ANKARA - Hasan Öymez/Orhan Topal/Sedat Gök/Salih Baran
Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği'nce yürütülen 28 Şubat soruşturmasını dönemin tanıkları AA'ya değerlendirdi.
Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı ve dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Madekmi milletin siyasi iradesine engel, tekerleğe taş konulmuştur, o takdirde bu davranışların içinde olan kişilerin, o günkü hareketleri, o gün yargılanması lazım gelen hareketler iken yargılanamamıştır, şimdi artık zamanı da geçmediğine göre yargılanmalıdır'' dedi.
Demokrasi açısından umut verici
Kapatılan Refah Partisi'nin milletvekillerinden, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın avukatlarından, HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Şeref Malkoç da soruşturmayı ''28 Şubat ile ilgili soruşturmanın bu aşamaya gelmesi hukuk ve demokrasi açısından umut verici ve sevindiricidir. Savcının elinde 28 Şubat ile ilgili yeterince delil ve belge zaten vardır'' diyerek değerlendirdi.
Refah Partisi'nin kapatılmasıyla siyasi yasaklılar arasına giren dönemin Rize Milletvekili Şevki Yılmaz da "Bu aynı zamanda ordu-millet barışmasını ve kaynaşmasını sağlayacak bir adımdır" dedi.
Kolay bir dava olmayacak
Eski Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız da "Bu dava öyle kolay bir dava değil ve olmayacak. Zaten 3-5 kişiyle sınırlı kaldığı zaman çok da anlamı olmaz. Çünkü bunun ekonomik, siyasi boyutları var. O günkü siyasetçilerin de bu işin içerisinde olanları var. Dolayısıyla geniş kapsamlı bir araştırmayla bu işin soruşturularak sonuçlandırılması gerekir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Görevden ihraç edilen Kayasu
Adana Cumhuriyet Savcısı görevindeyken 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında iddianame hazırladıktan sonra Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) kararıyla 27 Şubat 2003'te meslekten ihraç edilen emekli Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, arama ve gözaltı kararlarını ''gayet olumlu bir gelişme'' olarak nitelendirdi. Artık bundan sonra hiç kimsenin darbe yapmaya heveslenemeyeceğini vurgulayan Kayasu, şunları kaydetti: ''Biliyorsunuz 28 Şubat başarılmış bir darbedir, 12 Eylül de öyle... Darbe başarılmış bile olsa hiçbir şekilde bu kişiler yargı önünden kurtulamayacak. Bundan sonrası için ümit verici, bundan öncekiler için ise yapılanların hesabının verilmesi açısından yine de sevindirici bir durum. Çünkü bugüne kadar bunlar yargılanamadı. Bundan sonra benim beklentim, herkesin hukuk çizgisi içinde kaldığı, ne yargının, ne siyasetin, ne de askerin birbirlerinin alanına müdahale ettiği bir Türkiye'dir. Böyle bir Türkiye insanlara güven vereceği gibi ayrıca kalkınmayı da hızlandıracaktır. O bakımdan Türkiye zaten buna layık olan bir ülke. İnşallah bundan sonra Türkiye çok iyi yerlere gelecektir. Bugünden sonra darbe yapmaya heves edenlerin bir kez değil bin kez düşünmeleri gerekir.''
Prof. Dr. Ahmet Sınav
Ünlü yönetmen Osman Sınav'ın kardeşi, Trakya Üniversitesi (TÜ) Güzel Sanatlar Dekanı Prof. Dr. Ahmet Sınav, Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde anatomi bölümünde binbaşı rütbesinde akademik çalışmalarda bulunduğu sırada, 28 Şubat süreciyle ordudan res'en emekliye ayrıldığını söyledi.
''Malum ordudan ihraç edildikten sonra bizim kariyerimizin önü kesildi'' diyen Sınav, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Devlet üniversitelerinde kadro alamıyorduk, vakıf üniversiteleri de kadrolarına almakta zorlanıyorlardı. Biz de kariyerimize devam etmek için yurt dışına gitmek zorunda kalanlardandık. Amerika'da şansımı denedim, ilk başlarda, İngilizce bilmediğim için zorlandım ama dünyanın önemli üniversitelerinden Columbiya Üniversitesi'nde dersler verdim, Medical College Of Georgia'da profesör unvanı aldım. Bunlar hakikaten küçümsenecek şeyler değil, Türkiye'den İngilizce bilmeden gittiğim Amerika'da dünyanın sayılı medical illustratörleri (tıp ressamı) arasına girdim. Bu yüzden arkadaşlar bazen ordudan iyi ki atılmışsın falan derler. Ama kolay olmadı elbette.''
Çok hayırlı bir süreç
28 Şubat sürecinde Sabah gazetesinin sahibi olan iş adamı Dinç Bilgin, ''Gelişmeleri çok hayırlı bir süreç olarak görüyorum. Askerler o dönemde kendilerini ülkenin hakimi olarak görüyorlardı. Üniversitelerden, yargıçlara kadar her kesim baskı altındaydı. Basın da bu baskılardan nasibini almıştı'' dedi.
Hakkında açılan 11 davadan beraat eden avukat Sönmez
28 Şubat sürecinde hakkında açılan 11 davadan beraat eden avukat İrfan Sönmez, dönemin mağdurlarından birinin de kendisi olduğunu, 28 Şubat'ta Elazığ medyasında demokrasiyi savunmaya gayret gösterdiğini, yazılar yazdığını, televizyon kanallarında konuşmalar yaptığını söyledi.
ELZEREM Başkanı Güleç
Elazığ Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ELZEREM) Başkanı Mehmet Güleç de 28 Şubat sürecinde vakıflarına vaat edilen yardımı alamadığını söyledi.
ASDER Konya Temsilcisi Kanmaz
Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Konya Temsilcisi Mehmet Kanmaz, 28 Şubat sürecinde Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla ordudan ihraç edildiğini ilk önce bir gazeteden öğrendiğini, durumun daha sonra kendilerine yazılı olarak tebliğ edildiğini söyledi.
Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla 1998 yılında ordudan uzaklaştırılan ASDER Adana Temsilcisi ve eski Jandarma Astsubay Alattin Yalçın (41), ''Bin yıl sürecek'' dedikleri 28 Şubat süreci çok şükür 10-15 yıl içerisinde darmadağın oldu. Çünkü haksız ve hukuksuzdu'' dedi.
MAZLUMDER Sivas Şube Başkanı Genç
MAZLUMDER Sivas Şube Başkanı Muhammed Ali Genç, Cumhuriyet Üniversitesi'nde (CÜ) öğrenci olduğu 28 Şubat sürecinde babasıyla birlikte tutuklandığını belirterek, ''Bu sürecin artık kesinlikle toplumun her kesimi tarafından baskı yapılmak suretiyle en başından en sonuna gidilecek ve tüm suçlularından hesap sorulacak bir şekilde yeniden açılması gerekiyor'' dedi.
YAŞ kararıyla TSK'dan uzaklaştırılan Gürüy Kıran
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde jandarma üsteğmen rütbesiyle görev yaparken 28 Şubat sürecinde Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla uzaklaştırılan Gürüy Kıran, ''12 Eylül 2010'da yapılan referandum sonrası oluşan ortam beni heyecanlandırdı. Elimde orduya tekrar kabul edildiğime dair bir belge olsa hemen evime gidip bavulumu toplayarak göreve başlamaya hazırım. Görevime dönmeyi, üniformamı yeniden giymeyi isterim'' dedi.
Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi Başkan Yardımcısı Bayer
Mazlum-Der Diyarbakır Şubesi Başkan Yardımcısı Seher Akçınar Bayer de Malatya'da bulunduğu 28 Şubat sürecinde, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nü kazandığını ve ilk 2 ay süresince bir sıkıntı yaşamadığını söyledi. Bu sürenin ardından bir sabah fakülteye gelişinde kampüs girişinde güvenlik görevlilerinin uyarısı üzerine içeri alınmadığını ifade eden Bayer, kampüse gelen araçlardaki başörtülülerin araçlardan indirildiğini anlattı.
Saadet Partisi
Saadet Partisi Başkanlık Divanı tarafından yapılan açıklamada, 28 Şubat süreciyle milli menfaatlere büyük darbe vurulduğu ifade edildi.
Açıklamada, 28 Şubat sürecinin sorgulanmasının demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları açısından çok önemli ve olumlu bir adım olarak görüldüğü vurgulanarak, şunlar kaydedildi:
''28 Şubat'ta yapılan Milli Güvenlik Kurulu tutanakları açıklanmalıdır. 28 Şubat'ın gerçek aktörleri ortaya çıkarılmalı ve yargılanmalıdır. Unutulmamalıdır ki 28 Şubat'ta asker maşa, bir kısım medya silah olarak kullanılmıştır. 28 Şubat'ın iç aktörleri 'havuz sistemi' ile 'denk bütçe' ile sömürü muslukları kısılmış olan holdingler ve patronlardır. 28 Şubat'ın dış aktörleri de küresel emperyalizmdir.''
HAS Parti
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, 28 Şubat soruşturmasıyla ilgili, ''Millete yapılan bu zulmün karşılıksız kalmamasını bekliyoruz'' dedi.
BBP
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, ''Meclis, 28 Şubat'ın içerisinde olan siyasetçi, medya mensubu, asker olsun herkesin mutlaka yargılanarak o günün hesabını vermesini sağlamalı'' dedi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
