
Liderleri koltuklarından eden Arap Baharı'nın, Avrupa'da avroyu sarartan sonbahara dönüşüp dönüşmeyeceği zihinleri meşgul ediyor.***
İSTANBUL/ANKARA
Tunus'ta Zeynelabidin Bin Ali, Mısır'da Hüsnü Mübarek, Libya'da Muammer Kaddafi... İnsanlığın kollektif belleğine ''Arap Baharı'' başlığı altına istiflenen ''şimdilik'' üç liderin hikayesi, Avrupa'daki borç sorunun görünenden daha ciddi bir yapısal sorun, dönüm noktası olduğu kabul edilince, Avrupa'da da en çok merak edilen ''sıradaki kim?'' sorusunu çağrıştırmaya başladı.
Avro bölgesini, borç ve ticaret hacmiyle, Yunanistan'dan sonra sarsan, kurtarma planlarını ''su tabancası'' benzetmesine muhatap bırakan büyüklükleriyle İtalya'nın, işler planlandığı gibi gitmezse, kıtanın ve gelecekte tüm dünya ekonomisinin canını acıtacağı konusunda herkes hemfikir.
Soruların yanıtından daha önemli olduğu günümüzde, Sıradaki kim'de, Yunanistan'da Yorgo Papandreu ve İtalya'da Silvio Berlusconi sıralarını savdı denebilir.
İtalya'daki tablonun daha da kötüye gitmesi, bunun yeni bir resesyon dalgası oluşturabileceği endişesini tekrar gündeme getirirken, İtalya'nın borç sorununun daha da derinleşmesi ve ''kötü senaryonun'' gerçekleşmesi durumunda, Fransa ve Almanya başta olmak üzere diğer AB ülkelerinin borçlanma maliyetlerinin de artması bekleniyor.
İtalya'nın önceki gün 10 yıllık tahvillerinin faiz oranının yüzde 7'yi geçmesiyle, dünya gündemini uzun süre meşgul eden Yunanistan'daki borç krizinin bu ülkeye de sıçradığı korkuları yayılmaya başladı. Şu anda gerek Avro bölgesi gerek diğer piyasalar gözünü, İtalya'da bundan sonra atılacak adımlar ile alınacak kararlara çevrilmiş durumda.