
Başbakan Yardımcısı Atalay, Irak sınırındaki olaya ilişkin, tüm soru işaretlerinin aydınlığa kavuşturulacağını bildirdi.***
TBMM
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Irak sınırında meydana gelen olaya ilişkin TBMM Genel Kurulunda Hükümet adına gündemdışı söz aldı.
Atalay, 35 vatandaşın hayatını kaybetmesinden sonra hükümetin gelişmeleri an be an takip ettiğini dile getirerek, şunları söyledi:
''Irak sınırındaki olaya ilişkin, hukuk devletinin gereği olarak adli ve idari tahkikatlar başlatıldı. Esasen terörle mücadele süreci içinde, hukukun içinde olmaya çok büyük özen gösterilmiştir. Seçim sonrası bu yaz döneminde, Temmuz ayında başlayan terör olayları sonrası, 17 Ağustostan itibaren ciddi bir sınırötesi operasyon başlatılmıştır. Bu operasyonlar bugün de devam etmektedir. Bu süreçte hiçbir sivil vatandaşımız zarar görmemiş, azami hassasiyet gösterilmiştir. Biz hükümet olarak, güvenlik birimlerimiz, bir yandan terörle mücadele sürecini yürütürken, diğer yandan vatandaşımızın korunması ve gözetilmesi, hukukun içinde olma ve demokratikleşme sürecini de paralel olarak birlikte yürütmüşüzdür.''
Tehditlere rağmen gittik
Atalay, Uludere yaşanan olayın ardından taziyeye gitmek istedikleri zaman bir milletvekilinin tehdidine maruz kaldıklarını ifade ederek, ''Bu Meclisin içinde, bugün üye bulunan birisi bize oradan tehdit savuruyor. 'Bakan gelmesin, halk silahlı, sakın buralara gelmesin...' Bu bir şanssızlıktır. Devlet her yere gider. Bu ülkenin her sınırının içine biz gideriz. Ve hepsine gittik'' dedi.
Tahrikler neticesinde kaymakama gösterilen tepkide Uludereli ve o köylü vatandaşların hiçbirinin dahlinin olmadığını belirten Atalay, ''Kanunlarla da hüküm altına alınan, tazminat da dahil, diğer konuları çalışıyoruz. O aileler, o evlatlar bizim evlatlarımızdır'' şeklinde konuştu.
AK Parti
TBMM Genel Kurulunda, Atalay'ın Şırnak'taki olayla ilgili bilgi vermesinin ardından gruplar adına birer milletvekili görüşlerini ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, olayın örtbas edilmesine izin vermeyeceklerini belirterek, şunları kaydetti:
''Olay herkesi çok üzdü, herkesin içi yandı. Silahı ve terörü seçenlere karşı söz söyleme iradesini gösteremeyenlerin bize insanlık dersi vermeye hakkı da yetkisini de yoktur.''
CHP
CHP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Atalay'ın kürsüde ''insanların nasıl yaşatılacağını ve tek birinin bile burnu kanamadan Türkiye'nin bu sorunu nasıl çözeceğini anlatması'' gerektiğini ifade ederek, ''Siz yeniden operasyonu, ölümü anlattınız ve bu konuda bir çözüm iradeniz olmadığını da ortaya koydunuz'' dedi.
MHP
MHP Grubu adına konuşan Vural, Türkiye'nin terörle mücadelesinin hukuki, siyasi ve demokratik meşruiyetinin hep olduğunu belirterek, ''Aktörleri farklı olabilir ama bir rol paylaşımıyla Türkiye, adeta bir noktaya doğru sürüklenmek istenmektedir. Türkiye'yi bölmek isteyen, insanımızı öldüren terör örgütüyle mücadele bizim en meşru hakkımızdır'' diye konuştu.
BDP
BDP Grubu adına konuşan Siirt Milletvekili Gültan Kışanak, yaşamını yitiren 35 kişinin 19'unun çoçuk olduğunu iddia ederek, ''Biz bu Hükümet'ten 20 saat sonra 'operasyon kazası' lafını duyduk. Kimsiniz be, kimsiniz siz? Ne terörü, ne terörle mücadelesi? 90 yıldır terörle mücadele diye yapmadığınız katliam mı kaldı? Göz göre göre karakolun gözü önünde gitmiş 35 canı dönüşte katlederek Kürt halkına gözdağı vermeyi düşünenler, görecek ki bu katliamın altında kendileri kalacak'' dedi.