
Adalet Bakanı Ergin, ''Karşı çıkmak yerine özel yetkili mahkemelerin yargılama usulleri gözden geçirilmeli'' dedi.***
ANKARA
''Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kararları Işığında Koruma Tedbirleri ve İfade Özgürlüğü'' sempozyumunun açılışındaki konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Türkiye'yi, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları konusunda lider konuma yükselterek diğer ülkelerin örnek aldığı en üst seviyeye ulaştırmayı amaçladıklarını söyledi.
Sempozyumun açılışına CMK'nın 250'nci maddesi kapsamında kurulan ağır ceza mahkemelerinde görev yapan hakimler ve Cumhuriyet savcılarının da katıldığını hatırlatan Ergin, bu nedenle mahkemelerle ilgili tartışmalara değindiğini de ifade etti. Son zamanlarda ''bu mahkemelerin tümüyle kaldırılması'' ya da ''duyulan ihtiyaç nedeniyle kaldırılmaması'' yönünde görüşler ileri sürüldüğünü anımsatan Ergin, kanunda bu mahkemeler için özel bir isim konulmadığını ancak kamuoyunda ''özel yetkili mahkemeler'' veya ''özel yetkili ağır ceza mahkemeleri'' şeklinde isimlendirildiğini dile getirdi. Ergin, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu açıklamaları şunun için yapıyorum; burada bir tanım ifadesi var ve bu terimden oluşmaktadır. Bunlar 'özel yetkili' ve 'mahkeme'dir. Burada bazı özel, istisnai yetkiler var ve bu yetkilerle donatılmış mahkeme ve savcılıklar var. Burada hemen şu soruları sorarak sonuca ulaşmamız gerekmektedir: Türk hukuk sisteminde başka ihtisas mahkemeleri var mıdır? Bunlar gerekli midir? Uyuşturucu ticareti, mafya ve terör suçlarına bakmak için ayrı ihtisas mahkemeleri kurulmalı mıdır? Bu suçlar genellikle organize şekilde mi işlenmektedir? Bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması birden çok ilin alanına girmekte midir?''
Ergin, şöyle konuştu:
''Burada ihtisas mahkemesine karşı çıkmak yerine bu mahkemelerin yargılama usullerini ve yetkilerini gözden geçirmek daha sağlıklı olur kanısındayım. Yine bu mahkemelerin baktığı davalar genellikle organize şekilde işlenen ve birden çok ili kapsayan fiillerden oluşmaktadır. Bütün bunları birlikte değerlendirerek olaya siyasi mülahazalardan uzak bir şekilde ve aklıselimle yaklaştığımızda bu mahkemelere olan ihtiyacın devam ettiği ortadadır. Kaldı ki bu ihtiyaç sadece ülkemiz bakımından ortaya çıkan bir ihtiyaç değildir, mukayeseli hukukta da benzeri tehditlerle karşı karşıya kalan ülkelerin benzeri yöntemleri uyguladıkları görülmektedir. Kamuoyunda bu mahkemelerin görev alanına giren suçların soruşturması ve kovuşturması sırasında yapılan uygulamalar sebebiyle ortaya çıkan bazı olumsuz algıları da görmezden gelemeyiz.''
İhlallere fırsat verilmemeli
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili Ahmet Hamsici, ''Cumhuriyet savcıları tarafından soruşturma evresinin hızlı, etkin, adil, eksiksiz ve insan haklarına saygılı bir şekilde yapılarak delillerin zamanında, tam ve hukuka uygun olarak toplanması suretiyle soruşturmalardan kaynaklanan insan hakları ihlallerine fırsat verilmemelidir'' dedi.