
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.***
TBMM
Konuşmasına, tüm yurttaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başlayan Kılıçdaroğlu, Cumhuriyetin kimsesizlerin kimsesi ve Büyük Atatürk'ün en büyük eseri olduğunu söyledi.
Cumhuriyetin tasada ve kıvançta beraber olmak anlamına geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, bu yıl bazı kutlamaların iptal edilmesini de eleştirdi.
Kılıçdaroğlu, ''Cumhuriyet eğer gerçekten de kimsesizlerin kimsesiyse, hem acı günümüzde hem sevinçli günümüzde Cumhuriyeti unutmamamız gerekiyor. Biz 'resepsiyonları niye iptal ettiniz' diye eleştirmedik'' dedi.
Kılıçdaroğlu, kürsüden, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünce ilçe milli eğitim müdürlüklerine gönderilen ilgili yazıyı okuyarak, yazıda ''Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılacak törenlerin Başbakanlık genelgesiyle iptal edildiğinin'' belirtildiğini aktardı.
''Çocuklar neyi kutlayacak? Cumhuriyeti kutlayacak. Siz bunu yasaklıyorsunuz. Biz bunu eleştiriyoruz. Siz neyi yasaklığınızı farkında mısınız acaba? Biz bunu eleştiriyoruz'' diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bunu yasakladılar ondan sonra koşa koşa düğünlere gittiler. Bunların anlayışı bu. Milleti kandıracaklarını sanıyorlar. Senin maskeni indireceğim. Cumhuriyeti yasakladın, koşa koşa düğüne gittin. Adama sormazlar mı bu iki yüzlülük, bu riya nedir? Yasakladıysan evinde otur o zaman, düğünde dernekte senin ne işin var? Vatandaşa gelince yasak, düğüne derneğe gelince koşa koşa gidersin. Sonra bunların Cumhuriyet anlayışları bu. Bunu şiddetle reddediyoruz.
Diyor ki 'Biz bu kararı Genelkurmay Başkanımızla beraber aldık. Genelkurmay Başkanı senin onay makamın mı? Sen niye Genelkurmay Başkanı'nın arkasına saklanıyorsun. Sen Başbakan değil misin? Yasak kararını bile birilerinin arkasına saklanarak bize anlatmaya çalışıyor. Her şeye karşın bu ülke birliğini koruyor. Bütün yasaklara karşın yine bu ülkede Cumhuriyet kutlandı, törenler yapıldı insanlar ellerine aldıkları bayraklarla sokaklarda gezdiler. Ve biz onların bu sevinçlerini, neşelerini, hüzünlerini paylaştık. Sonuçta tasada ve kıvançta beraber olan güzel bir ülkeyi yaşatmak için çaba harcıyoruz.''
AK Parti iktidarının sorumluluğu hep başka yerlerde arayan bir anlayışa sahip olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, ''Böyle rezalet olmaz. Sıfır terörle devralacaksın, ülkeyi terör batağına sokacaksın, sonra çıkacaksın başkalarını suçlayacaksın. 24 şehidimizin olduğu günün sabahı da Başbakan'ın yaptığı ilk iş televizyonlarda muhalefeti suçlamak oldu. Böyle bir anlayışta olan siyasal iktidar bu kadar derin bir sorunu çözemez. Çözemediği için de Türkiye bu noktaya geldi. Bu iktidar değil 10 yıl, 50 yıl da kalsa bu sorunu çözemez. Çözme iradesi, gücü, becerisi yok. İktidar bunu çözemiyor. Bizim çözüm yollarımız var. Nasıl çözeceğimizi de söylüyoruz. AKP bizim çözümlerimizi beğenmeyebilir, yetersiz bulabilir. O zaman kendisine çağrıda bulunuyorum: 'Senin çözüm önerin ne arkadaş? Getir biz sana destek vereceğiz.' Eminim getiremeyecek'' görüşünü dile getirdi.