Euro
9.01
Dolar
7.43
BIST 100
1,540.21
Altın
1,856.05
Türkiye, Akıncı Üssü İddianamesi

Ankara Emniyet Müdürlüğü'nü bombalayan pilotlar cezasız kalmadı

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin davanın sanıklarının güvenlik güçleri ve sivilleri hedef alan eylemleri cezasız kalmadı.

İsmet Karakaş   | 01.12.2020
Ankara Emniyet Müdürlüğü'nü bombalayan pilotlar cezasız kalmadı

Ankara

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin davanın sanıklarının güvenlik güçleri ve sivilleri hedef alan eylemleri cezasız kalmadı.

Bu sanıklardan eski üsteğmen Mehmet Yurdakul ile aynı uçakta bulunan eski yüzbaşı İlhami Aygül, Ankara Emniyet Müdürlüğünü bombalayan pilotlardı.

AA muhabirinin dava dosyası ve esasa ilişkin mütalaadan derlediği bilgilere göre, eski yarbay Ejder Yıldırım komutasındaki zırhlı araçlar, 15 Temmuz'da Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne saldırdı. Polislerin direnişiyle karşılaşan Yıldırım, başarılı olamayacağını anlayınca Akıncı Üssü'ndeki darbecilerden emniyet binasına hava saldırısında bulunulmasını istedi.

Bunun üzerine Aslan-4 çağrı koduyla havalanan iki F-16'dan Aslan-4-1 çağrı kodlu uçakta Aygül ve Yurdakul bulunurken, onları Akıncı'dan eski yüzbaşı Mustafa Mete Kaygusuz yönlendirdi.

Kaygusuz'un gece 00.42'de, "Emniyet binasını vurun, emniyet binasını tahrip edin." emri üzerine birinci pilot Mehmet Yurdakul, 00.56'da Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne iki GBU-10 bombası attı. Saldırı sonucu 2 polis şehit oldu, 30'dan fazla kişi yaralandı.

Savcılıkta itiraf mahkemede inkar

Darbe girişimi sonrası savcılıkta ifade veren Yurdakul, emniyet binasını bombaladığını itiraf etti. Avukatı huzurunda savcıya verdiği beyanda Yurdakul, şunları söyledi:

"Uçakla paten kurup hedefin üzerinde (Ankara Emniyet Müdürlüğü) dolaşmaya başladık. Normalde poda hedefi gösterdikten sonra lazerli işaretleme yapıldığından podun otomatik olarak sonraki girişlerde oraya otomatik olarak kilitlenmesi gerekiyordu ancak ne hikmetse kilitlenmiyordu. İlhami Aygül'e 'Hocam kilitlenmiyor, bir şeyler oldu' dedim. Onun ne dediğini hatırlamıyorum. Filodan telsizle sürekli bize, 'Atış yapıldı mı, ne zaman yapılacak' diye soruyorlardı. Birkaç denemeden sonra hedefe kilitlenebildik. Söz konusu yere aynı anda iki tane GBU-10 bombayı attım."

Yurdakul, 23 Şubat 2018'de yargılandığı Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki savunmasında ise Aygül ile aynı uçakta kalkış yaptığını kabul etti ancak "Uçakta mühimmat yoktu." savunmasını yaptı.

Uçuş esnasında herhangi koordinat ya da hedef verilmediğini iddia eden Yurdakul, kalkıştan sonra havada beklediklerini, uçakta "pod arızası" sonrası yakıt azaltıp geri döndüklerini söyleyerek kendisini yalanladı.

Emniyeti bombaladığını itiraf etmişti

Eski yüzbaşı İlhami Aygül, 15 Temmuz'dan sonra gözaltına alındı.

Soruşturma aşamasında, olay günü Yurdakul ile uçuş yaptığını söyleyen Aygül, adli makamlarca tespit edilen telsiz kayıtlarının da kendisine ait olduğunu kabul etti.

15 Temmuz'da kendilerine emniyetin koordinatının verildiğini ve Yurdakul'un bölgeye atış yaptığını itiraf eden Aygül, "Yurdakul, bina (Ankara Emniyet Müdürlüğü) ile yolda ateş edenler arasındaki boşluğa atış yaptı. Yanlış hatırlamıyorsam oraya bir seferde iki bomba attık." ifadelerini kullandı.

Aygül, yargılandığı Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk savunmasında ise savcılık ifadelerini kabul etmediğini belirterek suçsuz olduğunu öne sürdü.

Yargılama sonucu eski üsteğmen Mehmet Yurdakul ile eski yüzbaşı İlhami Aygül, 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 36 kişiyi "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 648'er yıl hapse mahkum edildi.

Sanıklara verilen cezalar

Akıncı Üssü davasında 291 sanık, en az bir kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezasına çarptırıldı.

Bunlardan 15'i asker, 4'ü sivil 19 sanık, yönetici sıfatıyla bütün eylemlerden sorumlu tutularak "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Cumhurbaşkanına suikast" ve 77 kişinin şehit edilmesi suçlarından toplam 79'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı. Bu sanıkların tamamı, 198 kişiye ilişkin "kasten öldürmeye teşebbüs", 22 kişiye yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" ve bir kişiye yönelik "kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs" suçlarından da toplam 3 bin 901 yıl 6'şar ay hapis cezasına mahkum edildi.

Sanıklardan 46'sına müebbet hapis cezası, 19'una "anayasal düzeni ihlale teşebbüse yardım" suçundan 12 yıl 6'şar ay ile 16 yıl 8'er ay arasında değişen hapis cezaları verildi.

"Silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan 41 sanığın 6 yıl 3'er aydan 9'ar yıla kadar hapis cezasına mahkum edildiği davada, 70 sanığın bütün suçlamalardan beraatine hükmedildi.

Aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile firari Adil Öksüz'ün bulunduğu 6 sanığın dosyası ise ayrıldı.

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
İlgili konular
Bu haberi paylaşın