Abu Dabi
Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Üst Yöneticisi (CEO) Ben Backwell, yeterli ölçeğin yakalanması halinde Türkiye’nin yenilenebilir enerjide küresel tedarik zincirinin önemli bir parçası olabileceğini söyledi.
Backwell, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) 16. Genel Kurulu kapsamında AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin rüzgar ve güneş enerjisinde güçlü bir potansiyele sahip olduğuna işaret etti.
Türkiye’nin kendi rüzgar enerjisi tedarik zincirini oluşturduğunu belirten Backwell, bunun ülkeyi sanayi açısından rüzgar enerjisi piyasasında önemli bir konuma taşıdığını ifade etti.
"Türk şirketlerinin küresel ölçekte hizmet ve teknoloji sunması için hiçbir engeli yok" diyerek, kritik unsurun üretimde yeterli ölçeğin yakalanması olduğunu vurgulayan Backwell, bu çerçevede Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında küresel tedarik zincirinde daha güçlü bir rol üstlenebileceğini kaydetti.
- COP31 Türkiye’nin sanayi gücünü vitrine çıkaracak
Mevcut üretim kapasitesinin ağırlıklı olarak bölgesel pazarlarda kullanıldığını belirten Backwell, Türkiye’nin uzun süredir olgunlaşmış bir sanayi altyapısına ve güçlü şirketlere sahip olduğunu dile getirdi.
Bu potansiyelin uluslararası çevrelerce yakından izlendiğine dikkati çeken Backwell, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak Türkiye’nin, küresel ölçekte birçok sektörü ağırlayacağını ifade etti.
Backwell, COP31’in Türkiye ve Türk şirketleri için önemli bir tanıtım zemini oluşturacağını vurgulayarak, "Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve diğer bölgeler arasında doğal bir köprü konumunda. Bu da COP31'i oldukça ilgi çekici kılıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği ile yakın işbirliği içinde olduklarını aktaran Backwell, birlik bünyesinde uluslararası alanda faaliyet gösteren çok sayıda güçlü şirket bulunduğunu, COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını dile getirdi.
- COP sürecine ilişkin değerlendirmeler
COP31’in başarısına ilişkin öngörülerini de paylaşan Backwell, ev sahipliği sürecinde Avustralya ile Türkiye arasında iyi bir işbirliği yürütüldüğünü ifade etti.
Backwell, "Brezilya'daki COP oldukça zorlu bir zirveydi" diyerek, fosil yakıtlarla ilgili metin konusunda güçlü bir uzlaşma sağlanamadığını, bunun da son yılların en tartışmalı COP toplantılarından biri olmasına yol açtığını söyledi.
Buna rağmen kritik konuların açık biçimde tartışılmasının önemli olduğunu vurgulayan Backwell, fosil yakıtlardan çıkış yol haritasının sonuç metnine girmese de geniş bir ülke grubundan güçlü destek aldığını kaydetti.
Backwell, uzun vadeli hedeflerin daha net konuşulması gerektiğini belirterek, "Fosil yakıtları nasıl ve ne kadar hızlı şekilde terk edebileceğimizi net biçimde ele almalı ve bunu gündemin merkezine koymalıyız." dedi.
COP31 sürecinde görüş ayrılıklarının yaşanmasının muhtemel olduğunu ifade eden Backwell, tüm tarafların ortak zeminde buluşturulmasının kolay olmadığını ancak bunun için kolektif baskı ve diyalogun sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.