
11 Eylül saldırılarında kızı ve damadını kaybeden Bangladeşli Müslüman Chowdhurry ailesinin acısı aradan geçen 10 yıla rağmen dinmiyor.***
WASHINGTON - Barışkan Ünal
ABD'nin kalbine mızrak gibi saplanan 11 Eylül saldırıları, biricik kızı ve damadını kaybeden Bangladeşli Müslüman Chowdhurry ailesinin yüreğini ise tamamen delip geçti. Chowdhurry ailesinin ABD hikayesi, 19 yıl önce ülkeleri Bangladeş'ten okyanusun ötesindeki "rüya ülkesine" taşınma kararıyla başladı.
Baba Sharif Chowdhurry'e göre ABD, "dünyanın en güvenli ülkesi"ydi, kızı Shakila Yasmin'i de çok güzel bir gelecek bekliyordu. Babanın tüm bu hayalleri, kızının üniversitesi bitirip Dünya Ticaret Merkezi'nde işe başlaması ve hayatını Nurul Haque Mian ile birleştirmesiyle neredeyse gerçekleşmişti.
AA muhabirine, 11 Eylül saldırıları sonrasında yaşadıklarını anlatan Chowdhurry, binanın çöktüğünü duyunca önce inanamadığını ardından da endişeye kapıldığını söyledi.
Eve döndüğünde eşini ağlıyor bulan Chowdhurry'nin kızını arama çabaları da ümitsiz bir bekleyişe dönüştü.
Cenazesini bile alamadılar
Acılı baba, yetkililerin daha sonra kızlarının dokusunu bulunduklarını belirtiğini ve isterlerse bunu alabileceklerini ama cenazeyi istiyorlarsa DNA için bu dokuya ihtiyaçları olduğunu ifade ettiklerini söyledi.
Kızlarının en azından bir mezarı olabilmesi için beklemeye karar veren aile, bu umutlarının gerçekleşmeyeceğini ise 4 yıl sonra öğrenebildi.
Ama anne Crowdhurry, hala kızının cenazesini bekliyor ve istiyor, yıllarca bu ümitle yaşayan anne, kızının, ziyaretine gidip dua edeceği bir mezarı olmamasından derin üzüntü yaşadığını belirtti.
Birlikte en son geçirdikleri bayramdan, çocukluk ve düğün resimlerine, neşe dolu Yasmin'in hayatını karton tabloya sığdırmaya çalışan aile, zaman zaman kızlarının fotoğraflardaki gülen yüzüne bakıp hasret gidermeye çalışıyor, 11 Eylül saldırılarını ise nefretle anıyor.