
CHP Parti Sözcüsü Güler, yasadışı dinlemelerin anayasal hakkın ihlali anlamına geldiğini söyledi.***
ANKARA
CHP Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler, Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılan ve yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.
Güler, bir gazetecinin Orgeneral Işık Koşaner'e ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarının MYK'da gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine, şunları söyledi:
''Bu olmamalı, olmaması gereken, özel konuşmalarınızın hiç bilmediğimiz yetkili ya da yetkisiz kişiler tarafından hukuka aykırı olarak dinlenmesi arşivlenmesi ve kendileri için uygun bir zaman geldiğinde servis edilerek bizim birey olarak anayasal haklarımızın ihlal edilmesi. Olmaması gereken kuşkusuz bu.''
Ankara İl Başkanı'nın istifasının MYK'da görüşülüp görüşülmediğinin sorulması üzerine ise Güler, konunun gündeme geldiğini ancak İl Başkanlığına henüz atama yapılmadığını kaydetti.
Güler, ''Biliyorsunuz, arkadaşımızın bazı iddiaları oldu, Doç. Dr. Tarık Şengül çok önemli bir akademisyendir. Atama işlemleri devam edecek, ileri sürdüğü iddialar bakımından da biz durum nedir diye onun üzerinde araştırmalarımızı yapacağız'' dedi
Güler, Hükümet'in, 28 Mart 2011 günlü Yetki Kanunu ile, TBMM'nin yasama yetkisine adeta el koyduğunu öne sürdü. Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Çıkardığı KHK'ler, kabul edilmiş Yetki Kanunu'nun sınırlarını da içeriğini de aşmıştır. Aceleyle çıkarılan KHK'ler, başka bir KHK ile ortadan kaldırılmaktadır. Bu düzenlemeler ile, 2250 üst ve orta kademe yönetici kızağa çekilmiştir. Partizan kadrolaşmanın tarihte görülen en kapsamlı örneklerinden biriyle karşı karşıyayız. Bu düzenlemelerle belediyelerin imar planlama ve uygulama yetkileri, en yüksek rant alanları bakımından merkezi yönetimin tekeline çekilmektedir. Şehircilik, hem hemşehrilerin karar alanından çıkarılmakta, hem de en değerli kentsel topraklar Hükümet yetkililerinin ellerine teslim edilmektedir. Devlet Planlama Teşkilatı kaldırılmış, kalkınma planlaması devri kapatılmıştır. TBMM bundan habersizdir. Tüm devlet sistemini değiştiren bu talanı önlemek, Anayasa Mahkemesinin elindedir.''