
Birinci "Ergenekon" davasında gizli tanık "Poyraz", sanık Veli Küçük'e böyle seslendi.***
İSTANBUL
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, ikinci ''Ergenekon'' davasında tutuklu yargılanan Tuncay Özkan'da bulunan bazı notlara dayanarak gizli tanık Poyraz'a sorular yöneltti.
Başkan Özese'nin, neden gizli tanık olduğuna ilişkin soruya da gizli tanık, İzmir'den gelerek kendisinin ifade verdiğini belirterek, ''Doğu Perinçek'i hiç sevmem. Yalçın Küçük 'selam Kürdistan' diyor. Veli amca demek bizi başka oynattı, el alemi başka. Hani milliyetçilik vardı, vatan millet Sakarya'ydı. Madem bizi kandırdın, 'bir çomak da ben sokayım' diyerek gizli tanık oldum'' dedi.
"Gizli tanık Kıskaç"ın gözyaşları
"Bugün burada birileri beni dinliyor. Ben burada olmayanların da isimlerini vereceğim. Veli Küçük o dönem çok küçük biriydi. Asıl ondan büyükleri var. Onların hepsini açıklayacağım" diyen "gizli tanık Kıskaç" ise o dönemde Binbaşı Mahmut Şahin'in postası olduğunu anlattı.
Tutuklu sanıklardan emekli Albay Mehmet Fikri Karadağ'ın o dönemlerde çıktıkları bir operasyonda komutanlarından biri olduğunu dile getiren gizli tanık, "Karadağ bize yardım göndermediği için 11 askerimiz şehit oldu. Parçalanmış cesetleri taşıdım. 18 yıldır bunların hesabını sormayı bekledim" şeklinde konuşurken, göz yaşlarını tutamadı.
Gizli tanık, 1990'lı yılların başında Elazığ Jandarma Alay komutanı olan Albay Teoman Barutçu ile birlikte çalıştığını kaydederek, Bingöl'de 33 askerin kuruşuna dizilmesi olayında Albay Barutçu'nun hatası olduğu ileri sürdü.