
Van'ın Erciş ilçesindeki depremde ağır hasar gören ve tehlike oluşturan 19 binanın, iş makineleriyle yıkımına başlandı.***
ERCİŞ - Zafer Akpınar
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından ihaleyi alan iki müteahhit firma, ilçe merkezinde belirlenen binaların yıkımını yapıyor.
Vatandaşların meraklı ve bir o kadar da acılı bakışları arasında yıkılan binaların içinden çıkan bazı eşyalar bina sakinlerini üzüyor. Özellikle yakınlarını kaybedenler, fotoğraf ya da özel eşyalara ulaştıklarında gözyaşlarını tutamıyor.
Erciş Kaymakamı Ramazan Fani, 23 Ekimde meydana gelen depremde, 191 binanın yıkıldığını, 5 bin hanenin ağır ve 6 bin hanenin hasarlı, ancak oturulabilir olduğunu söyledi.
Hukuki işlemlerin tamamlanmasının ardından ağır hasarlı binaların yıkımına başladıklarını ifade eden Fani, ''Özel iki firmadan hizmet satın alındı. Öncelikle toplum açısından tehlike oluşturan 19 binanın yıkılmasına başlandı'' dedi.
Enkazlardan demir topluyorlar
Erciş'te sabah erken saatlerinde başlayan yıkımlar sırasında bina sakinleri, kullanılabilecek eşyalarını kurtarmanın, genç ve çocuklar ise gelir kapısı demirleri toplamanın telaşını yaşıyor. Çocuklar, kilosunu 25 kuruşa sattıkları demirleri toplamak için zaman zaman tehlikeler atlatıyor.
Daha önce 50 kuruş olan fiyatın toplayan sayısının artmasıyla 25 kuruşa gerilediğini belirten gençler, enkazın döküleceği alanda da demir toplamaya devam edeceklerini söyledi.
Deprem arkadaşlığı
Erciş'te çadır kentte kalanların günün hemen hemen her saati koşuşturmayla geçiyor.
Türk Kızılayı tarafından kurulan Yenişehir Çadır Kenti'nde sadece evleri yıkılan ya da hasar görenler değil, polisler, Kızılay görevlileri, sağlık personelleri, basın mensupları, temizlik işçileri ve itfaiye erleri de aynı çorbaya, pilava kaşık sallıyor.
Polisler çadır kentin güvenliğini, sağlık personelleri depremzedelerin sağlıklı yaşam sürmelerini sağlamaya çalışırken, Türk Kızılayı ekipleri ailelerin ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun çaba harcıyor.
Birlikte yapılan çalışmalar, aynı çadırda yenilen yemekler, soğuktan korunmak için katalitik başında ısınırken içilen çaylar derken çadır kente ülkenin dört bir yanından gelenler arasında adeta bir ''deprem'' arkadaşlığı oluşuyor.