
Yağmur, bir taraftan yeşilin binbir tonuyla kaplı doğu Karadeniz'e hayat verirken, diğer taraftan sel, su taşkını ve heyelanlarla can alıyor.***
TRABZON - Tuncay Bekar
Türkiye'nin en fazla yağış alan yöresi Doğu Karadeniz'de yağmur, bir taraftan yeşilin binbir tonuyla kaplı doğaya adeta hayat verirken, diğer taraftan yılda iki periyot halinde meydana gelen sel, su taşkını ve heyelanlarla can alıyor, büyük maddi hasarlara yol açıyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hızır Önsoy, yaptığı açıklamada, Türkiye'nin en fazla yağış olan ili olan Rize'de hafta sonu meydana gelen selin bir kişinin ölümüne yol açtığını anımsattı.
Yöredeki sel, heyelan ve su taşkınlarının can almasına, bilime ve bilim insanlarına yeterince önem verilmemesinin sebep olduğunu savunan Önsoy, ''Bilim bu tür olaylara çözüm üretiyor, ancak uygulamada bu çözümlere saygı duyulmuyor. Bilimin dediklerine saygı duyulsa bu tür felaketler olmaz'' dedi.
Rize'deki selde Karadeniz Sahil Yolu'nun da olumsuz etkisi bulunduğunu ifade eden Önsoy, ''Sahilden duble yol geçirdik ama bazı eksiklikler yaptık. Sel ve heyelan durumunda akarsuların taşıdığı hafriyatın denize nasıl ulaşacağı hesaplanmamış. Sular denize ulaşamayınca taşkınlarıyla gelen ağaç dalları ve çöpler ortada kalıyor'' şeklinde konuştu.
"Temel fıkrası" gibi yapılaşma örnekleri var
Dere yatakları başta olmak üzere yöredeki bilinçsiz yapılaşmanın da sel ve heyelanlarda olumsuz etkileri bulunduğunu vurgulayan Önsoy, şöyle devam etti:
''Yapılaşmada Temel fıkrası gibi örnekler var. Örneğin Rize Meslek Yüksek Okulu'nun batı tarafındaki At Meydanı'ndan bir dere geçer. Dereyi kapattılar, oraya inşaat yapmak için yüzlerce kamyon toprak döktüler. Şimdi taşkın oldu oradaki dolgu malzemesini tamamen alıp Rize kent merkezi kıyısına taşıdı. Bu olayda olduğu gibi doğa insanlara diyor ki 'siz hata yapıyorsunuz, ben de o hatalarınızı sizin başınıza vururum'. Rize'deki selde ayrıca, şehrin üst kısımlarındaki dere yataklarında bulunan bütün inşaat malzemeleri, atıklar, dolgular gelip şehrin içine birikti. Bu gayet doğaldır, bunun olmaması anormal. Ancak yörede yapılaşma olurken bilim insanları dinlense bu tür olaylar olmaz''
Kriz yönetimi yerine risk yönetimi uygulansın'' önerisi
Yöneticilerin de bu tür olayların önlenmesi noktasında bilim insanları ve üniversiteler ile işbirliği yapmasını gerektiğini belirten Önsoy, bu tür olaylarda olay olduktan sonra kriz yönetimi uygulaması yapılması yerine, olaylar yaşanmadan alınacak tedbirlerin ortaya konması için risk yönetimi uygulamasına geçilmesini istedi.