08 Kasım 2016•Güncelleme: 08 Kasım 2016
DİYARBAKIR - Ahmet KAplan
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Aydın Arslan Bulvarı'nda Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü binasına yakın bir noktada, PKK'lı teröristlerin 4 Kasım günü 3 ton patlayıcı tuzakladığı minibüsü infilak ettirdiği, 2'si polis 11 kişinin hayatını kaybettiği, 100'ü aşkın kişinin yaralandığı saldırının yaraları devletin desteğiyle sarılıyor.
Patlama sonrası Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları tamamlanırken, Diyarbakır Valiliğinin yürüttüğü çalışmalar ise sürüyor.
Kaybedilen canlar için duyulan acının dinmediği Bağlar'da, terör mağduru vatandaşlar hasar gören ev ve iş yerlerinde sağlam kalan az sayıda eşyasını çıkarmaya çalışıyor.
Vatandaşlar yaşadıkları bu acıya ve mağduriyete neden olan terör örgütü PKK'ya tepki gösteriyor.
"Saldırı sivillere yöneliktir"
Vatandaşlardan Salih Danış, "Bu saldırı sivillere yöneliktir. Bu halka yönelik bir saldırı. Patlama sırasında 30-40 yaralıyı yerde gördüm, dayanamadım. Gözüm kapalı çocuklarımı okuldan almak için koşuyordum. Çelik kapılar yerinden fırlamış, ön duvarlar yıkılmıştı. Bunu yapanlar canidir. Bunu yapanların Allah belasını versin." dedi.
"Bu onursuzca bir saldırıdır"
Patlamadan en fazla etkilenen binalardan birinin üçüncü katında oturan Gıyasettin İnal da yıkıntılar arasında kalan birkaç parça eşyasını alabildiğini söyledi.
İnal, evinde kalan ve hurdaya dönen eşyalarını sobalı bir eve taşınması halinde yakacak olarak kullanacağına işaret ederek, "Böyle alçakça bir saldırıyı kabul etmiyoruz. Bunca insan mağdur oldu. Buna sevinen alçaklar var. İnsan ölümü sevinilecek bir şey değildir. Bu onursuzca bir saldırıdır." ifadelerini kullandı.
"İnsanlar perişan oldu"
Sait Anuştekin, patlama sesiyle uyandığını, deprem olduğunu düşündüğünü belirtti.
Terasa çıkması ile göğe yükselen dumanları gördüğünü dile getiren Anuştekin, Kulp ilçesinden de terör nedeniyle ayrılarak Diyarbakır'a geldiğini söyledi.
Anuştekin, 71 yaşında olmasına rağmen böyle bir saldırıyla karşılaşmadığını kaydederek, "İnsanlar perişan oldu. Bu saldırıyı gerçekleştirenin Müslümanlıkla herhangi bir ilgisi olamaz. Ölümü hiç düşünmüyorlar mı? Böyle zulüm yapanların Allah belasını versin." şeklinde konuştu.
"Bunu yapanları Allah'a havale ediyorum"
Evinin kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle yakınlarına misafir olduğunu ifade eden Ramazan Ergün, çocuklarının ve torunlarının ölümden zor kurtulduğunu aktardı.
"Bir canım kaldı, başka hiçbir şeyim kalmadı. Dört gündür elbisemi değiştiremedim, banyo yapamadım." diyen Ergün, "Bunu yapanları Allah'a havale ediyorum. Cenabı Allah benim hakkımı ondan alacak. Toprağın altı var. Ben helal etmem hakkımı. Bu millete yazık günah değil mi?" dedi.
Saldırının gerçekleştiği bölgeden geçen bir vatandaşın, İl Emniyet Müdürlüğü ek binasının önündeki bariyere asılan Türk bayrağını öpmesi dikkati çekti.