AFYONKARAHİSAR
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bu cumhurbaşkanlığı seçimini hayırlara vesile kılabilecek bir iradeyi ortaya koyalım" dedi.
Bahçeli, Dinar ilçesinde Belediye Başkanı Saffet Acar'ı ziyaretinin ardından Belediye Hizmet Binası önünde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın devletin bütün imkanlarını kullanarak seçime gittiğini savundu.
Büyük bir "gürültü" ve "tantana" ile açılış törenlerinin yapıldığını ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:
"Yandaş televizyon sabahleyin açıyorsunuz bunu veriyor, akşama kadar tekrar ediyor, ertesi gün de 'dün ne olmuştu?' diyerek bir daha tekrarlıyor. Böyle bir adaletsiz propagandayla diğer adayların aklınca seçimden zararlı ve kaybetmiş olarak çıkmasını sağlayacağını zannediyor. Ama burayı dolduranlar, Türkiye'nin her yerindeki vatandaşlar, bu gerçeği biliyor, bu oyunun farkında ve diyor ki 'Devleti bütünüyle kullanıyorsun, yolsuzluğu yapıyorsun, ayakkabı kutusuna kadar iniyorsun, havuzları dolduruyorsun, sonra da kalkıp 'Cumhurbaşkanlığı yarışında ben de varım' diyorsun. Evet 7 günün kaldı, 7 gün sonra bu millet sana öyle bir tokat atacak ki hem cumhurbaşkanlığından olacaksın, hem başbakanlıktan olacaksın, eğer Türkiye'den kaçmayı düşünmüyorsan Yüce Divan'a gideceksin."
"Bugünkü siyasi iktidardan çok değerli şahsiyetler vardır, birileri aday çıkabilir ama Recep Tayyip Erdoğan'dan aday olmaz, olmamalıdır" diyen Bahçeli, 17 ve 25 Aralık olayları netleşmeden, rüşvet ve yolsuzluk yargıda görüşülmeden Recep Tayyip Erdoğan'ın, cumhurbaşkanı adayı olamayacağını iddia etti.
Bahçeli, şunları söyledi:
"Ne kadar montaj dersen de, ne kadar kamufle dersen de, ne kadar 'Bana darbe yapılıyor' diyerek önce orduyu, sonra emniyeti paramparça etsen de senden cumhurbaşkanı olmaz. Öyleyse, bu cumhurbaşkanlığı seçimini hayırlara vesile kılabilecek bir iradeyi ortaya koyalım. Milletimiz diyor ki 'Recep Tayyip Erdoğan, sen AKP'nin adayı olursun ama cumhurbaşkanı olamazsın.' Peki bunu söylüyorsun da 'kim olabilir sorusunun cevabını da getirebiliyor musun, bulabiliyor musun?' dediğimde, çok sayıda siyasi parti bir araya gelerek '17-25'te aklanmayanı biz cumhurbaşkanı yapmayız, öyleyse milletimize yakışacak, cumhurbaşkanlığını layıkı ile temsil edecek, milli ve manevi değerlere saygılı, laik, demokrat, dürüst, adil, milleti kaynaştıran bir şahsiyet bulalım, onun etrafında bütünleşelim' demişlerdir. İşte o şahsiyet Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu Bey'dir. Ben inanıyorum ki milletimiz bu temiz insanı sahiplenecek, bu insana sarılacak, bu insanı koruyacak. Fakat böyle bir temiz insanı tanımadıklarını söyleyenler, şimdi her türlü yalan, dolan iftira ile onu, AKP gibi karalamaya çalışıyorlar, lekelemeye çalışıyorlar. Çeşit çeşit sözler söyleniyor."
"Senin niyetini biliyoruz"
Başbakan Erdoğan'ın, "doğum yeri" ayrımcılığı yaptığını öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:
"Sen bu memleketi bilmiyorsun, sen bu memleketi tanımıyorsun, sen Osmanlı'nın çöküşünden sonra dalga dalga bu aziz yurdumuza gelen Kafkaslar'dan haberin yok, Balkanlar'dan haberin yok, Orta Doğu'dan haberin yok. Orada doğup da burada yeşermiş aziz millet evlatlarından haberin yok. Senin gidip, oy dilendiğin Avrupa Türklüğü'nden de haberin yok. Avrupa Türklüğü, 1963 yılında Türkiye'nin yaşamış olduğu bir ekonomik kriz ve işsizlik sonucu çok sayıda insanımızın gurbete çıkma olayıdır. İlk gidenler çocuklarını yanlarına alamamışlar, imkanlar iyileşince 'haydi siz de gelin' demişlerdir. Değerli şahsiyetin ailesi Türkiye'de doğmuş ve yaşamış. Büyük oğlan veya kız Türkiye'de doğmuş, sonra oraya gitmiş orada doğmuş. Biri Brüksel'de doğmuş, öbürü Paris'te, diğeri Almanya'nın herhangi bir şehrinde doğmuş. Şimdi bir ananın, bir babanın iki evladı arasında sen nasıl olur da ayrımcılık yaparsın. Büyük çocuk Türkiye'de doğdu diye o memleket evladı olacak öbürü Brüksel'de, Hollanda'da doğdu diye, Almanya'da doğdu diye o memleket evladı olmayacak mıdır? Bir babanın ve ananın, oğulları arasında kendisi üvey evlat muamelesi yapmazken sen başbakan olarak ne şerefsizlik ki sen böyle söylüyorsun. Onun için Almanya'da yaşayıp, oy kullanma çağında olan her insan, bu insana cumhurbaşkanlığı seçiminde oy verirse ya Recep Tayyip Erdoğan'da bir yanlışlık var ya da orada oy veren de bir yanlışlık var demektir. Sen kimsin ki Avrupa Türklüğü'nü doğum yerlerine göre ana, kız, baba, oğlan ayırıyorsun. Senin dilinin altında yatanı biz biliyoruz. Biz çok şeyi senden önce tahmin ediyoruz. Senin yamuk yürüyüşünden nereye istikamet alacağını biz biliyoruz. Senin niyetin Ekmeleddin Bey'den ziyade Selanik'te doğan Mustafa Kemal Atatürk'tür, senin niyetin Kayseri Pınarbaşı'ndan giden aziz bir ailenin Lefkoşa'da doğan oğlu Alparslan Türkeş'e dil uzatmaktır. Senin niyetini biliyoruz. Ama bir gün gelecek... Senin kişiliğin karanlıktır, senin kaynağın bulanıktır Recep Tayyip Erdoğan. Bu ortaya çıkacak."
Bahçeli, Dinar'daki konuşmasının ardından Dinar Ticaret ve Sanayi Odası'nı da ziyaret ederek, odanın çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Bahçeli, "Sayın Başbakan, senden cumhurbaşkanı olmaz çünkü senin konuşman yalana dayalı. Senden cumhurbaşkanı olmaz, senin faaliyetlerinin özü yolsuzluğa dayalı. Senden cumhurbaşkanı olmaz, 15-25 Aralık'ın hesabını vermeden, aklanıp paklanmadan sen, cumhurbaşkanı olmamalısın" dedi.
Bahçeli, Afyonkarahisar'ın Başmakçı ilçesinde Belediye Başkanı Ayhan Gönüllü'yü ziyaretinin ardından ilçe meydanında yaptığı konuşmada, AK Parti'nin, millet iradesi ile 12 yıla yakın bir süredir iktidarda bulunduğunu anımsatarak, bu sürede bazı karanlık ve lekeli noktalar kaldığını söyledi.
Demokratik açılıma değinen Bahçeli, Diyarbakır'da bir çalıştay düzenlendiğini, cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra demokrasi, özgürlük insan hakları çerçevesinde önemli adımların atılacağının söylendiğini ifade etti.
"O dönemin içişleri bakanı, şimdikinin başbakan yardımcısı bunları ağzında yuvarlıyor fakat gerçek niyetini tam ifade edemiyor. Tam ifade etseler külliyen seçimi kaybederler" diyen Bahçeli, şöyle devam etti:
"Yarım yamalak konuşmalarla, 'Acaba milleti bir kere daha aldatabilecek miyiz?' diyorlar. Şimdi soruyorum, başbakan yardımcısı olan zat, 1 Ağustos 2009 tarihinde Ankara'da, Gölbaşı'nda, emniyetin tesislerinde kimlerle ne toplantısı yaptın, neyi tartıştın, hangi demokratik açılım kararını aldın, bu kararların tutanaklarını özgürleşen, demokratikleşen, şeffaflaşan Türkiye olarak, belgeleri ile yandaşın olan 17 televizyonda Recep Tayyip Erdoğan dizisi gibi, kalkıp bir açılım hikayesini anlatabilir misin? Bunları neden saklıyorsunuz? Bunları elde edebilmek için açılım zırvası ile Türkiye'de etnik temelli bölücülüğü tahrik edip, Kürt kökenli kardeşlerimizi aldatarak, bin yıllık hukukumuzu sarsarak cumhurbaşkanlığı adaylığını sonuçlandırmak için kimi, nasıl kandırdığınızı, tam anlaşılabilme imkanını milletimize neden vermiyorsunuz?"
"Şimdi de halk otobüslerinde bir kaza usulü çıktı"
Türkiye'de toplumsal hareketliliğin giderek arttığına değinen Bahçeli, ülkede asayişsizliğin de başını alıp gittiğini öne sürdü.
Şimdi de halk otobüslerinde bir kaza usulü çıktığına dikkati çeken Bahçeli, şunları söyledi:
"Her gün 3-5 vatandaşımız hayatını kaybediyor. Türkiye güvenilir bir ülke olmaktan çıkmış. Suriye ne hale geldi, Irak ne yapıyor. Bunların Türkiye'ye yansıması ne olacak? Bunların hepsini başta Adalet ve Kalkınma Partisi'ne 12 yıl yol vermiş olanlar düşünmelidir. Nereye gidiyoruz, ne oluyor, biz sizin kardeşinizdik, şimdi kardeşliği Barzani'nin eline kaptırdın. PKK ile oynaşıyorsun, HDP'yi bilmem ne yapıyorsun. İşbirlikçilik dersen herkesle yapıyorsun ama 'bir adayın etrafında bütünleşmiş 15'i aşkın siyasi partiyi neden bir araya getirdiniz', 'neden kendi adayınızı çıkartmıyorsunuz?' diye de yalan, dolan üzerine televizyonlarda, sabahtan akşama kadar konuşuyorsun. Sayın Başbakan, senden cumhurbaşkanı olmaz çünkü senin konuşman yalana dayalı. Senden cumhurbaşkanı olmaz, senin faaliyetlerinin özü yolsuzluğa dayalı. Senden cumhurbaşkanı olmaz, 15-25 Aralık'ın hesabını vermeden, aklanıp paklanmadan sen, cumhurbaşkanı olmamalısın."
"Senden 10 yıl önce oraya gidip onlarla kucaklaştık"
"Şimdi ufak bir not düşüyorum, bizi buradan takip ediyorsa etsin, etmiyorsa kimi görevlendirdiyse onlar söylesin, meydanlarda dinleme varsa, dinlesin" diye seslenen Bahçeli, 57. hükümet döneminde 2002 yılında Çin seyahatinin olduğunu, Urumçi'yi de ziyaret ettiğini anlattı.
Başbakan Erdoğan'ın geçenlerde bir yerde konuştuğunu ve bunları da aklına kimin soktuğunu bilmediğini ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:
"Bir de böbürleniyor, 'Sayın Bahçeli, Çin'e gittin de Doğu Türkistanlıları ziyaret etmedin. Urumçi'ye varamadın' diyor. Bal gibi yalan söylüyor. Gittiğimiz yerde fotoğraflarımızı çekmişler, şimdi her yerde var. Urumçi'de, Doğu Türkistanlı Uygur Türkleri ile nasıl sarmaş dolaş olduğumuzun fotoğrafları var. Kendisi ne zaman gitmiş, 2012 yılında... O zaman söylüyorum, Sayın Recep Tayyip Erdoğan senden 10 yıl önce oraya gidip onlarla kucaklaştık, sen onların elini bile sıkmadın. Çin yöneticileriyle merhabalaştın ve döndün. Neden bunları söylemiyorsun. Demek ki her şeyde bir yalan var, yalandan bir şey olmaz, yalancıdan hiçbir şey olmaz. Eskiden yalancının mumu yatsıya kadar yanar diyorlardı. Şimdi yalancının ampulü 10 Ağustos'ta 'kıt kıt' etmeye başlayacak, 24 Ağustos'ta ise bir daha yanmamak üzere sönecektir. Onun için diyoruz ki Ekmeleddin İhsanoğlu Bey, kısaltılmışı ile Ekmel Bey, Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı olmalıdır."
TRT'nin yayını üçüne de adil olması lazım
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Üç aday var, 3'ü de bu memleketin insanları ise TRT'nin yayını, üçüne adil olması lazım" dedi.
Bahçeli, Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesinde, Belediye Başkanı Şaban Çabuk'u ziyaretinin ardından ilçe meydanında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, cumhurbaşkanı seçiminin genelde siyaset üstü anlayışla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Devletin birliğini koruyacak, anayasal çerçevede görev ve sorumlukluklarını yerine getirecek ve cumhurbaşkanlığı makamının sorumluluğunu üstlenmiş bir kişinin, anayasada belirlenmiş yeminine sadık kalması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "O bakımdan bu seçimler siyaseten hangi partiden olursak olalım, şartlar öyle zuhur eder ki hep beraber bir aday üzerinde bütünlük sağlanarak seçimlerin kazasız, belasız tamamlanması en büyük temennimizdir" diye konuştu.
Gelecekteki cumhurbaşkanı seçiminde bir düzenleme olmazsa çok daha büyük sıkıntılarla karşılaşılabileceğine dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"MHP olarak bu seçimler sırasında sayın Başbakan'ın, başbakanlık görevinden ayrılması gerektiğini, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin sade bir adayı olarak seçime girmesi gerektiğini, diğer adayların yasal yönden imkanları ne ise sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da o imkanlardan yararlanması gerektiğini ifade ederek, gerekli teşebbüslerde bulunmamıza rağmen sayın Başbakan, erdemli bir davranış içerisine gireceği yerde hepimizi suçlayarak, iftiralar yaparak başbakan vasfı ile seçimlere girmeyi, devletin tüm imkanlarını bu manada kullanmayı ve bununla ilgili başta TRT olmak üzere... Burası devletin kurumudur, hepimizin vergisi ile orada çalışanlar, maaşlarını alır. Özel bir televizyon konumunda değildir, patronu yoktur, patronu millettir. Öyleyse 3 tane aday var, 3'ü de bu memleketin insanları ise TRT'nin yayını, üçüne adil olması lazım. Bu yapılmadığı takdirde geriye kalan 30 tane özel televizyonun neler yapacağını bir kere daha düşünmüş olun."
"Kedilerle trafo meselesine savaş başlatıyorum"
Bahçeli, akşam ezanı okununca konuşmasını bitirip, bir kahvehane önündeki vatandaşlarla sohbet etti. Yanına gelen bir kişinin, "Sizden bir ricam var, 9 Ağustos'ta kedileri trafolara sokmayın. Televizyonda bunu bir söylesen başka bir şey istemiyorum" demesi üzerine Bahçeli, "Senin isteğin üzere söyleyeceğim. Kedi severleri ayrı tutmak sureti ile 'bu kediler her tarafa girer ama trafoya giremez' diyeceğiz" karşılığını verdi.
Aynı kişinin, "İstiklal Marşı'nı, 'İhsanoğlu bilmiyor' diyorlar. Canlı yayında çıksınlar, İstiklal Marşı'nı okusunlar" demesinin ardından Bahçeli, "Yahu bu Recep Tayyip Erdoğan hiç bir şey bilmez. Onunla yarışa sokmam. Kimdir Ekmeleddin Bey, kimdir Recep Tayyip Erdoğan? Bize de her türlü şeyi söylüyorlar" diye konuştu.
Bahçeli, kahvehane önünden ayrılmadan, "Kedilerle trafo meselesine savaş başlatıyorum" diyerek espri yaptı.
Muhabir: Ali Kemal Akan
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
