
18. Altın Koza Film Festivali kapsamında açılan müzede, Yılmaz Güney köşesi oluşturuldu.***
ADANA
18. Altın Koza Film Festivali etkinlikleri kapsamında Adana'da Sinema Müzesi açıldı.
Yılmaz Güney'in eşi Fatoş Güney ise Adana'ya ilk kez 1970 yılında Yılmaz Güney'le birlikte geldiğini hatırlatarak, ''Müzede Yılmaz Güney'e özel bir köşe açılması beni çok duygulandırdı'' dedi.
Yılmaz Güney'in bu topraklarda yetişmiş, bu toprakların çilesiyle yoğrulmuş, her zaman halkın yanında olmuş büyük bir devrimci olduğunu belirten Fatoş Güney, Güney'in bunun bedelini çok ağır ödediğini, 12 Eylül döneminde de bütün eserlerinin toplatıldığını hatırlattı.
104 tane negatifin imha edildiğini dile getiren Fatoş Güney, ''Bunlar sinema tarihinin mirasıdır. Kimse kimseden hesap soramadı. Yılmaz Güney, 10 yıl boyunca yasaklanarak Türk sinema tarihinden silinmeye çalışıldı'' diye konuştu.
Yılmaz Güney'in bugün yapılmak istenen açılımı 35 yıl önce yaptığı için ülkesinden sürgüne gitmek zorunda kaldığını öne süren Fatoş Güney, ''Vatandaşlıktan çıkarıldı. Acı ve özlem içinde vefat etti. Ona özel bir köşe ayrılması beni çok duygulandırdı. Böyle bir müzeyi İstanbul'da da açmak istiyoruz'' diye konuştu.
Fatoş Güney, Başbakan Erdoğan'a da teşekkür ederek, ''Sayın Başbakanımızın ''Yılmaz Güney'in filmlerine kulak verilseydi Türkiye farklı yerde olabilirdi'' sözü bugüne kadar söylenmiş en doğru söz ve güzel bir tespit. Umarım, Yılmaz'ın üzerinde süren baskılar tamamen ortadan kalkar ve filmlerini herkes izler'' dedi.
Bu müze yaşamalıdır
Yönetmen Ali Özgentürk ise İstanbul dışında ilk defa bir Anadolu kentinde Sinema Müzesi açıldığını hatırlatarak, ''Anadolu da sinemacılara kız vermezler. Ama bu şehrin tarihsel potansiyeli ve muhalefet kültürü burayı açtırdı. Bu müzenin önünden dört sene sonra geçecek bir ortaokul öğrencisi kapısının üzerinde örümcek ağları görmemelidir. Bu müze yaşamalıdır'' diye konuştu.