DENİZLİ
Denizli Valisi Abdülkadir Demir'i ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, kentteki yatırımlar ve açılışı gerçekleştirilecek projelerle ilgili bilgi aldı.
Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Bozdağ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Akil İnsanlar Heyeti'nin dün bir araya gelmesiyle ilgili soru üzerine şöyle konuştu:
"Türkiye önemli bir süreci yaşıyor. Esasında çözüm süreci, büyük Türkiye'yi oluşturma sürecidir. Türkiye'yi daha güçlü hale getirme, insanlarımızın huzurunu, refahını, saadetini daha güçlü noktaya taşıma sürecidir. O açıdan da tarihi bir süreç. Akil insanlar bir ayı geçkin süredir görev yapıyorlar. Bugün 37'nci günleri. Türkiye'mizin 7 bölgesinde pek çok ilimizi gezdiler. Orada insanlarımızla bir araya geldiler. Onların görüşlerini, önerilerini, eleştirilerini dinleme imkanı buldular ve meseleye nasıl baktıklarını daha yakından gördüler. Bu çerçevede 36 günlük süre içerisinde edindikleri intibaları gördükleri manzaraları ve çektikleri fotoğrafı sayın Başbakanımızla paylaşma imkanı buldular. Gayet verimli bir çalışma yürütüldüğüne hep beraber şahit olduk. İnşallah Türkiye'miz için hayırlı olacaktır bu süreç.
Türkiye'nin her tarafında bu sürece insanlarımızın destek verdiğine ve bu oranın çok üst düzeyde olduğuna dair tespitler var. Tabi karşı olan insanlarımız da var. Buna dair de bir takım öngörüler var. Hepsi, sürece destek oranının yüzde 70'ler ve daha üstü bir oranda olduğuna ilişkin gözlemlerini ifade ediyorlar. Ayrıca CHP, MHP tabanından partici olmayan, yani partilerinin genel merkezlerinin görüşleri ve AK Parti karşıtı duruşları dışında 'Türkiye'nin hayrına, yararına mıdır bu süreç' diye değerlendirme yapan sağduğu sahibi pek çok insan bulunduğunu ve gerek CHP, gerekse MHP tabanından sürece destek veren pek çok değerli insanımızın bulunduğunu da sahada gözlemlediklerini ifade ettiler. Ülkemizin her siyasi renginden, her siyasi düşüncesinden insanlarımız bu sürece destek veriyor. Destek verenlerin oranı oldukça yüksek tabi ki karşı olan insanlarımız da olabilir."
Terör örgütünün sınır dışına çıkması olumlu bir adım
Terörün bitirilme, kanın durdurulma ve silahların bıraktırılma sürecinin Türkiye'de şiddetin ve terörün olmadığı bir iklimi ve ortamı yaratma süreci olduğunu vurgulayan Bozdağ, bu konuda somut neticelere bakılması gerektiğini söyledi.
Süreç içerisinde kaçırılan bazı kamu görevlilerinin ailelerine kavuşma imkanı bulduğunu hatırlatan Bozdağ, "Bu Türkiye'miz için iyi oldu, aileler için, kaçırılan insanlarımız için iyi oldu. Terör örgütünün silahları susturmak noktasına gelmiş olması ve Türkiye'de sürecin başladığı günden bu yana yaklaşık 4 aydır bir asker veya polisimizden veya kamu görevlilerimizden terör saldırıları nedeniyle herhangi şehidimizin olmaması gayet olumlu bir neticedir, ona bakmak lazım. Terör örgütü mensuplarının, teröristlerin Türkiye topraklarını terk ediyor olması, Türkiye topraklarının dışına çıkması oldukça olumlu bir adımdır" diye konuştu.
CHP'nin çözüm sürecindeki tavrı
"Gönül ister ki Türkiye'nin ana muhalefet partisinin bu sürece dair net bir görüşü olsun. Karşıysa da net bir görüşü olsun, destekliyorsa da net bir görüşü olsun" diyen Bekir Bozdağ, şunları kaydetti:
"Genel başkan 'Biz sürece karşıyız' diyor. Önce 'Kredi açtım, kredi veriyorum' dedi, sonra 'Krediyi geri aldım' dedi. Ondan sonra başka laflar söyledi. Şimdi biz de şaşırdık acaba Kılıçdaroğlu'nun kredisi devam ediyor mu aldı mı? Bir vekil açıklama yapıyor 'Yüzde 63 partimizde destek var' diyor. Genel başkan yardımcısı sonra onu istifaya zorluyorlar, istifa ettiriyorlar. Sonra önerge veriyor Sezgin Tanrıkulu. Bizim Mecliste araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin verdiğimiz araştırma önergesiyle CHP'li milletvekillerinin verdiği önergenin cümlelerini yan yana koyup değerlendirdiğinizde neredeyse birbirinin tıpkısının aynısı denebilecek kadar örtüşen bir önergeleri vardı. Biz önergeyi verince hemen geri çektiler. İşte akil insanlarla ilgili Kılıçdaroğlu, biz gündeme getirmeden önce 'akil adamlar' diye defalarca söyledi. Biz gündeme getirince haydi kurduk buyurun deyince 'Ben öyle demedim de şöyle' dedim. Komisyon için önerge verdik gelin komisyon için deyince önergelerini geri çektiler, 'Biz buna milletvekili vermeyiz'... Bizim muhalefet öyle. Gelin diyoruz gelmiyorlar. Milletimiz onları takip ediyor. CHP'nin kendi iç meselesidir ama Türkiye için hayati meselelerde bir partinin böyle kararsız Kazım rolünde olmasını işin doğrusu pek doğru görmüyorum. İktidar net, muhalefette net olmalı. Bugün net olan bir CHP yok. Hangisine itimat edeceğiz, hangisine karşı çıkacağız onu bilmiyoruz."