ANKARA
Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katıldı.
Dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı duruşmada hazır bulunmadı.
Sanık Emekli Tümgeneral Kenan Deniz'in avukatı, müvekkilinin tutuksuz yargılanması talebiyle mahkemeye dilekçe sundu.
Duruşmanın başladığı sırada, Meral Erdoğan isimli bir izleyicinin, fotoğraf çektiği görüldü. Heyetin bulunduğu bölüme çağrılan Erdoğan'a, Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal, "Neden fotoğraf çektiğini" sordu.
Erdoğan da "Fotoğraf çekmenin yasak olduğunu bilmiyordum. Mahkeme salonundaki 'Adalet Mülkün Temelidir' yazan kürsüyü çekmek istedim. Ancak uyarılınca çekmekten vazgeçtim" dedi.
Köksal'ın "Makinanın flaşı patlamış" demesi üzerine, Erdoğan "kendiliğinden patlamış olabilir" cevabını verdi.
Meral Erdoğan'ın salonda fotoğraf çekme teşebbüsüyle ilgili Cumhuriyet savcılığına yazı yazılmasına karar veren mahkeme, Erdoğan'ın telefonunun da incelenmek üzere savcılığa teslim edilmesini ve duruşma salonundan çıkarılmasını kararlaştırdı.
"Kaş, göz işareti yapmadım"
Müşteki vekili avukat Hüsnü Turan, duruşma salonunda bulunan emekli Orgeneral Erdal Ceylanoğlu'nun kendisine bakarak birşeyler not ettiğini, kaş, göz işaretleri yaptığını iddia ederek, "Bunu tehdit olarak algıladım. Notlarının kontrol edilerek, gereği yapılsın" dedi.
Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal'ın bunun üzerine Ceylanoğlu'na, "Not alıyor muydunuz?" diye sordu. Ceylanoğlu da "Ben o şahısla ilgili bir not tutmadım. Ama tuttuğum bir not var. Duruşmanın seyri ve mahkemenin seyriyle ilgili tuttuğum notlar var, bunları mahkemeye verebilirim" dedi.
"Avukata kaş, göz işareti yaptınız mı?" sorusuna ise Ceylanoğlu, "Hayır" cevabını verdi.
Ceylanoğlu'ndan not tuttuğu kağıtları alan Köksal, bunu sesli bir şekilde okudu. Kağıtlarda, Avukat Hüsnü Turan ile ilgili herhangi bir yazının bulunmadığı belirlendi.
Mahkeme, fotokopisi alındıktan sonra Ceylanoğlu'nun notlarının, kendisine teslimine karar verdi. Bu sırada söz alan Ceylanoğlu, "Aslını alın" dedi.
Sanıklarından, dönemin Kara Kuvvetleri Harekat Başkanı Şükrü Sarıışık, savunmasında Batı Çalışma Grubuna (BÇG) ilişkin çalışmaların öncesinde ve sonrasında hiçbir faaliyet içinde yer almadığını söyledi.
Sadece kendisinin değil, emrindeki hiçbir personelin de BÇG'de yer almadığını kaydeden Sarıışık, "BÇG'ye ilişkin çalışmaların ne öncesinde ne içinde ne sonrasında bir faaliyet içinde yer aldım" dedi.
Sarıışık, "İrtica Konusunda Alınacak Tedbirler" konulu belgenin sahte olduğunu ileri sürdü.
Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığına ait "İKK Raporları Konulu" belgenin de mevcut yönerge ve direktiflere göre kendisiyle hiçbir bağının olmadığını savunan Sarıışık, "İstihbarat Başkanlığınca hazırlanan ve işleme tabi tutulan söz konusu belgenin benimle ilgili olarak iddianamede yer almasına herhangi bir anlam veremedim" diye konuştu.
Tahliyelerine karar verilen birçok sanıkla arasında fark bulunmadığını öne süren Sarıışık, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi.
Sarıışık'ın çapraz sorgusuyla devam edilecek duruşmaya saat 10.00'a kadar ara verildi.