İSTANBUL
''Ergenekon davası ve soruşturmasını etkilemeye teşebbüs'' davasında yargılanan eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay, ''Benim iktidar gücüm mü var, erk ve yetki kullanan bir kişi miyim ki hakim ve savcıyı etkileyeyim?'' dedi.
İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunmasını yapan Oktay, ''Ergenekon'' davasının tutuksuz sanıklarından Gürbüz Çapan'ı eskiden beri tanıdığını, aynı parti içinde uzun yıllar siyaset yaptıklarını, ancak dava kapsamında tutuklanmasından sonra görüşmediklerini söyledi.
Çapan ile ilgili, ''Ergenekon'' davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün'ü etkilemeye çalıştığı iddiasının bir telefon konuşmasına dayandırıldığını ifade eden Oktay, ''Böyle bir ithamda bulunabilmek için önce mahkeme başkanının dinlenilmesi, ayrıca olayın bire bir tanığı olan Mehmet Emin Sungur'un dinlenilmesi gerekmektedir. Maalesef ısrarlı talebimize rağmen, davanın bu safahatına kadar tanıklar dinlenilmemiştir'' diye konuştu.
Oktay, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Mehmet Haberal'ın tutukluluğunun devamına oy veren 8 hakiminin 1500 lira tazminata mahkum ettiğini hatırlatarak, bu karara imza atan 5 kişi hakkında ''Ergenekon terör örgütünün'' yargı ayağını oluşturdukları savıyla herhangi bir işlem yapılmadığını söyledi.
Şeyfi Oktay, ''Madem ki ben ve iddianamede adı geçen diğerleri, 'Ergenekon terör örgütünün' yargı ayağını oluşturuyoruz. Neden 4. hukuk dairesinin bu başkan ve üyelerini bizimle irtibatlandırarak çete sınıfına sokmadınız'' diye sordu.
Kendisine yönelik aramalardan yaklaşık sekiz buçuk ay sonra, bir kuşku üzerine, Angora evlerindeki evinde yaptırdığı aramada, kitaplarının bulunduğu salondaki sabit bilgisayarın kasası içerisine yerleştirilmiş bir ''dinleme böceği'' bulunduğunu aktaran Oktay, evin salonundaki pencerenin kornişi üzerinde de bir başka böceğin bulunduğunu söyledi.
Oktay, gözaltına alınırken yaşadıklarından da bahsederek, ''Ülkemizin çağdaş, demokratik bir sisteme taşınmasına tüm yaşamını harcamış 75 yaşında eski bir adalet bakanının ensesine yüklenerek, boğazını sıkarak arabaya bindirilmesi, insanlığın hangi değerlerine, hukukun hangi ilkelerine sığdırılmaktadır?'' dedi.
Oktay'ın bu sözlerini sesini yükselterek ifade etmesi üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Kazım Kahyaoğlu, salonun küçük olduğunu belirterek, bağırarak konuşmamasını istedi.
Mahkeme başkanlarını etkileme suçunu işlediği iddiasına değinen Oktay, ''Benim iktidar gücüm mü var, erk ve yetki kullanan bir kişi miyim ki hakim ve savcıyı etkileyeyim?'' diyerek, 1999 yılının ikinci ayından itibaren aktif siyasetten çekildiğini, kısa bir süre İsmail Cem ile hareket ettiğini, 2010 yılına kadar hiçbir partiye bağlı olmadan yaşamını sürdürdüğünü kaydetti.
Oktay, Köksal Şengün ile Ankara'da buluşmasından önce iki defa yemekte görüştüğünü dile getirerek, Şengün ile Ankara'ya HSYK üyeleriyle görüşmeye geldikten sonra görüşmediğini anlattı.
Bu görüşme sırasında Mehmet Emin Sungur'un da yanında olduğunu ifade eden Oktay, Sungur ile Şengün'ün dinlenilmediğini kaydetti.
Oktay, yargıyı etkileme konusunda olaylara doğrudan tanık olan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin o günkü başkanı (Zafer Başkurt) ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nin o günkü başkanı (Erkan Canak) ile o zamanki HSYK Başkan Vekili Kadir Özbek ve Gürbüz Çapan'ın dinlenilmesini talep etti.