
Tahliyesine karar verilen Şık, Şener, Çakır ve Musluk işlemlerinin tamamlanmasının ardından Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları'ndan tahliye edildi.***
İSTANBUL
Odatv davası sanıklarından, gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener, Sait Çakır ve Coşkun Musluk'un Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları'ndan tahliyesi gerçekleşti.
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, duruşmada tahliyelerine karar verdiği Şık, Şener, Çakır ve Musluk, işlemlerinin tamamlanmasının ardından cezaevinden tahliye edildi.
Basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği tahliyeler sırasında, Şık ve Şener'in arkadaşları da tezahürat yapıp slogan attı.
Mahkeme heyeti, Şener, Şık, Çakır ve Musluk'un tahliyeleri yönündeki karara gerekçe olarak, ''suç vasfının değişme ihtimali'' ve ''tutuklu kaldıkları süre''yi gösterdi.
Küçük ve Yalçın'ın tutukluluklarına devam kararı
Mahkeme tutuklu sanıklar Yalçın Küçük, Soner Yalçın, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Hanefi Avcı ve Müyesser Uğur'un üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, sanıklardan elde edilen dokümanlar, iletişim tespit tutanakları, dosyadaki tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde, kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların bulunması, henüz delilerin toplanmamış olması, sanık müdafilerinin dosya sundukları belgelerin hukuk tekniği açısında bilirkişi raporu olarak kabul edilemeyeceği, mahkeme tarafından bilirkişi raporu aldırılmamış olmasından dolayı tutukluluk hallerinin devamına oy birliğiyle karar verdi.
Duruşma 18 Haziran'da
Mahkeme heyeti duruşmayı 18 Haziran 2012'ye erteledi. Böylece söz konusu davada tutuklu yargılanan sanık sayısı 6'ya düştü.
AB memnuniyetle karşıladı
Bu arada Avrupa Birliği, ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında Odatv'de yapılan aramalara ilişkin açılan davanın tutuklu sanıkları gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık, Sait Çakır ve Coşkun Musluk'un tahliye edilmesini memnuniyetle karşıladığını bildirdi.
AB Genişleme Komiseri Stefan Füle'nin sözcüsü Peter Stano, ''Bilhassa Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda ifade özgürlüğünü kısıtlayan hükümlerin değiştirilmesi gerekmektedir'' dedi.
Kılıçdaroğlu
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tahliye kararlarını, ''Çok geç kalmış bu tahliyelerle devamı beklenen tahliyeler, özgürlüğü gasbedilenlere özgürlük kapısını açan bir yol olacağı gibi, Türkiye'yi de gazeteci ve milletvekillerini tutuklayan ülke olma ayıbından kurtaracaktır'' değerlendirmesinde bulundu.
Basın mensuplarının yoğun ilgisi
Silivri Ceza ve Tutukevleri Yerleşkesi'nden ayrılan Ahmet Şık ve Nedim Şener, basın mensuplarının yoğun ilgisiyle karşılandı.
Ahmet Şık, ''Eksik kalmış adalet bu ülkeye barış ve demokrasi getirmeyecek. 100 civarında gazeteci hala içeride'' dedi.
Şık, 600 civarında üniversite öğrencisinin ve KCK davasından çok sayıda kişinin tutuklu bulunduğunu ifade ederek, ''Bunların hepsi düşünce ve ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gereken tutuklular. Bunun mücadelesine biz devam edeceğiz. Ve burada 'adalet ne zaman sağlanacak' diyeceksiniz. Bu komployu yürüten polisler, savcı ve hakimler bu cezaevine girecek, buna ben and içiyorum. Onlar buraya girdiğinde bu ülkeye adalet gelecek'' diye konuştu.
Nedim Şener de ''Benim için hapishaneye girmenin anlamı Hrant Dink cinayetine yönelik yaptığım araştırmaların bedelini ödetmektir'' dedi.
Şener, ''Cezaevine girerken de 'Hrant için, adalet için' demiştim, 'Hrant için, adalet için' diyerek çıkıyorum. Çünkü Hrant için adalet sağlanmadığı müddetçe Türkiye'de ne basın özgürlüğünden bahsedebiliriz, ne özgürlükten bahsedebiliriz, ne güvenden bahsedebiliriz. Çünkü Hrant Dink'i katleden karanlık güçler bugün bizim özgürlüğümüzü tehdit ediyorlar, gazeteciliği tehdit ediyorlar ama başarılı olamayacaklar. Ama bundan sonra bütün amacımız bir meslektaşımız olan Hrant Dink'in kanını yerde bırakmamak olacak'' diye konuştu.