
![]() |
Bakanlar Kurulu toplantısı, sona erdi |
Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, tutuklu gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık, Sait Çakır ve Coşkun Musluk'un tahliyelerine karar verilmesiyle ilgili bir soru üzerine, kendisinin de Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında tahliye kararından bilgi sahibi olduğunu belirtti.
Arınç, ''Tabii tahliyelerden sadece memnuniyet duyulur. Özellikle gazeteci kimlikleri olan arkadaşlarımızın 375 gündür yani bir yıldan daha fazla içeride tutuklu kalmış olmaları üzüntüye muciptir" diye konuştu.
Bütün sanıklar için buna dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Arınç, ''Çünkü uzun tutukluluk bir cezaya dönüşmemelidir. Delillerin toplanmış olması, kaçma ihtimalinin olmaması gibi sebeplerle derhal tahliye kararı vermek gerekir'' dedi.
Çapkın'ın merkeze alındığı iddiası
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'ın merkeze alındığı'' iddiasının hatırlatılması üzerine ise şöyle konuştu:
"Kendisinin görevden alınması veya görev yerinin değiştirilmesiyle ilgili ne hükümetimizin ne de bakanlığın bir tasarrufu olmadı. Sayın Hüseyin Çapkın'ın görev yerinin değiştirilmesiyle ilgili bir tasarruf söz konusu değildir''
İddia sahiplerinin söylemesi lazım
Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamadan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Arınç, ''CHP MYK bir bildiri yayımladı. Bu bildiride 'bu yasa çocuklarımızı çok erken yaşta çalışmaya, kızlarımızı erken evliliğe zorlayacaktır' ifadesi var. Bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?'' sorusuna şu yanıtı verdi:
''Bunların hiçbirisi varit değil. Neden ve niçinini sormamız lazım. '5N 1K' diye bir şey var. Şimdi bu bir hüküm cümlesidir. Kanunun neresinde, hangi hüküm çocuklarımızı erken yaşta evlenmeye yönlendirecektir? 'Bütün kız çocukları, bütün evlatlarımız mutlaka okumalı. Mecburi eğitim şu kadar yıl olmalı' diyen bir teklifte kızlarımızın neden, niçin, nasıl, hangi sebeplerle bu yöne itileceğini şüphesiz bu iddiaların sahiplerinin söylemesi lazım. Bunları söylemeleri için daha vakit var. Televizyonlarda, basın önünde, parti çalışmaları sırasında ve Genel Kurul'da rahatlıkla ifade edebilirler. Bu düşüncelerini kamuoyuyla paylaşırlarsa haklılık paylarının doğru olup olmadığını göreceklerdir.''
Üzüntü duydum
''Dün Meclis Milli Eğitim Komisyonunda 4+4+4 görüşülürken kavga çıktı. Muhalefetin eleştirileri var. 'Yangından mal kaçırır gibi geçirmekle' suçluyor iktidarı ve hükümeti. Bu görüşmeler hakkında siz neler söyleyeceksiniz?'' sorusuna Arınç, şu yanıtı verdi:
''Bu tatsız görüntüler hepimizi üzmektedir. Bu görüntüler Meclisimize, milletvekillerimize yakışmıyor. 11 gündür bu münakaşalar devam ediyor. Peki bu münakaşalar sırasında muhalefet partisi olarak CHP kaç saat konuşmuştur. 90 küsur saat. AK Parti'nin üye sayısının fazla olmasına rağmen ne kadar konuşmuştur? Takriben 3-4 saat. Ve bir rekor kırdığını iddia ederek, bundan da kendine pay çıkarmaya çalışan bir milletvekili 4+4+4 ismini taşıyan bu tasarı üzerinde acaba ne konuşmuştur? Hiçbir şey konuşmamıştır. Sadece 12 saat elindeki kitapları okuyarak zaman doldurmaya çalışmıştır. Ne kanun tasarısı üzerinde cümlesi vardır ne bir eleştirisi ne bir önerisi vardır. Kabadayı, külhanbeyi edasıyla bağırarak çağırarak Milli Eğitim Komisyonunun hatta yerini bile değiştirerek, komisyon üyesi olmayanları getirerek, ben de 12 saat konuşacağım, 24 saat konuşacağım iddialarıyla, komisyon çalışmalarını kilitlemeye çalışan, görüntülere de bakın zabıtlara da bakın, CHP'dir.''
Kabadayılıktır, meydan okumadır
Arınç, şunları söyledi:
''Konuyla hiç ilgisi yoktur yaptıkları şeyin, adeta bir kabadayılıktır, meydan okumadır. Komisyon'dan da geçmiştir, bugüne kadarki Meclis teamüllerine uygun şekilde oylanmış ve geçmiştir. Unutmayın komisyon odası hangi salonda olursa olsun, öncelikle CHP'li ve diğer muhalefet partililerin milletvekilleri oraları doldurmakta ve AK parti'lilere yer bırakmamakta ve sıraya girerek en çok konuşma haklarını elinde tutmakta. Ve bu arada neler yapıldığını biz gazetelerden, televizyonlardan öğrenmekteyiz. Bu kez de AK Parti'li milletvekillerinin komisyon odasını daha önce gelerek yerleri tutmuş olmalarından herhalde şikayetçi olmamaları gerekir. Men Dakka Dukka diye bir şey söylenmişti geçmişte. Siz öyle yaparsanız, bu komisyonun çalışması için de AK Parti'li milletvekilleri gelirler, sıraları doldururlar söz hakkını alırlar. Şikayet etme durumunda değilsiniz.''
Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Bundan yıpranan kendileri olur. Ama biz geleceğimizi madem ki bu milli eğitim sistemi içerisinde görüyoruz isteriz ki CHP bu konu üzerindeki, kendi partisinin görüşlerini en güzel şekilde ifade edebilsin. Görüşmeler ne zaman başlar bilmiyorum, Genel Kurul kendi gündemine hakimdir. Mesele hükümet meselesi değildir. Sayın Bakanımız temsilen bulunuyor, kanun teklifi sahibi mutlaka bulunuyor biz de hükümet olarak, biz de teklifini uygun bulduğumuzu, bunu hem komisyon görüşmelerinde hem de genel kurul görüşmelerinde ifade ederek bir an evvel sonuçlanmasını isteyeceğiz'' ifadelerini kullandı.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
