
Akdağ, Sağlık-İnsan Dergisi'nin ilk sayısı için verdiği röportajda, özel hayatıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.***
ANKARA
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Sağlık-İnsan Dergisi'nin ilk sayısı için Bakanlık İletişim Koordinatörü Osman Güzelgöz'e verdiği özel röportajında, çocukluğu, ailesi ve özel hayatıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Erzurum'un eski mahallelerinden Yeğenağa'da 8 Mayıs 1960'da dünyaya gelen Akdağ, röportajında üç erkek kardeşin aileleriyle birlikte yarı ahşap, yarı taştan bir evde oturduğunu anlattı.
Çocukluk dönemindeki sağlık şartlarının çok ağır olduğunu vurgulayan Akdağ, ''Sağlık şartları açısından ben çocukluğumda iki dişimi de berbere çektirmiştim. Hatta birinde çok ağır apse olmuştu. Enfeksiyon nedeniyle penisilin yaptırmışlardı. Çok ağrılı bir iğneydi, hiç unutmuyorum'' dedi.
Akdağ, gençlik hareketlerinin içinde
Akdağ, Meclis'e ilk kez babasının milletvekili olduğunda girdiğini belirterek, o zamanlar bir gün kendisinin de Meclis çatısı altında olacağını düşünmediğini söyledi.
Okul yıllarında gençlik hareketlerinin içinde bulunduğunu anlatan Akdağ, ''Babamın kimliği, okuduğum lise, Erzurumlu oluşum, hepsi dezavantajım oldu. Kolayca 'faşist' diye damgalanabilecek özelliklerimiz vardı" şeklinde konuştu.
Meclis sigaralarından cebimde taşıdım
Sigara ile mücadelede birçok ülkenin takdirini toplayan Akdağ, "Üniversiteye başladığım zamandı, babam yeni bitirmişti milletvekilliğini ama Meclis sigaraları vardı, itibarlı sigaralardı onlar, piyasanın en kaliteli sigaralarıydı. Herkes alamazdı, Meclis'le bir ilişkisi olan alırdı. O sigaralardan bir ay kadar cebimde taşıdım, arkadaşlarıma ikram ettim falan, biraz da belki statü sembolü olarak. Ben de o zaman içtim. Sonra hoşuma gitmedi, devam etmedim, iyi ki etmemişim.'' dedi.