
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun kendisine gönderdiği mektupla ilgili, "Bana gönderdiğini iddia ettiği bir defter değil, bir kağıt parçası" dedi.***
TBMM
|
|
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine bir mektup gönderdiğini, bunu da basına verdiğini anlattı.
Erdoğan, ''Sayın Başbakan diye başlayan, saygılarımla diye biten bir mektup... Ancak, bu iki ifadenin arasında mektubun kalan bölümü, bir Anamuhalefet Genel Başkanı'na yakışmayacak, edep ve adap sınırlarını zorlayan bir üslupla kaleme alınmış. Konu ne? Kayseri ile ilgili iddialar. Neymiş, oraya niye bir müfettiş göndermemişim, orayla ilgili niye inceleme başlatmamışım? Aynı şekilde yine Elazığ ile ilgili iddialar... Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış. CHP Genel Başkanı malzemesiz kaldıkça Kayseri, Elazığ iddialarına sarılıyor, oralardan bir çıkış yapmanın gayreti içine giriyor '' dedi.
Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Karşılıksız çekleriyle maruf... Böyle biliniyor. Güya kendi partisi içindeki yolsuzlukları, usulsüzlükleri örtme gayretine giriyor. Onuyla ilgili her şey zaten yargıda. Bana gönderdiğini iddia ettiği bir defter değil, bir kağıt parçası. O kağıt parçası da zaten fazlasıyla başka bir çok bilgi ve belgeyle güya yargıya taşınıvermiş durumda. Şüphelinin Emniyet'teki ifadesi saklandı dediler yalan çıktı. Avukatın otel parasını belediye ödüyor dediler yalan çıktı. İki katlı binaya 9 katlı dediler yalan çıktı. Hasılı ne kadar iddia ortaya attılarsa, hepsi yalan ve iftira çıktı. Sayın Kılıçdaroğlu; bak ben buradan açık açık söylüyorum, sen bu Kayseri meselesinde çok kötü çaktın. Sen Kayseri'yi artık yargıya bırak da 'yamyamları doyuramıyoruz' diyen kendi belediye başkanının ifadelerine bak. Böyle bir genel başkanın CHP'ye yakışıp yakışmadığı CHP'nin bileceği bir iştir ama böyle bir anamuhalefet partisinin Türkiye'nin geldiği noktanın çok gerisinde kaldığı aşikardır. Zorla güzellik olmuyor. Başkan demekle başkan olmuyor. Kongreden çıkmakla da lider olunmuyor.''
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na ''biraz daha teferruatlı bir mektupla cevabını vereceğini'' belirterek, bunun da bugün yarın kendisine ulaşacağını kaydetti.
Eskiye dönüş kesinlikle olmayacak
''Benim Kürt kökenli kardeşim artık açık yüreklilikle, cesaretle, korkmadan, çekinmeden bu canilere 'yeter artık' diyor. 'Benim adıma öldürme' diyor. 'Elinin kanını bana bulaştırma' diyor. Allah'ın izniyle milletimizin sabır ve dirayetiyle bu kanlı örgütün de ve onun uzantılarının da maskesi artık tek tek düşüyor'' dedi.
Erdoğan, teröre karşı çok yoğun bir mücadele verdiklerini, çok kararlı şekilde terörün üzerine gittiklerini belirterek, terörle mücadele adına ne varsa onu yaptıklarını, atılacak ne kadar adım varsa attıklarını söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Şundan herkes emin olsun; güvenlik özgürlük dengesinden asla taviz vermeyeceğiz. Eskiye dönüş kesinlikle söz konusu olmayacak. 90'lı yıllara dönme kaygısının yersiz olduğunu bugün herkes görüyor. Verilen mücadelenin sadece terör örgütünü hedef aldığını, günlük yaşamı etkileyecek hiçbir olumsuzluğa geçit verilmediğini bugün herkes daha iyi anlıyor. Hamdolsun demokrasiyi ve hukuku zaafa düşürmeden terörle etkin mücadele ortaya konuluyor. Kesinlikle terör örgütünün kurduğu tuzaklara da düşmüyoruz.
Deprem sonrasında kimi mecralarda ortaya konan ırkçı ve ayrımcı görüş ve imaları şiddetle reddediyor ve kınıyoruz. Nasıl ki terör örgütü ve uzantıları benim Kürt kökenli kardeşimin temsilcisi değilse, benim Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşım da topyekün terör sempatizanı olarak yaftalanamaz. Bunun halkın çok açık net gördüğünü, eğer Türkiye genelinde 80 vilayet Van'da toplanmışsa, bütün imkanlarını Van için, Van'daki kardeşleri için seferber etmişse, bu oyun ne denli bozuk olduğu ortaya konan bir oyundur.''
Sipariş üzerine geldiler
Terör örgütü bugün sadece insanımızın yaşamına kastetmediğini, aynı zamanda insani değerlere, demokrasiye, barış, istikrar ve kardeşliğe kastettiğini ifade eden Erdoğan, "Bu değerleri ağzından düşürmeyenlerin, çıkıp da terör örgütünün bu sabotajlarını, gözü dönmüşlüğünü, bu cinayetlerine ses çıkarması, tepki vermesi gerekmez mi? Ama bunlar, bunu yapamazlar, çünkü sipariş üzerine, emir komutayla geldiler" dedi.
Kim nasıl davranırsa davransın, Selahaddin Eyyubi'nin çocuklarının, Selahaddin'e yakışır şekilde artık katliamlara, hukuksuzluklara, cinayetlere, haksızlığa karşı kahramanca tavır aldığını belirten Erdoğan, "Kimlerin istismarcı olduğu, kimlerin milletin hissiyatını sömürdüğü, kan ve gözyaşından beslendiği, kimlerin de birlik, kardeşlik için mücadele ettiği; Van depreminde ortaya çıkmıştır" diye konuştu.
"Kimse, bu milletin içinden ötekiler çıkaramaz" diyen Erdoğan, on yıllardır bu milleti birbirinden ayırmak için yapılan her türlü nifak girişiminin, Van'da enkazın altında kaldığını söyledi.
Suriye'de iktidar güce dayalı
Başbakan Erdoğan, Suriye'de şu andaki karakteristik yapının, belki babadan devşirilen yapının, halkına zulmetmek suretiyle Hama'da, Humus'ta, Deyr Ez Zor'da çok açık net gösterildiğini ifade ederek, "Suriye halkı da şu anda o şanlı direnişinin neticesini alacaktır diye düşünüyorum. Gerçek manada demokrasi Suriye'de de kendini gösterecek, hak ve özgürlükler orada da er ya da geç Suriye halkının hakkı olarak kendisi tarafından elde edilecektir" dedi.
Suriye'de şu anda yüzlerce insanı katleden, öldüren, onları şehit eden bir iktidarın bulunduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu iktidar (Suriye) güce dayalı bir iktidardır. Artık bu iktidar halkın iradesine dayalı bir iktidar değildir. Bu iktidar elindeki silah gücü ile halkını susturma gayreti içerisinde olan bir iktidardır" diye konuştu.
Filistin'in UNESCO üyeliğine de değinin Erdoğan, "İnşallah bundan sonraki oylamalarda yine bu hoşgörüyle, bu kabulle gerçekleşir ve Filistin'i görmeyi arzu ettiğimiz yerlerde büyük bir güçle görürüz" dedi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.


