ANKARA
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, TRT'de katıldığı bir televizyon programında, Mısır'da ordunun yönetime el koymasını ve ardından yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
Mısır'ın, Mısır halkının, Arap dünyasının hatta Müslüman Kardeşler'in de büyük bir devinim içinde olduğuna dikkati çeken Bakan Davutoğlu, Müslüman Kardeşler'in ilk kez bu kadar uzun muhalefet dönemlerindan sonra iktidar olduğunu ve siyasi realiteyle karşılaştığını söyledi.
Davutoğlu, bütün 100 yıllık serüvenini muhalefet olarak geçiren bir hareketin halk desteğiyle iktidar olma şansı bulduğunu ancak onlara sadece 1 yıl tanındığını belirtti.
Türkiye'de de benzer meydan okumalara maruz kalındığını ifade eden Davutoğlu, karşılaştırmayı şu sözlerle yaptı:
"Biz de benzer meydan okumalarla karşı karşıya kaldık on yıl içinde. Dikkat ediniz hem günlük ortaya çıkan dış politika, ekonomi, iç siyaset sorularına cevap bulmaya çalıştık hem de devletin bu demokratik zihniyetle yeniden inşası konsunda reformlar yapmaya çalıştık. Şimdi Müslüman Kardeşler'i bir dezavantajı Türkiye'dekinin aksine herhangi bir demokratik tecrübe imkanı bulamadıkları için bir anda kendilerini yeniden yapılandırmadan Mısır'ı yeniden yapılandırmak gibi büyük bir mesuliyetle karşı karşıya kaldı. Türkiye'de bu düşünsel ve siyasal anlamda 1946'dan beri hatta daha önce, İkinci Meşrutiyet'ten beri gelen siyasi değişimler ve dönüşümler Türkiye'de siyasi bir birikim oluşturmuştu."
28 Şubat'a çok benziyor
Davutoğlu, Mısır'daki darbe ile bu ülkede halktan en fazla oyu alan bir siyasi hareketin ve bir liderin gayri meşru ilan edilmek istendiğine işaret ederek, "Yani bir anda meşru siyasal alanın dışına itilmek istendi. Bizim 28 Şubat'a bu anlamda çok benziyor. Diğer yönüyle 27 Mayıs'a da benziyor, 12 Eylül'e de benziyor. Yani hepsinin karması bir durum ama 28 Şubat'a benzeme yönü şu; nihayet bugün itibari ile en çok oy alarak mecliste bulunan bir parti ve onun lideri gayrimeşru ilan edilip siyasal arenanın dışına itiliyor. Öyle bir algı doğdu" ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, "Mısır'da atılması gereken ilk adım Mursi'nin seçilmiş bir lider olarak ve Hürriyet ve Adalet Partisi'nin siyasal süreçlere dönmesinin temin edilmesidir." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin ilkesel tutumu
Davutoğlu, dün Singapur’da bir araya geldiği dışişleri bakanlarıyla görüşmesinde bazılarının sitemkar biçimde “Türkiye bir tarafı mı tutuyor?” diye sorduklarını, kendisinin de cevaben “Hayır seçilmiş kişi Baradei olsaydı Baradaei karşısında bu haksızlık yapılmış olsaydı biz ilkesel olarak yine aynı yerde dururduk” yanıtını verdiğini aktardı.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "Mısır'da müttefik kaybettik gibi bir kanaatte değilim. Köprünün altından daha çok sular geçer." dedi.