ANKARA
Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin yargılanması, Ankara'da protesto edildi.
Mısır Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen ve sivil toplum örgütlerinin destek verdiği protesto gösterisine vatandaşlar da pankartlarla eşlik etti.
Özgür-Der adına basın açıklamasını okuyan İrfan Öndaş, ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı Mursi'nin Filistin intifadasını desteklemek, Hamas'a yardım etmek, mazlumların ve mahrumların haklarını vermek ve emperyalist güçlerle işbirliğini reddetmekle suçlandığını söyleyerek, "Mursiyi yargılayacak olan bu mahkeme geçersizdir. Bu mahkemeyi aynı diktatörlüğü tanımadığımız gibi tanımıyoruz" dedi.
Mursi'nin, Mısır'da islami hareketi temsil ettiğini ve onu yargılayanların 60 yıldır Mısır'ı darbeyle baskıyla tahakküm altında tutanların varisi olduklarını ifade eden Öndaş, "Muhammed Mursi esir alınmış olsa da teslim olmayı redderek, tüm dünyaya, bizlere, gelecek nesillere bir Müslümanın baskı ve ve zor karşısında duruşunun nasıl olması gerektiğini göstermektedir" diye konuştu.
Mısırlı Müslümanların mücadelesiyle dayanışma içinde olduklarını ve zalimlere karşı bugüne kadar ortaya koydukları direnişle iftihar ettiklerini de belirten Öndaş, "Mursi'nin işlediği bu suçlardan onur duyuyoruz. Mursi'nin işlediği bu suçlara ortak oluyoruz" ifadesini kullandı.
Öndaş, açıklamayı, "Mursiyi yargılayacak olan bu mahkeme geçersizdir. Bu mahkemeyi aynı diktatörlüğü tanımadığımız gibi tanımıyoruz. Rabbimizden Mısır'da ve diğer ümmet coğrafyasına da zulme ve diktatörlere karşı direnen kardeşlerimize sabır ve güç vermesini, ayaklarını sabit kılmasını diliyoruz" sözleriyle tamamladı.
Gösteriye, İHH da destek verdi. İHH Ankara Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Sinan, Mursi'nin yargılanmasının illegal olduğunu belirterek, Mursi'nin iktidarı yeniden devralana kadar çişitli etkinliklerle konunun üzerinde duracaklarını bildirdi.
Adeviye, Nahda meydanlarının ardından El Ezher Üniversitesi'nde de eylemlerin sürdüğünü anımsatan Sinan, "Mısır halkı, dik duruşundan ödün vermediğini bütün dünyaya ilan etti. Biz de Türkiye'de dik duruşumuzu devam ettireceğiz" dedi.
"Rabia generation"
İstanbul'da da Rabia Platformu öncülüğünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşlarının üyeleri, Bebek'teki Mısır İstanbul Başkonsolosluğu'nun önünde toplandı.
"Rabia generation" yazılı pankart ile "Suriye'de Mısır'da direnişe bin selam", "Darbeciler yenilecek, İslami hareket kazanacak", "Darbeci firavunlar, döktükleri kanda boğulacak" dövizleri açan gruptakiler, Muhammed Mursi lehine slogan attı.
Grup adına basın açıklaması yapan Müslüman Kardeşler Yönetim Kurulu Üyesi Eşref Abdulgaffar, Mısır'ın resmi Cumhurbaşkanının yargılandığını dile getirerek, "6 bin kişinin katili yargılanmazken, devletin resmi Cumhurbaşkanı yargılanıyor" dedi.
Dünyanın gerçek yüzünün ortaya çıktığını ifade eden Abdulgaffar, bugünün dünyada adaletin düştüğü gün olduğunu söyledi.
Darbeci yönetimin Mursi'yi suçlu gibi mahkemeye çıkarmak istediğini belirten Abdulgaffar, şöyle konuştu:
"Ancak Mursi, kendi şahsiyetini gösterdi. 'Ben bu ülkenin Cumhurbaşkanıyım ve sizi de bir gün yargılayacağım' mesajı verdi. Biz Mısırlılar olarak, bu adaletsizliği tüm dünyaya duyurana kadar, bu direnişe devam edeceğiz. Dün ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Sisi'ye talimat vermek için geldi. Talimat verdi Sisi'sine. Ama bizim halkımız, birileri tarafından yönetilmek istemez. Biz kendi kendimizi yönetiriz. Bu halk, kendi sivil demokrasisiyle, anayasasıyla ve kendi seçtiği adamlarla yönetilecektir. Bugün aslında dünyadaki adalet yargılandı. Bütün dünyadaki yalan demokrasi yargılandı. Ve halklar, gerçek demokrasiyi yeniden getirecek. Bu nedenle biz kendi yolumuza devam ediyoruz. Gece gündüz bu direnişten vazgeçmiyoruz. Demokrasinin ve adaletin yeniden dönmesi için, sonuna kadar direneceğiz. Biz Türkiye'nin ve tüm İslam dünyasının yardımıyla, bu direnişe devam edeceğiz. Çünkü bu dava hepimizin."
Dilipak: "İnsanların vicdanlarıyla dalga geçildi"
Rabia Platformu Sözcüsü gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak da Mısır'da sadece "komik bir darbenin" görünmediğini belirterek, insanların vicdanlarıyla ve adalet duygularıyla da dalga geçildiğini ifade etti.
"Kurtlar sofrasında kuzular yargılanıyor" diyen Dilipak, şöyle devam etti:
"Bunu kabul etmemizin imkanı yok. Platform olarak, yetkili mercilere en azından bunun yanlış bir yargılama olduğu konusunda uyarılarda bulunduk. Eş zamanlı olarak, Türkiye'de Vicdan Mahkemesi, Sisi'yi yargılayacak. Mursi'yi kutluyoruz. Mursi başı dik durdu. Dik başlı değil ama başı dikti. Orada yargılanması gerekenler, Mursi'yi yargılayanlardır. Bugün yapılan yargılama, hukuk için bir yüz karasıdır. İnsan vicdanının kabul etmesi mümkün değildir. Bugün bu yargılamayı tanımadığımızı, Mursi'nin arkasında olduğumuzu ve onu yargılayanların bir gün Türkiye'de 'Ergenekon' davası gibi, Balyoz Davası gibi... Menderes'in nasıl yargılandığını biliyoruz. Bugünkü yargılama, ondan daha hafif bir yargılama değil. Aynı şeyi yapıyorlar."
Dilipak, insanların sadece darbecileri değil, onlara destek veren işbirlikçileri de lanetleyeceğini anlatarak, işbirlikçilerin de aynı suça ortak olduğunu kaydetti.
"O oyunu, Türkiye'de gördü"
Hukukçular Derneği Genel Başkanı Cavit Tatlı ise dernek olarak, ramazan ayında 53 kişi katledildiği zaman Mısır'a gittiklerini belirterek, tüm direniş alanlarını gezdiklerini ve oradaki insanların omuzlarındaki yükü yakından gördüklerini söyledi.
Ezilen halk için mücadele verildiğini dile getiren Tatlı, şunları kaydetti:
"Orada oynanmak istenen oyunu, burada 1960'da gördük, 1980'de de gördük, 28 Şubat'ta da gördük. Benzerini uyguluyorlar. Buna da kılıf uyduruyorlar. Bunu da yargılamayla başlattılar. Adı yargılama olan, ancak yargılamanın hiçbir unsurunu taşımayan, hiçbir hukukiliği olmayan sadece ve sadece gasp edilen ve öldürülen insanların kanı üzerinden kendi geleceklerini inşa etmek için oynadıkları oyundur. Biz de bugün İstanbul'da Vicdan Mahkemesi kurduk. Savcılara dilekçeler verildi. Bizler oradaki zulmü yapan, 25 yaşındaki Sami'yi öldüren, Esma'yı öldüren ve binlerce kişiyi öldürenleri, insanların vicdanında yargılamak için bu yargılamayı başlattık."
Kurdukları mahkemenin belki bir hükmünün olmayacağını söyleyen Tatlı, ancak darbecilerin insanların vicdanlarında yargılanmasının çok önemli olacağına dikkati çekti.
Diyarbakır'da protesto
Özgür-Der Diyarbakır Şubesi üyeleri Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin yargılanmasını protesto etmek amacıyla Yenişehir ilçesindeki AZC Plaza önünde basın açıklaması yaptı.
Işık, burada yaptığı konuşmada, Mısır'daki cuntanın İhvan'ı yasaklayıp bütün liderlerini ve binlerce üyesini cezaevine doldurarak direnişi kıracaklarını ve İhvan'ı yok edeceklerini düşündüklerini söyledi.
Cuntanın Muhammed Mursi'yi niçin yargıladıklarını kimseye anlatamadıklarını belirten Işık, şunları söyledi:
"Mısır halkının meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye karşı gerçekleştirilen bu haksız, hukuksuz ve alçakça saldırıları kınıyor ve lanetliyoruz. Muhammed Mursi'nin bugün duruşmada savunma yapmayıp insaf sahibi herkesin vicdanında ve dünyanın huzurunda zalimleri yargılayacağına inanıyoruz. Mısırlı Müslüman kardeşlerimizin mücadelesi ile dayanışma içerisinde olduğumuzu, Rabbimizden kardeşlerimize sabır ve güç vermesini, ayaklarının sabit kalmasını diliyoruz."
Yapılan açıklamanın ardından grup dağıldı.
Adana'da protesto
Ümmet ve Kardeşlik Platformu üyeleri, Mısır'ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin yargılanmasını protesto etti.
Mursi'nin yargılanmasına tepki amacıyla 5 Ocak Meydanı'nda toplanan platform üyeleri bir süre slogan attı. Okunan Kur'an-ı Kerim'in ardından platform adına açıklama yapan Serdar Gürbey, cuntacıların Mursi'nin şahsında İslami hareketi tasfiye etmeye etmeye çalıştıklarını söyledi.
Bu tür senaryolarla İslami hareketin bitirilemeyeceğini darbecilerin öğreneceklerini belirten Gürbey, Mursi'nin İslami hareketi temsil ettiğini, yargılayanların ise 60 yıldır Mısır'ı darbeyle, baskıyla, işbirlikçilikle tahakküm altında tutan despotların varisleri olduğunu ifade etti.
Gürbey, Mursi'nin, esir alınmış olsa da teslim olmayı reddederek tüm dünyaya ve gelecek nesillere bir Müslüman'ın baskı ve zor karşısında izzetli duruşunun ne olduğunu gösterdiğini vurgulayarak ''Mısırlı Müslüman kardeşlerimizle dayanışma içerisinde olduğumuzu, zalimlere karşı bugüne kadar ortaya koydukları direnişle iftihar ettiğimizi duyuruyor, Rabbimizden kardeşlerimize sabır ve güç vermesini, ayaklarını sabit kılmasını diliyoruz'' dedi.
Mursi'nin değil, insanlığın yargılandığını belirten Gürbey, açıklamasını şöyle sürdürdü:
''Mısır tarihinde ilk kez geçerli bir seçimle başa gelmiş olan Mursi'yi eşkıya usulüyle kaçıranların bugün yargıç pozisyonuna geçip adalet sağlayıcılığına soyunmaları anlamsızdır. Mursi, halen resmi Cumhurbaşkanıdır. Mursi'nin dik duruşu, Şeyh Ahmet Yasin'in siyonist devlet karşısındaki tavrına benzemektedir. Cuntanın mahkemeleri geçersizdir. Halk ayaklanmaları ile diktatörler devrilip yerine İhvan kökenli yönetimler iktidara gelince, siyonist İsrail ve onun destekçisi emperyal güçler, bunu kendi kirli menfaatleri için bir tehdit olarak görmeye başladılar. Bu nedenle her türlü oyuna başvurdular. Bir oyun tutmayınca bir başkasına yöneldiler. Bunlar da olmayınca bu sefer içerideki laik, seküler, milliyetçi, ulusalcı, liberal, sol ve eski rejim kalıntılarını, medyayı, orduyu, ülkeyi sömüren sermaye çevrelerini ve yargıyı devreye soktular. Bu oyun Gezi Parkı ve Taksim dolayısıyla Türkiye'de, Tahrir Meydanı ile Mısır'da, şimdilerde ise Tunus'da denenmeye çalışılmaktadır.''
Gürbey, Mursi'nin darbeye karşı dik durduğunu, darbeci generaller ve destekçisi bölgesel ve küresel bütün güçlere tavır takındığını, idama götürülme ihtimali bile varken darbeyi reddettiğini kaydetti.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
