
Ankara Çubuk'da yaşayan ve mesleğe demirci çırağı olarak başlayan Halil Cantürk, küçük iş yerinde ürettiği makineleri fabrikalara satıyor.***
ANKARA - Hüseyin Yiğiner
Lise 1'inci sınıfta okulu bıraktığını ve bir demirci çırağı olarak hayata atıldığını anlatan Cantürk, kendi bireysel çabalarıyla bilgisayar programcılığını öğrendiğini söyledi.
İlçede ''makine mucidi'' olarak tanındığını ifade eden Cantürk, ''Çağın gerekliliği olan bilgisayarı öğrendim ve internette sürekli seri üretim yapan makineleri incelemeye başladım. Bununla birlikte makinelerin kontrolünü sağlayan yazılımları da kendim yazmaya başladım. Sonrasında da piyasanın isteğine göre özel siparişle makineler üretmeye başladım'' dedi.
İlk icadının 1997 yılında Beypazarı Maden Suyu Fabrikası'na verdiği otomatik şişe paketleme makinesi olduğunu söyleyen Cantürk, kısa süre içinde namını duyan bir çok fabrikadan piyasada bulamadıkları makineler üzerine siparişler almaya başladığını belirterek, kimi zaman yaptığı makineleri incelemek için çok sayıda üniversiteden öğrencilerin ve hatta yurt dışından bile mühendislerin iş yerine geldiğini vurguladı.
Son olarak İstanbul'daki bir firmaya yaptığım ''son kontrol bandı''nı incelemek isteyen Tayvanlı mühendislerin Çubuk'a geldiğini kaydeden Halil Cantürk, ''5 kişiden oluşan Tayvanlı mühendisler makineleri incelemeye ve fotoğraflamaya başladılar. Ben de onları dikkatlice izliyordum. Bir ara içlerinden biri iş yerimi uzun uzun süzmeye başladı ve gülerek yanındakilere bir şeyler söyledi. Ben de merak ettim ve tercümana sordum 'ne diyorlar' diye. 'Bu iş yeri bizim 25 sene önceki halimizin aynısı' demiş. Bu sözleri hiç unutmuyorum'' ifadelerini kullandı.