16 Mayıs 2017•Güncelleme: 16 Mayıs 2017
MUĞLA - Durmuş Genç
Muğla'da uçuruma devrilen midibüsten yaralı kurtulan ve tedavisi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde devam eden Nazime Çiçek, AA muhabirine yaşadıklarını anlattı.
Organizasyonu da daha önce tanımadığı Nazlı Ceylan'ın düzenlediğini belirten Çiçek, otobüste çok samimi 4 arkadaşının bulunduğunu kaydetti.
Marmaris'e gitmek için 07.30'da midibüse bindiklerini ve yolculukları boyunca her şeyin normal seyrettiğini vurgulayan Çiçek, "Marmaris'e otobüsle gideceğimizi sandım, ancak midibüsü görünce şoke oldum. Sarı renkli eski bir midibüstü. Bu nedenle midibüse içime sinerek binmedim ama yine de olacak varmış, arkadaşlarım olduğu için bindim." dedi.
Seyahat sürecinde şoförlerin hız sınırını aştığını görmediğini belirten Çiçek, Aydın'ın Çine ilçesinde kahvaltı için mola verdiklerinde duyduklarının, kazadan sonra anlam kazandığını ileri sürdü.
Kahvaltı sırasında bir ara organizasyonu yapan Nazlı Ceylan'la görüştüklerine değinen Çiçek, "Başka bir minibüsteydi kendisi. 'Şimdi sizin minibüse geliyorum' diyerek yanımızdan ayrıldı." dedi.
Bu sırada moladaki şoförlerin kendi aralarındaki konuşmalarına şahit olduğunu vurgulayan Çiçek, şöyle devam etti:
"Nazlı Ceylan'ın eşi ve bir şoför daha vardı. Ben her şeyi kaza olduktan sonra anlıyorum artık. Bunlar arabanın demek ki freninde bir hata hissetmişler gelirken. 'Yolcuları Marmaris'te otele bıraktıktan sonra araca bir bakım yaptıralım' dediler. Biz, Çine'de bir süre kaldık. Turu düzenleyen Nazlı Ceylan 'Daha ne kadar oturacağız' diye sordu. Şoförler de 15-20 dakika daha oturacağız. Diğer minibüsü bekliyoruz o arkada kaldı' dedi."
Çiçek, bu arada şoförlerin ne yaptıklarını bilmediğini, Ceylan'ın da araca binmesiyle yolculuğa devam ettiklerini aktardı.
Çiçek, Sakargeçidi'nde virajlara ilk başladıkları yerde 50- 60 kilometre hızla gittiklerini, ilk virajı geçtikten sonra inişte midibüsün yalpalamaya başladığını belirtti.
"Son çığlığımız 'devriliyoruz' oldu"
Ön koltukta oturan kızların "Biz korkuyoruz" diye bağırmaya başladığını anlatan Çiçek, şöyle devam etti:
"Ben onlara 'Sakin olun' dedim. Nazlı Ceylan kızımız da 'Sakin olun ablalar' diye telkin ediyordu. 'Sakin olun ablalar' sözünü ya Nazlı Ceylan ya şoför olan kişi söyledi. Ben kelimeişehadet getirmeye başladım. 'Sakin olun' diyorlardı ama artık curcuna koptu. Biz 600 metre gibi zikzak yapmaya başladık. Ben tabii hiç gözümü kapatmadım. Yani ben artık 'Gidiyoruz' dedim. Zikzak yaparken şoför bir iki defa frene bastı. Orada fren olayı bitti. Fren bittikten sonra başladı direksiyonu kullanmaya. Bu arada önümüzdeki bir minibüsü geçti sanırım. Beyaz bir arabanın olduğu tarafa devrildik. Hep birlikte son çığlığımız 'Devriliyoruz' oldu ve sonra devrildik. Ama ben hiç gözlerimi kapamadım. Her şeyi görüyorum. Koltuklara çok sıkı kapattım kendimi."
Çiçek, midibüsün çok büyük bir gürültüyle devrildiğini ve kendisinin de içeride kaldığını kaydederek, "Minibüsün hiç dışına çıkmadım. Minibüsün üstü falan yoktu zaten. Yanımdaki arkadaşım sıkışmıştı, can çekişiyordu, kafası falan çok kötüydü. Öldüğünü oğlumdan öğrendim. Devrildikten sonra bulunduğum yerden kendimi kurtarmaya çalıştım ancak bir ayağım sıkıştığı için çıkamadım. Birilerinin yardımıyla bulunduğum yerden çıktım ama yürüyemedim." dedi.