başsağlığı; milletimize sabır ve metanet diliyorum. Bütün bu olup bitenlere rağmen, bizim millet olarak, hangi düşünceden, hangi inanıştan, hangi ırktan, hangi dilden olursa olsun, milletimizin her ferdinin kardeşlikte ısrar etmesi gerekiyor. Terörün otuz yıldır bir amacı var: Sahip olduğu ideolojiyi toplumsallaştırmak, toplumun fertlerini karşı karşıya getirmek. Ancak hesap etmedikleri bir şey var. Din-i mübin-i İslam bu topraklarda kaldıkça, bizi birbirimize kardeş kılan ortak değerlerimiz var oldukça terör, bir katiller hareketi olarak kalmaya devam edecektir. Şehitlerimizin bize bıraktığı en büyük emanet, her birimizin onların bu ideolojisinin toplumsallaşmaması için çaba göstermek, birbirimize daha da yakınlaşmak, kardeşliğimizi daha da pekiştirmek olmalı. Ben tekrar bütün milletimize başsağlığı diliyorum.''
''İslam, rastgele büyükelçiliklere saldırıp insan katletmeyi meşru görmez''
Müslümanların gösterdikleri tepkiyle aslında ''Yeraltındaki bütün kaynaklarımızı aldınız, götürdünüz. Sizin olsun. Her yerde canımızı aldınız, kanımız aktı. Ama hiç olmazsa bizim kutsallarımıza dokunmayın'' dediğini kaydeden Görmez, ''Ancak bu, hiçbir zaman sokağa çıkıp provokatörlerin emellerine alet olmayı, İslam’ın hiçbir zaman uygun görmediği şiddete başvurmayı, rastgele büyükelçiliklere saldırıp insan katletmeyi meşru kılmaz'' ifadesini kullandı.
''Tepkiler Hz. Peygamberin hikmetine uygun olmalı''
İslam dininin, hak aramanın da bir hukuku olduğunu öğrettiğini belirten Görmez, şu ifadeleri kullandı:
''Acaba hukukunu savunmak için sokağa çıktığımız peygamber, bizim eylemlerimizin, hareketlerimizin, tavırlarımızın hangilerini beğenir? Hiçbir Müslüman bunun izahını yapabilir mi? Resul-i Ekrem'e hayatı boyunca defalarca saldırılar yapılmıştır ve onun bütün saldırılara verdiği karşılıklar bellidir. Bütün bu provokasyonları boşa çıkarmanın yolu, hikmetten ve adaletten, ahlaktan ve hukuktan ayrılmadan tepkilerimizi dile getirmekten geçer. Peygamberimizin hukukunu korumak her Müslümanın görevidir. Ama O'nun hukukunu korumak, Peygamber ahlakına ters bir şekilde sokağa çıkıp gördüğümüz bütün dükkanları, batılı ifadelerin bulunduğu bütün iş yerlerini yağmalamak, saldırmak şeklinde olmamalı. Zaten provokasyonun amacı da bu olsa gerektir. Müslümanların göstereceği tepki mutlaka Peygamberin hikmetine ve onun bize öğrettiği Kur'an-ı Kerim'e uygun olmalı.''