Lyon
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Lyon'da çocukları istekleri dışında kendilerinden alınarak koruyucu aileye verilen iki aileyle görüştü.
İlk olarak Zehra ve Mahmut Ulubaş çiftiyle bir araya gelen Bozdağ, 7 aylıkken kendilerinden alınan ve şu anda 19 aylık olan oğulları Salih Ulubaş'la ilgili süreç hakkında aileden bilgi aldı.
Görüşme sonrasında basın mensuplarına konuşan Bozdağ, küçük Salih Ulubaş'ın aile tarafından doktora götürüldüğü zaman şiddet uygulandığı düşüncesiyle aileden alındığını fakat şiddet uygulama hadisesinin bulunmadığını belirtti.
Edindikleri bilgiye göre çocuğun düştüğünü fakat doktorlar ve mahkemenin şiddet uygulandığı yaklaşımı içerisine girdiğini söyleyen Bozdağ, şunları kaydetti:
"Tabii bunun sübjektif bir yaklaşım olduğunu anlatımlardan da anlıyoruz. Çok açık. Tabii bunun mahkeme tarafından değerlendirilmesi lazım. Yani bilirkişi raporuyla, gerçekten şiddet mi uygulanmış, yoksa düşme sonucunda mı kırıklar meydana gelmiş, onun tespitinde fayda var.
Mahkeme şu aşamaya kadar karar vermiş, temyiz noktasına gelmiş ama mahkemenin bu noktada doktorların beyanının dışında ayrı bilirkişiye göndermemiş olması fevkalade bir eksiklik. Temyiz aşamasında bir bilirkişi raporu istenmiş olmasını önemsiyorum. İnşallah bu rapor olumlu bir şekilde gelir."
Türkiye olarak bu tür hadiseleri yakından takip ettiklerini vurgulayan Bozdağ, bu konuyla da başkonsolos ve yetkililerin ilgilendiğini belirtti. Bozdağ, "Biz de ayrıca mahkemeden önce bir girişimde daha bulunarak, evladınızın size verilmesi konusunda bir çaba gösteririz" dedi.
Bir gazetecinin, aile sorunları konusunda Fransa'da ne tür çalışmalar yapılabileceğine ilişkin sorusu üzerine Bozdağ, Türkiye'nin yurt dışındaki vatandaşlarının çeşitli sorunları ile ilgilenmek için aile müşavirlikleri kurma kararı aldıklarını belirterek, bu konuda önümüzdeki günlerde TBMM'den yasa çıkacağını ifade etti.
Bozdağ, "Biz ailelerden çocukların sübjektif nedenlerle alınmasına karşıyız. Gerçekçi olmayan nedenlerle alınmasına karşıyız. Ama gerçekten aileden alınmayı gerektiren bir durum varsa Türkiye'de de biz alıyoruz. Burada da alınsın ama gerçek bir neden olması halinde alınması, aslı olmayan veya yorumla ortaya konan nedenlerle alınmaması gerektiğini söylüyoruz. Alındığı zaman da çocuğun öncelikle ailenin onayladığı bir bakıcı aileye verilmesini, ailenin bu işte esas olmasını istiyoruz" diye konuştu.
"Çocuklar yetiştirilirken de ailenin sahip olduğu kültürel değerler dikkate alınarak yetiştirilmesinin son derece önemli olduğunu düşünüyoruz" diyen Bozdağ şunları kaydetti:
"Eğer aileden alınmışsa çocuk o ailenin sahip olduğu kültürel değerler gözetilerek bakıcı ailelere verilmesinin, orada yetiştirilirken veya devlet gözetiminde başka bir yerde yetiştirilirken de bu kültürel değerlerin korunmasının son derece önemli olduğunu düşünüyoruz."
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, daha sonra üç çocuğu da kendisinden alınarak bakıcı aileye verilen Sultan Kara Yılmaz ile de kısa bir görüşme yaptı.
AB'ye eleştiri
Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Paris’teki sabah kahvaltısında da Fransa Aktif Türk İşadamları Derneği (FATİAD) üyeleriyle bir araya geldi.
Türk iş adamlarına hitabına Yunus Emre’nin "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım" sözüyle başlayan Bozdağ, pek çok işi kolay kılmanın yolunun tanış olmaktan geçtiğini belirtti.
Konuşmasında AB’yi de eleştiren Bozdağ şöyle dedi:
"AB’nin, dünyanın başka yerlerinde oluşan gelişim ve değişimleri ben doğru okudukları kanaatinde değilim. Eğer doğru okusalar, AB üyeleri Türkiye’yi kapıda bekletmezler, derhal alırlar. Çünkü Avrupa’nın geleceğini kurtaracak şey, Türkiye’nin kayıtsız şartsız AB’ye üyeliğini sağlamasıdır."
Bozdağ, Türkiye’nin, AB’ye yük olacak değil, AB’nin yükünü azaltacak pozisyonda olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye-AB bütünleşmesi olduğu zaman, Ortadoğu’ya, Orta Asya’ya, bütün dünyaya açılan bir AB ortaya çıkacaktır. Avrupa’nın geleceği Türkiye’yi AB’ye almakla olur" diye konuştu.